Sivas’ta Ramazan Bayramı yaklaşırken şehirde farklı bir heyecan başlar. Sokakların havası değişir, insanların yüzünde tatlı bir telaş belirir. Çünkü bayram, yalnızca bir takvim günü değil; aynı zamanda paylaşmanın, hatırlamanın ve yeniden bir araya gelmenin adıdır.
Ramazan ayının son günlerine gelindiğinde çarşılar hareketlenir. Anneler çocuklarına bayramlık kıyafet bakar, babalar eksik alışverişleri tamamlamaya çalışır. Şehrin esnafı da bu telaşa ortak olur. Küçük dükkânlarda yapılan sohbetler, alışveriş sırasında edilen dualar, bayramın yaklaşmakta olduğunu hissettirir.
Evlerde ise ayrı bir hazırlık vardır. Bayram temizliği yapılır, mutfaklarda tatlı bir telaş başlar. Kimi evde baklava açılır, kimi evde börek hazırlanır. Çocuklar sabırsızdır; bayram sabahı giyecekleri kıyafetleri defalarca kontrol ederler. Onlar için bayram demek biraz şeker, biraz harçlık ama en çok da büyüklerin sevgi dolu gülümsemesi demektir.
Sivas’ta bayram sabahının ayrı bir huzuru vardır. Sabahın erken saatlerinde camilere giden insanlar, bayram namazında yan yana saf tutar. Namazdan sonra edilen bayramlaşmalar, sıkılan eller ve edilen dualar aslında toplumun en güzel fotoğrafını ortaya koyar. Çünkü bayram, kırgınlıkların unutulduğu, gönüllerin birbirine yaklaştığı bir zamandır.
Bayramın en güzel taraflarından biri de ziyaretlerdir. Büyüklerin kapıları çalınır, eller öpülür, hayır duaları alınır. Çocukların kapı kapı dolaşıp şeker topladığı o eski bayram neşesi hâlâ Sivas’ın birçok mahallesinde yaşatılmaya çalışılır. Komşular birbirine tabaklarla ikramlar gönderir, “Buyurun bir çay içelim” davetleri gün boyunca sürer.
Aslında bayram telaşı dediğimiz şey biraz da kalplerimizin hatırlama çabasıdır. Unuttuğumuz değerleri, ihmal ettiğimiz akrabaları, kapısını çalmadığımız komşuları yeniden hatırlama fırsatıdır. Bayramın en büyük anlamı da tam olarak burada saklıdır.
Belki de bu yüzden Sivas’ta Ramazan Bayramı yaklaşırken şehir yalnızca hazırlanmaz; aynı zamanda biraz daha merhametli, biraz daha sıcak bir hale gelir. İnsanlar birbirine daha çok selam verir, daha çok gülümser.
Çünkü bayram; sadece tatlıların, yeni kıyafetlerin ya da tatilin adı değildir. Bayram, insanın insana yeniden hatırlatıldığı en güzel zamandır.
Ramazan Bayramı’nın getirdiği bu güzel telaşın; gönüllerimizi birleştiren, kalplerimizi yumuşatan ve bizi birbirimize biraz daha yaklaştıran bir vesile olması dileğiyle…
Betül Mülayim
Eğitimci – Öğrenci Koçu