Çocuklarda Şiddet Eğilimini Nasıl Azaltabiliriz?

Son günlerde yaşanan olaylar hepimizi derinden sarstı. Bir çocuk, bir genç, eline öfkesini alıp bir okula giriyor… Bu sadece bir “haber” değil. Bu, bir toplumun aynasıdır. Şunu artık açıkça konuşmalıyız: Çocuklar doğuştan şiddet eğilimli değildir. Şiddet, öğrenilen bir davranıştır. Peki nerede öğreniliyor? Evde… Sokakta… Ekranlarda… Ve ne yazık ki bazen okulda… Sürekli bağırılan bir evde büyüyen çocuk, bağırmanın bir iletişim dili olduğunu zanneder. Sürekli eleştirilen, aşağılanan bir çocuk, ya içine kapanır ya da bir gün patlar. Görmezden gelinen duygular, birikir… ve en tehlikelisi de budur. Çocuklar bize bir şey anlatmaya çalışıyor: “Beni gör.” “Beni duy.” “Beni anlamaya çalış.” Ama biz ne yapıyoruz? “Ders çalış!” “Telefonu bırak!” “Şikayet etme!” Oysa mesele sadece ders değil. Mesele, çocuğun iç dünyası… Bir çocuk öfkeliyse, altında mutlaka bir ihtiyaç vardır: Sevilmek… Anlaşılmak… Değer görmek… Şiddeti azaltmanın yolu cezayı artırmak değil, bağ kurmaktır. Peki ne yapmalıyız? Çocukların duygularını küçümsememeliyiz Onlara sadece başarı değil, duygu eğitimi de vermeliyiz Spor, sanat, üretim gibi alanlara yönlendirmeliyiz Ekran içeriklerini mutlaka kontrol etmeliyiz Ve en önemlisi: Rol model olmalıyız Çünkü çocuklar söyleneni değil, gördüğünü yapar. Bugün bir çocuğun öfkesini görmezden gelirsek, yarın o öfke topluma zarar verir. Unutmayalım… Her şiddet davranışının arkasında, zamanında duyulmamış bir çocuk vardır.
✍️ Eğitim ve Öğrenci Koçu Betül Mülayim Taşkıran
Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin
Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.
Yorumlar
İlk yorumu siz yapın.





