Gönlümüzdeki Güller!

Gönlümüzdeki Güller
Bir şarkıyı dinlerken, bir cümle asılı kaldı zihnimde.
Sadece birkaç kelime…
Bazen bir yüreğe dokunmak için uzun cümlelere ihtiyaç yoktur.
Şarkıda şöyle diyordu:
“Nere koyam gönlümdeki gülleri?"
Takıldım bu soruya:
Sahi biz nere koyalım gönlümüzdeki gülleri?
Her gülün bir hatırası varsa…
Kiminin dikeninde bir ayrılık, kiminin kokusunda bir çocukluk, kiminin yaprağında bir annenin duası, kiminin renginde hiç söyleyemediğimiz bir “kal” saklıysa…
Biz bu gülleri nereye koyalım?
Atmaya kıyamıyoruz.
Saklamaya da ömrümüz yetmiyor.
Bazı insanlar vardır; hayatımızdan gider ama gönlümüzden çıkmaz.
Kapıyı kapatırız.
Telefon numarasını sileriz.
Fotoğrafları kaldırırız.
Adını anmamaya çalışırız.
Ama insanın kalbi telefon rehberi değildir ki…
Bir tuşa basıp birini silelim.
Kalp başka türlü çalışır.
Orada bazı insanlar gitmez.
Sadece susar.
Ve biz yıllar sonra hiç beklemediğimiz bir şarkının içinde onların sesini duyarız.
Bir sokak kokusunda yüzlerini hatırlarız.
Bir cümlede yeniden göz göze geliriz.
Sonra anlarız ki insan bazen birini özlemiyordur aslında.
Kendinde bıraktığı hâlini özlüyordur.
O insanla güldüğü kendisini…
İnandığı kendisini…
Bir zamanlar geleceğe güzel baktığı hâlini…
Belki de en çok bunu kaybetmiştir.
Gönlümüzdeki güllerin bir kısmı sevdiğimiz insanlardan kalmadı mı zaten?
Birinden aldığımız bir bakış…
Birinin söylediği tek bir cümle…
Bir annenin saçımızı okşayışı…
Bir babanın sessizce arkamızda duruşu…
Bir dostun “Ben buradayım.” deyişi…
Ve bazı güller var ki hiç açamadan içimizde kaldı.
Söylenemeyen sevgiler…
Gidilemeyen yollar…
Edilemeyen vedalar…
Zamanında söylenmeyen özürler…
Geç kalınmış teşekkürler…
İnsan yaş aldıkça anlıyor:
Hayatın en ağır yükü yaşadıklarımız değilmiş.
Yaşayamadıklarımızmış.
Çünkü yaşanan biter.
Ama yaşanamayan, insanın içinde başka bir hayat kurar.
Bazen yıllarca orada oturur.
Sessizce büyür.
Ve biz ona “keşke” deriz.
Oysa bazı güllerin açması için zaman değil, cesaret gerekir.
Bazılarını sulamaya devam ederiz.
Bazılarını kurutup bir kitabın arasında saklarız.
Bazılarını da dikenleri elimizi kanatsa bile bırakmayız.
Çünkü insan her şeyi affedebilir belki.
Ama kendisine iyi gelen bir hatırayı kolay kolay terk edemez.
Yine de hayat bize bir şey öğretiyor:
Gönlümüzdeki her gülü ömür boyu taşımak zorunda değiliz.
Bazı gülleri sevmek, onları bırakmayı da bilmektir.
Çünkü bir gülün ömrü sonsuz değildir.
Bazı insanlar da öyle…
Bazı hikâyeler de.
Bazı aşklar da.
Onları sonsuza kadar yaşatmaya çalışmak, bazen hatıraya değil kendimize haksızlık etmektir.
Belki de mesele gönlümüzdeki gülleri nereye koyacağımız değildir.
Mesele, hangisini sulamaya devam edeceğimizi bilmek.
Çünkü gönül bir bahçedir.
Her geleni dikerseniz, bir süre sonra kendi çiçeklerinize yer kalmaz.
İşte insanın büyümesi biraz da budur.
Kendi bahçesinin kapısında durup sormayı öğrenmek:
“Bu çiçek gerçekten benim mi?”
“Bana hâlâ iyi geliyor mu?”
“Yoksa ben yalnızca bir zamanlar güzel koktuğu için mi onu saklıyorum?”
Ve belki bir gün…
Yıllardır içimizde taşıdığımız bir gülü avucumuzdan bırakırız.
Canımız yanar.
Bir süre elimiz boş kalır.
Ama sonra fark ederiz:
Boş kalan yere güneş vurmuştur.
Ve orada, hiç beklemediğimiz bir sabah,
yeni bir gül açmıştır.
İşte o zaman anlarız.
Gönlümüzdeki güllerin hepsini saklamak zorunda değiliz.
Bazılarını hatıra diye saklarız.
Bazılarını sevgi diye.
Bazılarını vefa diye.
Bazılarını da geçmişte bırakırız.
Çünkü insanın kalbi,
ölmüş çiçeklerin mezarlığı değil;
yeniden çiçek açmayı bilen bir bahçedir.
Sahi…
Biz nere koyalım gönlümüzdeki gülleri?
Belki de en güzeli,
hak edene gönlümüzde bir yer açıp, hak etmeyene dikenlerimizi emanet etmemek.
Ve kendimize de şunu söylemek:
“Gönlümde açan hiçbir gül boşuna değildi.
Kimi bana sevmenin ne olduğunu öğretti,
kimi gitmenin…
Kimi beklemenin,
kimi vazgeçmenin…
Ama hepsi beni,
bugün olduğum kadına getirdi.”
O yüzden artık güllerimden korkmuyorum.
Dikenlerinden de.
Çünkü biliyorum:
Bir gönülde gül yetişiyorsa, orada hâlâ umut vardır.
Ve ben…
Gönlümdeki gülleri artık kaybettiklerimin mezarına değil,
yarınlarımın bahçesine koyacağım.
Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin
Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.
Yorumlar
İlk yorumu siz yapın.





