Bir Çocuğun Başarısını Sadece Notlarla Ölçebilir miyiz?

Bir Çocuğun Başarısını Sadece Notlarla Ölçebilir miyiz?
Bir öğrencinin karnesine baktığımızda ilk yaptığımız şey çoğu zaman notlara bakmak oluyor.
Matematik kaç?
Türkçe kaç?
Fen kaç?
Takdir mi aldı, teşekkür mü?
Oysa bir çocuğun gelişimini birkaç rakama sığdırmak mümkün mü?
Eğitim sisteminin ölçmeye ihtiyacı vardır. Elbette öğrencinin akademik gelişimini takip edeceğiz. Eksiklerini belirleyeceğiz ve destekleyeceğiz.
Fakat ölçemediğimiz şeylerin değersiz olduğunu düşünmeye başladığımız anda önemli bir hata yaparız.
Çünkü çocukların hayatında notla ölçülemeyecek çok fazla başarı vardır.
Daha önce sınıfta söz almaktan çekinen bir öğrencinin ilk kez parmak kaldırması…
Arkadaşlarıyla yaşadığı bir problemi kavga etmeden çözmesi…
Kaybettiği bir yarışmadan sonra yeniden çalışmaya başlaması…
Bir arkadaşına yardım etmesi…
Hata yaptığında “Ben yanlış yaptım” diyebilmesi…
Bir hedef belirleyip onun için sabırla çalışması…
Bunların hangisinin karneye yazılabilecek bir puanı var?
Hiçbirinin.
Ama hepsi bir çocuğun geleceği açısından son derece değerlidir.
Çünkü hayat yalnızca sınavlardan oluşmuyor.
Çocuklarımız bir gün üniversite sınavına girecek.
Sonra bir iş görüşmesine…
Bir projeye…
Bir sorumluluğun altına…
Belki bir ekip yönetecek, belki kendi işini kuracak, belki yüzlerce insanla iletişim kuracak.
O gün başarılı olabilmek için yalnızca matematik bilgisine değil; iletişim becerisine, problem çözme yeteneğine, sabra, öz disipline, sorumluluğa ve kendine güvenmeye de ihtiyaç duyacak.
Bu nedenle eğitimde başarı kavramını biraz daha geniş düşünmemiz gerekiyor.
Bir öğrencinin başarısı yalnızca aldığı puan değildir.
Gösterdiği gelişimdir.
Dünkü halinden bugün daha iyi olmasıdır.
Kendi eksiklerini fark edebilmesidir.
Bir hedef uğruna emek vermeyi öğrenmesidir.
Ve belki de en önemlisi, başarısız olduğunda kendisini başarısız bir insan olarak görmemesidir.
Çünkü çocuklarımızın en büyük yanılgılarından biri şu olabilir:
“Bir şeyi başaramadım” ile “Ben başarısızım” cümlelerini birbirine karıştırmak.
İlk cümle değiştirilebilir.
İkinci cümle ise çocuğun kendisine bakışını değiştirebilir.
Bu nedenle yetişkinlerin kullandığı dil çok önemlidir.
“Sen zaten yapamıyorsun.”
“Arkadaşın senden daha başarılı.”
“Bu notla hiçbir yere gelemezsin.”
“Bak kardeşin nasıl çalışıyor.”
Bu cümleler çocuğu çalıştırıyor gibi görünse de uzun vadede çocuğun öğrenmeyle kurduğu ilişkiyi zedeleyebilir.
Bunun yerine çocuğa şunu söyleyebilmek gerekir:
“Burada zorlandığını görüyorum. Gel, nerede takıldığını birlikte bulalım.”
Bu cümlede eleştiri değil çözüm vardır.
Kıyaslama değil destek vardır.
Korku değil güven vardır.
Çocuklarımızın eğitim yolculuğunda ihtiyacımız olan şey tam olarak budur.
Elbette sınırlar koyacağız.
Sorumluluk vereceğiz.
Çalışmasını isteyeceğiz.
Fakat bütün bunları yaparken çocuğun değerini aldığı nottan bağımsız tutacağız.
Çünkü bugün 60 alan bir öğrenci yarın 80 alabilir.
Bugün başarısız olan bir öğrenci yarın çok önemli bir başarı elde edebilir.
Ama kendisine olan inancını kaybeden bir çocuğun yeniden ayağa kalkması çok daha zor olabilir.
İşte bu nedenle eğitimde asıl mesele yalnızca çocuklarımızı sınavlara hazırlamak değildir.
Onları hayata hazırlamaktır.
Bazen bir çocuğun ihtiyacı daha fazla test değil, daha doğru bir çalışma yöntemidir.
Bazen daha fazla baskı değil, daha iyi bir rehberliktir.
Bazen “Neden yapmadın?” sorusu değil, “Bunu yapabilmen için sana nasıl yardımcı olabilirim?” sorusudur.
Çünkü çocuklarımızın geleceğini yalnızca aldıkları puanlar değil, o puanlara giderken kazandıkları alışkanlıklar ve geliştirdikleri kişilik özellikleri de belirleyecek.
Bu yüzden bir sonraki karneye baktığımızda yalnızca notlara bakmayalım.
Bir de çocuğumuza bakalım.
Geçen yıla göre ne öğrendi?
Nerede güçlendi?
Hangi korkusunu aştı?
Hangi sorumluluğu üstlendi?
Hangi konuda daha cesur oldu?
Ve en önemlisi…
Kendisine inanmayı biraz daha öğrendi mi?
Çünkü bazen bir çocuğun en büyük başarısı karnesinde yazan en yüksek not değil, kendi içindeki “Ben yapabilirim” cümlesidir.
Eğitim, o cümleyi büyütme sanatıdır.
Eğitim ve Öğrenci Koçu
Betül Mülayim Taşkıran
Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin
Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.
Yorumlar
İlk yorumu siz yapın.





