Bir Merakla Başlar

Bir merakla başlar bazen…
Bir arkadaşın uzattığı el, “Bir kereden bir şey olmaz” diyen bir ses, çevreden gelen bir ısrar ya da sadece ne olduğunu anlamaya yönelik masum görünen bir merak… İnsan, hayatının yönünü değiştirecek bir kararın içinde olduğunu çoğu zaman o ilk anda fark etmez.
Madde kullanımı çoğu zaman bir anda ortaya çıkan bir sorun değildir. Öncesinde merak vardır, deneme vardır, arkadaş çevresi vardır, kabul görme isteği vardır. Bazen de kişinin yaşadığı yalnızlık, aile içindeki iletişimsizlik, kendisini değersiz hissetmesi ya da sorunlarından uzaklaşma arayışı vardır.
İşte bu nedenle madde bağımlılığıyla mücadele yalnızca “madde kullanma” demekle sınırlı değildir. Asıl mesele, insanı o noktaya götüren nedenleri görebilmektir.
Bir anne çocuğundaki değişimi ne zaman fark eder?
Bir baba, “Ergenliktir, geçer” diyerek hangi davranışı gözden kaçırır?
Bir öğretmen, öğrencisinin içine kapanmasını yalnızca ders başarısındaki düşüş olarak mı değerlendirmelidir?
Bir arkadaş, yakınındaki kişinin davranışlarındaki değişimi gördüğünde susmalı mı, yoksa doğru şekilde yanında mı olmalıdır?
Bunların her biri üzerinde düşünmemiz gereken sorular.
Çünkü madde kullanımı konusunda en büyük yanlışlardan biri, sorunu ancak büyüdüğünde fark etmektir. Oysa bazı değişimler daha erken dönemde kendisini gösterebilir. Arkadaş çevresinin aniden değişmesi, aileden uzaklaşma, okul veya iş başarısında belirgin düşüş, davranış değişiklikleri, içine kapanma, öfke patlamaları, sorumluluklardan uzaklaşma ve günlük yaşam düzeninin bozulması tek başına madde kullanımını göstermez. Fakat bunların sürekli ve belirgin hale gelmesi, bir yetişkinin “Bir şeyler yolunda gitmiyor olabilir” diyerek dikkat kesilmesini gerektirebilir.
Burada önemli olan suçlamak değil, fark etmektir.
“Sen ne yaptın?” diye başlayan bir konuşma bazen kapıları kapatabilir.
“Son zamanlarda seni farklı görüyorum, iyi misin?” demek ise bir gencin kendisini anlatabileceği bir kapı açabilir.
Çünkü özellikle gençlerle iletişim kurarken korkutmak kadar, yargılamak da çözüm değildir. Bazen bir gencin ihtiyacı olan şey, karşısında onu dinleyecek, küçümsemeyecek ve yaşadığı problemi ciddiye alacak bir yetişkindir.
Elbette ailelerin her değişimi tek başına doğru yorumlaması mümkün değildir. Bu nedenle şüphe halinde uzmanlardan destek almak önemlidir. Erken fark etmek, doğru kişiye ulaşmak ve profesyonel destek almak; sorunun büyümesini beklemekten çok daha değerlidir.
Madde bağımlılığı sadece bir kişinin meselesi değildir. Bir ailenin, bir arkadaş grubunun, bir okulun ve aslında toplumun meselesidir.
Bu konuda konuşmaktan çekinmemeliyiz.
Çünkü konuşmadığımız her konu, yanlış bilgilerin büyümesine neden olabilir. “Bizim çocuğumuz yapmaz”, “Bizim ailemizde olmaz”, “Bir kereden bir şey olmaz” gibi düşünceler bazen farkındalığın önündeki en büyük engellerdir.
Unutmayalım; hiçbir aile “Bizim başımıza gelmez” diye garanti altında değildir. Ancak her aile, çocuğuyla sağlıklı iletişim kurarak, değişimleri fark ederek ve gerektiğinde doğru desteği alarak önemli bir koruyucu adım atabilir.
Ben de aileler, gençler ve toplumla yürüttüğüm çalışmalar kapsamında madde kullanımı ve bağımlılık konusunda farkındalık seminerleri gerçekleştiriyorum. Bu seminerlerde amacımız korkutmak değil; merakın nasıl bir riske dönüşebileceğini, ailelerin hangi değişimlere dikkat edebileceğini, gençlerle nasıl iletişim kurulabileceğini ve gerektiğinde hangi doğru adımların atılabileceğini konuşmak.
Çünkü mesele yalnızca maddeyi anlatmak değil.
Mesele, insanı korumak.
Ve bazen bir hayatı değiştirmek için çok büyük bir şey yapmaya gerek yoktur.
Bir gencin yanında olmak, onu dinlemek, doğru zamanda doğru soruyu sormak ve “Ben buradayım” diyebilmek yeterli olabilir.
Çünkü her şey bir merakla başlayabilir.
Ama bir ömre mal olmak zorunda değildir.
Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin
Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.
Yorumlar
İlk yorumu siz yapın.





