Köşe Yazıları

Eğitim Dünyasının Görmezden Gelemeyeceği Büyük Alarm

Bir okul… Bilginin, güvenin, merhametin ve geleceğin yuvası olması gereken bir yer.

Gündem Sivas Muhabir
Gündem Sivas Muhabir
Editör
15 Nisan 2026 16:20

Bir okul…

Bilginin, güvenin, merhametin ve geleceğin yuvası olması gereken bir yer.

Ama bazen tam da o duvarların arasında bir çocuğun içindeki fırtınayı duyamıyoruz.

Son günlerde yaşanan ve eğitim camiasını derinden sarsan bu korkunç olay, yalnızca bir şiddet vakası değildir. Bu olay, aslında yıllardır biriken ihmallerin, görülmeyen yaraların, duyulmayan çığlıkların ve ertelenen sorumlulukların acı bir sonucudur. Şanlıurfa’da eski bir öğrencinin okulu basarak öğrencileri yaralaması ve ardından yaşamına son vermesi hepimizi derinden sarstı. 

Şimdi sormamız gereken soru şudur:

Bu çocuk neden bu hale geldi?

Bir çocuk bir sabah okula elinde silahla geliyorsa, o karar o sabah verilmez.

Bu, günlerin, ayların, belki yılların sessiz bir birikimidir.

Öfke bir anda büyümez.

Dışlanma, değersizlik hissi, görülmeme, başarısızlık baskısı, aile içi çatışmalar, sosyal medya şiddeti, akran zorbalığı, psikolojik yalnızlık… Bunların her biri çocuğun ruhunda sessiz yarıklar açar. Biz çoğu zaman yalnızca davranışı görürüz; oysa davranışın arkasında görünmeyen bir hikâye vardır.

Bir öğrencinin öfkeli olması tek başına sorun değildir.

Asıl sorun, o öfkenin uzun süre kimse tarafından fark edilmemesidir.

Bazen öğretmen fark eder ama “ergenliktir” diye geçer.

Bazen aile fark eder ama “zamanla düzelir” diye erteler.

Bazen arkadaşları hisseder ama yetişkinlere anlatmaz.

Bazen okul yönetimi yalnızca disiplin dosyasını büyütür, ruhsal dosyayı hiç açmaz.

Sonra bir gün toplum olarak şu cümleyi kurarız:

“Nasıl oldu da kimse anlamadı?”

Aslında işaretler çoğu zaman vardır.

İçe kapanma.

Ani öfke patlamaları.

Sürekli tehdit dili.

Şiddet içeriklerine yoğun ilgi.

Okuldan kopuş.

Kendini değersiz hissettiğini belli eden cümleler.

Arkadaş çevresinden dışlanma.

Sürekli kin tutma.

İntikam konuşmaları.

Bunlar yalnızca “ergen tavrı” değildir.

Bazen yardım isteyen sessiz sinyallerdir.

Burada sorumluyu tek bir kişide aramak kolaycılık olur.

Suçlu aramak yerine sistem eksikliğini konuşmak zorundayız.

Çünkü mesele sadece aile değildir.

Sadece okul da değildir.

Sadece sosyal medya hiç değildir.

Bu; aile, öğretmen, rehberlik servisi, okul yönetimi, akran grubu ve toplumun birlikte kurduğu koruyucu ağın zayıflamasıdır.

Bugün okullarımızda akademik başarı kadar duygusal güvenlik de konuşulmalıdır.

Çocuklar matematikte kaç net yaptığı kadar, ruhsal olarak nasıl hissettiğiyle de değerlendirilmelidir.

Peki ne yapacağız?

Öncelikle çocukların davranışlarını cezadan önce anlamaya çalışacağız.

Her öfkenin altında bir ihtiyaç, her saldırganlığın altında bir kırılma olabileceğini unutmayacağız.

Rehberlik servisleri yalnızca evrak düzenleyen birim olmamalı; risk taraması yapan, öğrenciyi takip eden, aileyi yönlendiren aktif merkezler haline gelmeli.

Öğretmenler için şiddet ve kriz işaretlerini tanıma eğitimleri artırılmalı.

Akran zorbalığı konusunda sıfır tolerans politikası uygulanmalı.

Ailelere, özellikle ergenlik döneminde ruhsal alarm belirtileri konusunda seminerler verilmeli.

En önemlisi de çocuklara şu duygu verilmelidir:

“Ne yaşarsan yaşa, seni yargılamadan dinleyecek bir yetişkin mutlaka var.”

Çünkü bazı çocuklar konuşamadığı için bağırır.

Bazıları bağırmadığı için kırılır.

Bazıları ise kırıldığını kimse anlamadığı için tehlikeli bir sessizliğe gömülür.

Bugün eğitim dünyasının en büyük sorusu şudur:

Çocukları sınavlara mı hazırlıyoruz, hayata mı?

Eğer çocuklarımızın ruhunu ihmal eder, yalnızca notlarını büyütürsek; bir gün okul koridorlarında başarı değil, korku konuşulur.

Şiddetin arttığı bu dönemde en büyük tedbir daha yüksek duvarlar değil, daha güçlü duygusal bağlar kurmaktır.

Çünkü görülmeyen çocuk, bir gün kendini en yanlış şekilde görünür kılabilir.

Kalemimiz çocukların notlarına değil, kalplerine de dokunmalı.

 

Betül Mülayim Taşkıran 
Eğitim ve Öğrenci Koçu

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!