İçeriğe atla
SON DAKİKA
🕒 14 Ağustos 14:35
NAMAZİmsak 03:51Güneş 05:36Öğle 12:42İkindi 16:31Akşam 19:37Yatsı 21:05
Sivas 26° Parçalı bulutlu💵 USD 47.81💶 EUR 55.14
Köşe Yazıları

Yavaşlığın Adası: Gökçeada’da Cittaslow’un İzinde

ÖzetÇanakkale’nin Gökçeada’sı, Cittaslow yaklaşımıyla yerel kültürü, doğayı ve geleneksel üretimi korurken ziyaretçilerine yavaş ve anlamlı bir yaşam deneyimi sunuyor.
Ayşegül KösedağKöşe Yazarı · · 2 dk okuma
Yavaşlığın Adası: Gökçeada’da Cittaslow’un İzinde
Gökçeada, yerel kültürü, doğayı ve geleneksel üretimi koruyan sakin yaşam anlayışıyla öne çıkıyor.

Yavaşlığın Adası: Gökçeada’da Cittaslow’un İzinde

Geçtiğimiz hafta Ege’nin kıyılarına doğru uzanan bir yolculukta, Çanakkale’nin rüzgârını arkamıza alıp Gökçeada’ya çıktık. Feribot ağır ağır kıyıdan ayrılırken, şehirlerin telaşı da sanki geride kaldı. Bir süre sonra telefonun ekranına değil, denizin ufkuna bakmaya başladığınızı fark ediyorsunuz. Gökçeada’nın insana yaptığı ilk iyilik bu: Size unuttuğunuz bir şeyi, yavaşlamayı hatırlatıyor.

İşte Cittaslow tam da burada anlam kazanıyor.

İtalyanca città yani şehir ve İngilizce slow yani yavaş kelimelerinden türeyen Cittaslow hareketi, yalnızca daha sakin yaşamak demek değil. Yerel kültürü, üretimi, doğayı, mimariyi ve gündelik hayatın kendine özgü ritmini koruma çabası. Hızın çağında, “Biz böyle yaşamak istiyoruz” diyebilmenin şehir ölçeğindeki karşılığı.

Adanın köylerinde zamanın başka türlü aktığını hissediyorsunuz. Taş evler, dar sokaklar, eski çeşmeler ve sessiz avlular…

Her biri geçmişten bugüne gönderilmiş küçük mektuplar gibi. Bugünün dünyasında bir şeyleri sürekli yenilemeye çalışırken, Gökçeada size bazen korumanın da bir yenilik biçimi olduğunu anlatıyor.

Gökçeada’da bir kahvenin önünden geçerken insanın gözü masalara takılıyor. Birkaç sandalye, yarım kalmış çaylar, ağır ağır ilerleyen sohbetler… Burada insanlar zamanı doldurmaya çalışmıyor; sanki zamanın kendisine eşlik ediyorlar. Konuşulanlar çoğu zaman hayatın en sade ayrıntıları: zeytinin bu yılki hali, rüzgârın yönü, eski bir komşunun hatırası, yarın yapılacak küçük bir iş… Fakat bu sıradan görünen konuşmaların içinde, şehirlerde giderek kaybettiğimiz bir şey saklı:

Birbirine gerçekten vakit ayırmak.

Cittaslow’un asıl meselesi de galiba burada başlıyor.

Çünkü yavaş şehir, yalnızca araçların daha az geçtiği, sokakların daha sessiz olduğu bir yer değildir. İnsanın kendi hayatının ritmini yeniden belirleyebildiği yerdir.

Gökçeada’nın rüzgârı da bu düşünceye eşlik ediyor. Bazen sert esiyor; yüzünüze çarpıyor, saçınızı dağıtıyor. Fakat insan o rüzgâra kızamıyor. Çünkü adada doğanın da söz hakkı olduğunu anlıyorsunuz. Burada doğa, insanın arka fonu değil; hikâyenin başkahramanlarından biri.

Yerel ürünlerin, geleneksel üretimin, ada mutfağının ve eski yaşam biçimlerinin korunması da bu yüzden önemli. Bir sofraya konan Gökçeada peyniri, ada zeytini, sıcak ekmek ya da bir parça Efibadem yalnızca karın doyurmuyor; o coğrafyanın hafızasını taşıyor. Toprağın, emeğin ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilginin tadını getiriyor.

Bugün dünyanın dört bir yanında kentler birbirine benziyor. Aynı mağazalar, aynı kahve zincirleri, aynı apartmanlar, aynı acele… Gökçeada ise insanın kulağına usulca şunu söylüyor:

“Herkese benzemek zorunda değilsin.”

Belki Cittaslow’un en kıymetli tarafı da bu. Yerelliği nostaljik bir vitrin olarak değil, yaşayan bir kültür olarak görmesi. Geçmişe dönmek değil; geçmişten geleceğe ne taşıyabileceğimizi düşünmek.

Gökçeada’dan ayrılırken feribot yeniden ağır ağır açıldı denize. Ada küçüldü, kıyılar uzaklaştı. Fakat insanın zihninde garip bir sakinlik kaldı.

Şehir hayatına döndüğümüzde trafik yine akacak, telefonlar yine çalacak, yetişilecek işler yine birikecek. Ama belki artık bir kahveyi acele etmeden içmek mümkün olacak. Bir sokakta durup gökyüzüne bakmak, bir yaşlıyı dinlemek, sofraya gelen zeytinin nereden geldiğini düşünmek…

Çünkü bazen bir yerden dönerken yanımızda hediyelik eşya değil, başka bir hayat ihtimali getiririz.

Gökçeada bana onu hatırlattı.

Cittaslow belki de dünyanın en büyük telaşına verilmiş en sade cevap:

“Daha hızlı değil. Daha anlamlı yaşayalım.”

Sponsorlu içerik
Google'da Gündem Sivastercih edilen kaynağınız yapın — haberlerimizi arama sonuçlarında öne çıkarın

Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin

Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.

Yorumlar

İlk yorumu siz yapın.

Bu Haber İlginizi Çekebilir

Yapay Zekâ Öğretmenin Yerini Alabilir mi?
Köşe Yazıları

Yapay Zekâ Öğretmenin Yerini Alabilir mi?

Yapay zekâ eğitimde önemli fırsatlar sunarken öğretmenin rehberlik, empati ve öğrencinin potansiyelini keşfetme rolü devam ediyor; ailelere de görev düşüyor.

Haberin Detayı →

Bunları da Okuyun

Kadın Olmak: Çağlar Değişti, Hikâye Değişmedi

Haberin Detayı →

HAYATIMIZDAKİ GÖRÜNMEZ CENAZELER

Haberin Detayı →

Çocuklarımızı Eğitiyoruz da Acaba Dinliyor muyuz?

Haberin Detayı →

Sivas gündemini kaçırmayın

Günün öne çıkan haberlerini e-postanıza alın. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Kaydolarak e-posta ile bilgilendirme almayı kabul etmiş olursunuz. Verileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz (KVKK).

İhbar Hattı