SON DAKİKA
🕒 14 Ağustos 11:16
NAMAZİmsak 03:51Güneş 05:36Öğle 12:42İkindi 16:31Akşam 19:37Yatsı 21:05
Sivas 22° Parçalı bulutlu💵 USD 47.81💶 EUR 55.14
Köşe Yazıları

Yapay Zekâ Öğretmenin Yerini Alabilir mi?

ÖzetYapay zekâ eğitimde önemli fırsatlar sunarken öğretmenin rehberlik, empati ve öğrencinin potansiyelini keşfetme rolü devam ediyor; ailelere de görev düşüyor.
Betül Mülayim TaşkıranKöşe Yazarı · · 2 dk okuma
Kırmızı zemin üzerinde üstte bir haber logosu, ortada büyük beyaz yazılar ve altta kalem çizimi bulunuyor.

Yapay Zekâ Öğretmenin Yerini Alabilir mi?

Eğitim dünyası çok hızlı değişiyor.

Daha birkaç yıl önce öğrencilerin bilgiye ulaşmak için saatlerce araştırma yapması gerekirken bugün birkaç saniye içerisinde sorularına cevap bulabildiği bir dönemdeyiz.

Yapay zekâ artık öğrencilerin hayatının bir parçası.

Ödevlerde kullanılıyor, konu anlatımı isteniyor, soru çözdürülüyor, yabancı dil çalışılıyor, fikir alınıyor.

Bu gelişmeler eğitim açısından büyük fırsatlar taşıyor.

Ancak beraberinde önemli bir soru da getiriyor:

“Yapay zekâ bu kadar gelişirken öğretmene hâlâ ihtiyaç var mı?”

Benim cevabım çok net:

Evet.

Hatta belki de öğretmene hiç olmadığı kadar ihtiyaç var.

Çünkü bilgiye ulaşmanın kolaylaşması, bilginin değerini ortadan kaldırmadı. Tam tersine, doğru bilgiyi yanlış bilgiden ayırabilme becerisini daha önemli hale getirdi.

Yapay zekâ bir soruya cevap verebilir.

Ama o cevabın öğrencinin hayatında nasıl bir anlam taşıdığını her zaman bilemez.

Bir öğrenci matematik sorusunu çözemediğinde ona farklı bir çözüm yolu gösterebilir.

Fakat öğrencinin neden sürekli hata yaptığını, neden özgüvenini kaybettiğini, neden derse karşı isteksiz olduğunu veya aslında hangi noktada desteğe ihtiyaç duyduğunu anlamak başka bir meseledir.

Öğretmen burada yalnızca bilgi aktaran kişi değildir.

Öğretmen bazen öğrencinin cesaretidir.

Bazen “Bir kez daha dene” diyen kişidir.

Bazen öğrencinin kendisinde göremediği potansiyeli fark eden kişidir.

Bazen de çocuğun hayatında ilk kez “Ben yapabilirim” duygusunu yaşamasını sağlayandır.

Bu nedenle yapay zekânın eğitimde yaygınlaşmasını bir tehdit olarak görmek yerine, onu doğru kullanmayı öğrenmemiz gerekiyor.

Çocuklarımıza “Yapay zekâ kullanma” demek yerine “Yapay zekâyı nasıl doğru kullanacağını öğren” demeliyiz.

Çünkü geleceğin öğrencisinin yalnızca bilgi sahibi olması yeterli olmayacak.

Sorular sorabilmesi gerekecek.

Bilgiyi sorgulaması gerekecek.

Kaynağı değerlendirmesi gerekecek.

Kendi fikrini oluşturması gerekecek.

Üretilen bir cevabı olduğu gibi kabul etmek yerine onun doğruluğunu araştırması gerekecek.

Kısacası geleceğin en önemli becerilerinden biri, bilgiye sahip olmak değil; bilgiyle doğru ilişki kurabilmek olacak.

Burada ailelere de büyük bir görev düşüyor.

Çocuğun yapay zekâyı kullanıp kullanmadığını yalnızca kontrol etmek yeterli değil. Onun ne amaçla kullandığını anlamak gerekiyor.

Bir ödevi tamamen yapay zekâya yaptırmak ile anlamadığı bir konuyu farklı bir şekilde açıklatmak aynı şey değildir.

Bir öğrencinin yerine düşünmek ile öğrencinin düşünmesine yardımcı olmak arasında büyük bir fark vardır.

Eğitim sisteminin de bu değişime ayak uydurması gerekiyor.

Çünkü teknoloji değişirken yalnızca araçlarımız değil, eğitim anlayışımız da değişmeli.

Öğrenciden sadece ezberlemesini isteyen bir sistem, bilgiye erişimin bu kadar kolay olduğu bir çağda giderek daha fazla sorgulanacaktır.

Artık çocuklara yalnızca “Bu nedir?” sorusunun cevabını vermek yetmez.

“Bunu nerede kullanırsın?”

“Bu bilgi doğru mu?”

“Farklı bir çözüm olabilir mi?”

“Sen olsaydın nasıl düşünürdün?”

gibi soruları da sormamız gerekiyor.

Yapay zekâ belki çok hızlı cevap verecek.

Ama eğitim, yalnızca hızlı cevap vermek değildir.

Eğitim bazen doğru soruyu bulabilmektir.

Belki de gelecekte öğretmenin en önemli görevi bilgi aktarmaktan çok, öğrencinin düşünme gücünü korumak olacaktır.

Çünkü teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin; merak eden, sorgulayan, vicdan sahibi olan, empati kurabilen ve kendi kararlarını verebilen insanlara ihtiyaç duymaya devam edeceğiz.

Bu nedenle yapay zekâdan korkmak yerine çocuklarımızı yapay zekâ çağında insan kalabilecek şekilde yetiştirmeliyiz.

Çünkü geleceğin en başarılı öğrencisi, yapay zekâdan en çok cevap alan değil;

hangi soruyu sorması gerektiğini bilen öğrenci olacaktır.

Eğitim ve Öğrenci Koçu
Betül Mülayim Taşkıran

Sponsorlu içerik
Google'da Gündem Sivastercih edilen kaynağınız yapın — haberlerimizi arama sonuçlarında öne çıkarın

Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin

Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.

Yorumlar

İlk yorumu siz yapın.

Bu Haber İlginizi Çekebilir

Kadın Olmak: Çağlar Değişti, Hikâye Değişmedi
Köşe Yazıları

Kadın Olmak: Çağlar Değişti, Hikâye Değişmedi

Kadın olmanın çağlar boyunca değişmeyen yükleri, görünmez zincirleri ve dayanışmayla büyüyen özgürlük arayışı; kendi hayatının yazarı olma mücadelesini anlatıyor.

Haberin Detayı →

Bunları da Okuyun

HAYATIMIZDAKİ GÖRÜNMEZ CENAZELER

Haberin Detayı →

Çocuklarımızı Eğitiyoruz da Acaba Dinliyor muyuz?

Haberin Detayı →

SİLAHLAR SUSARKEN ADALETİN SINIR DENKLEMİ!

Haberin Detayı →

Sivas gündemini kaçırmayın

Günün öne çıkan haberlerini e-postanıza alın. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Kaydolarak e-posta ile bilgilendirme almayı kabul etmiş olursunuz. Verileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz (KVKK).

İhbar Hattı