ÇOCUKLARIMIZ ÖĞLE ARALARINDA NEREDE?

Şehrin Çocukları Sokağa Çıkıyor
Bir okulun kapısı öğle arasında açıldığında aslında yalnızca öğrenciler dışarı çıkmıyor.
Şehrin çocukları sokağa çıkıyor.
Peki biz o çocukları görüyor muyuz?
Sivas’ta özellikle okul çevrelerinde, öğle aralarında ve okul çıkışlarında gördüğümüz bazı görüntüler üzerinde artık daha fazla düşünmemiz gerekiyor.
Bir köşede topluca bekleyen öğrenciler…
Bir dükkânın önünde uzun uzun duran gruplar…
Okuldan birkaç sokak uzaklaşınca daha rahat davranacağını düşünen çocuklar…
Kimi zaman sigara içen öğrenciler…
Kimi zaman birbirine sert sözler söyleyen gençler…
Ve bazen de okul çıkışında karşılaşmak üzere yapılan o tanıdık planlar:
“Okul çıkışında görüşürüz.”
Bu cümle bazen sıradan bir söz olabilir.
Ama bazen arkasında bir kavga beklentisi vardır.
Asıl soru şu:
Biz bunları görmüyor muyuz, yoksa görüp geçiyor muyuz?
Öğle Arası Sadece “Boş Zaman” Değildir
Öğle arası sadece “boş zaman” değildir.
Bir öğrencinin okuldan çıktığı birkaç saatlik zaman dilimi, onun kimlerle arkadaşlık kurduğunu, nerede vakit geçirdiğini ve hangi davranışlarla karşılaştığını anlamak açısından önemlidir.
Okulun kapısından çıktıktan sonra çocuğun hayatından öğretmen tamamen çekiliyor.
Peki o boşluğu kim dolduruyor?
Arkadaş grubu.
Sokak.
Sosyal medya.
Bazen de hiç tanımadığı yetişkinler.
İşte bu nedenle çocuğun okul dışındaki hayatı, okul kadar önemlidir.
Gördüğümüzde Ne Yapıyoruz?
Bir öğrencinin okul çıkışında sigara içtiğini gören esnaf ne yapıyor?
Bir grup öğrencinin birbirini sıkıştırdığını gören yetişkin ne yapıyor?
İki öğrencinin kavga etmek için birbirini beklediğini fark eden biri ne yapıyor?
Başımızı çevirip yürümeye devam mı ediyoruz?
Yoksa “Bu çocuklar bizim de çocuklarımız.” diyebiliyor muyuz?
Esnafın Rolü Sanıldığından Daha Büyük
Esnafın rolü sanıldığından daha büyük.
Bir mahallede, bir okul çevresinde esnaf yalnızca satış yapan kişi değildir.
Günün büyük bölümünü o sokakta geçirir.
Hangi öğrencinin her gün geldiğini bilir.
Hangi grubun nerede toplandığını görür.
Hangi çocuğun saatlerce dükkân önünde beklediğini fark eder.
Bazen bir çocuğun davranışındaki değişikliği ailesinden önce görebilir.
Bu nedenle okul çevresindeki esnafın çocuklara karşı duyarlılığı çok kıymetlidir.
Elbette kimsenin çocuğun ailesi veya öğretmeni yerine geçmesini beklemiyoruz.
Ama tehlikeli bir durum gördüğünde görmezden gelmemek, çocuğu aşağılamadan doğru yetişkine haber vermek, sigara gibi yaşa uygun olmayan ürünlerin satışında yasal kurallara uymak ve okul çevresini çocuklar için güvenli bir alan olarak görmek hepimizin sorumluluğudur.
Peki Toplum Olarak Bizim Sorumluluğumuz Ne?
Peki toplum olarak bizim sorumluluğumuz ne?
Çocukları sürekli suçlamak kolay.
“Gençler bozuldu.”
“Şimdiki çocuklar başka.”
“Bizim zamanımızda böyle değildi.”
Bu cümleler sorunu çözmüyor.
Çünkü çocuklar toplumun dışında büyümüyor.
Bizim oluşturduğumuz çevrenin içinde büyüyorlar.
Bir çocuk okul çıkışında saatlerce başıboş dolaşıyorsa yalnızca çocuğa bakamayız.
Bir grup öğrenci kavga etmek için buluşuyorsa yalnızca öğrencileri suçlayamayız.
Bir çocuk sigaraya yöneliyorsa yalnızca “neden içtin?” diye sormakla yetinemeyiz.
Önce şunu sormalıyız:
Bu çocuk günün o saatinde nerede, kimlerle ve ne yapıyor?
Çocuğu Korumak, Önceden Fark Etmektir
Çocuğu korumak, yalnızca başına bir şey geldiğinde harekete geçmek değildir.
Bazen başına bir şey gelmeden önce fark etmektir.
Okul çıkışı, okulun bittiği anlamına gelmez.
Bir öğretmenin sorumluluğu okul kapısında biter.
Fakat toplumun sorumluluğu bitmez.
Bir öğrencinin okuldan çıktıktan sonra karşılaştığı çevre de eğitimin görünmeyen parçalarından biridir.
Bu yüzden okul yönetimleri, aileler, öğretmenler, esnaf ve yerel kurumlar arasında daha güçlü bir iletişim kurulması gerekiyor.
Güvenlik Yalnızca Kamerayla Sağlanamaz
Okul çevrelerinin güvenliği yalnızca güvenlik kameralarıyla sağlanamaz.
Çocukların nerede vakit geçirdiğini bilmek, riskli alanları fark etmek, okul çıkış saatlerinde gerekli önlemleri almak ve sorun ortaya çıkmadan iletişim kurmak da bunun bir parçasıdır.
Bir de Çocuklarımızı Dinlemeliyiz
Bir de çocuklarımızı dinlemeliyiz.
Belki bir öğrenci kavga etmek istemiyor ama grubun içinde kalabilmek için susuyor.
Belki bir çocuk sigara içmek istemiyor ama arkadaşlarından dışlanmaktan çekiniyor.
Belki bir öğrenci okul çıkışında nereye gideceğini bilmiyor ve kendisini ait hissedeceği bir grubun peşinden gidiyor.
Bunları anlamadan yalnızca ceza vermek, sorunun görünen kısmıyla uğraşmak olur.
Çocukların Güvenli Sosyal Alanlara İhtiyacı Var
Çocukların güvenli sosyal alanlara, spor ve sanat faaliyetlerine, kütüphanelere, üretmeye ve kendilerini değerli hissedecekleri ortamlara ihtiyacı var.
Çünkü boş bırakılan zamanı her zaman iyi alışkanlıklar doldurmuyor.
Sivas’ın çocukları bizim çocuklarımız.
Onları yalnızca okulda gördüğümüzde değil, okuldan çıktıktan sonra da düşünmeliyiz.
Öğle arasında nerede olduklarını…
Okul çıkışında kimlerle yürüdüklerini…
Hangi sokaklarda beklediklerini…
Kimlerden etkilendiklerini…
Ve en önemlisi, kendilerini nerede güvende hissettiklerini…
Bunları sormak için bir çocuğun başına kötü bir şey gelmesini beklemeyelim.
Biz Çocuklarımızı Gerçekten Görüyor muyuz?
Çünkü bazen bir okul çıkışında yan yana yürüyen iki öğrencinin sessizliği, bazen bir köşede bekleyen bir grubun davranışı, bazen de “Okul çıkışında görüşürüz.” cümlesi bize çok şey anlatır.
Çocuklarımızın sokakta ne yaptığını merak etmek onları denetlemek değil; onların geleceğini önemsemektir.
Ve belki de bugün Sivas olarak birbirimize şu soruyu sormanın tam zamanıdır:
Biz çocuklarımızı gerçekten görüyor muyuz?
Eğitim Koçu Betül Mülayim Taşkıran
Yorumlar
İlk yorumu siz yapın.
Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin
Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.





