İçeriğe atla
SON DAKİKA
🕒 23 Eylül 20:52
NAMAZİmsak 04:40Güneş 06:13Öğle 12:29İkindi 15:54Akşam 18:35Yatsı 19:53
Sivas 19° Parçalı bulutlu💵 USD 48.83💶 EUR 55.92
Köşe Yazıları

Başarıyı Notlarla Ölçmek: Eğitimin En Büyük Yanılgısı

ÖzetEğitim sisteminin not odaklı yaklaşımı, öğrencilerin öğrenme biçimlerini göz ardı ediyor. Gerçek başarı, bireylerin problem çözme ve eleştirel düşünme yeteneklerini geliştirmekte yatıyor.
Betül Mülayim TaşkıranKöşe Yazarı · · 2 dk okuma
Kırmızı zemin üzerinde “gündem Sivas” logosu, yazı başlığı ve köşe yazarı adıyla birlikte yer alıyor.

Eğitim sistemleri, toplumların geleceğini şekillendiren en güçlü yapılardır. Ancak bu yapının içinde yıllardır değişmeyen bir alışkanlık var: Başarıyı sayısal verilerle ölçmek. Bir öğrencinin karnesindeki notlar, çoğu zaman onun zekâsının, disiplininin ve hatta karakterinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Oysa bu yaklaşım, hem pedagojik hem de insani açıdan ciddi bir yanılgıyı içinde barındırıyor.

Bugün sınıflarımıza dikkatlice baktığımızda, aynı müfredatla ilerleyen ama birbirinden tamamen farklı öğrenme biçimlerine sahip öğrenciler görüyoruz. Kimisi görerek öğreniyor, kimisi duyarak, kimisi ise deneyimleyerek… Ancak sistem, bu farklılıkları göz ardı ederek herkesi tek bir ölçüm aracına, yani sınavlara mahkûm ediyor.

Sınavlar elbette gereklidir. Ölçme ve değerlendirme, eğitimin vazgeçilmez bir parçasıdır. Ancak sorun, sınavın bir araç olmaktan çıkıp amaç haline gelmesidir. Öğrenciler artık öğrenmek için değil, doğru şıkkı işaretlemek için çabalıyor. Bilgi, içselleştirilmesi gereken bir değer olmaktan çıkıp, kısa süreli hafızada tutulması gereken bir yük haline geliyor.

Veliler açısından bakıldığında ise durum daha da hassas bir hal alıyor. Çocuğunun başarısını yalnızca notlarla değerlendiren bir ebeveyn, farkında olmadan çocuğuna şu mesajı veriyor: “Sen, aldığın not kadarsın.” Bu mesaj, zamanla çocuğun özgüvenini zedeler, öğrenmeye karşı isteksizlik oluşturur ve en önemlisi, çocuğun kendini tanıma sürecini sekteye uğratır.

Oysa gerçek başarı; problem çözebilen, eleştirel düşünebilen, duygularını yönetebilen ve kendini ifade edebilen bireyler yetiştirebilmektir. Hayatın içinde karşılaşılan sorunlar, çoktan seçmeli sorular gibi dört şıkla sunulmaz. Çözüm üretmek, denemek, hata yapmak ve yeniden denemek gerekir.

Eğitimciler olarak bizim görevimiz, öğrencileri sadece akademik olarak değil; zihinsel, duygusal ve sosyal açıdan da geliştirmektir. Bir öğrencinin merak duygusunu canlı tutmak, ona soru sorma cesareti kazandırmak ve öğrenmenin keyfini hissettirmek, en az yüksek notlar kadar değerlidir.

Belki de artık şu soruyu daha yüksek sesle sormanın zamanı gelmiştir:

Biz çocuklara gerçekten öğrenmeyi mi öğretiyoruz, yoksa sadece sınav kazanmayı mı?

Çünkü unutulmamalıdır ki; yüksek notlar iyi bir gelecek garantisi değildir. Ama doğru becerilerle donatılmış bir çocuk, her koşulda kendi yolunu çizebilir.

Betül Mülayim Taşkıran Eğitim Koçu

Yorumlar

E-posta adresiniz yayımlanmaz ve üçüncü kişilerle paylaşılmaz; yalnızca yorumunuz onaylandığında size haber vermek için kullanılır. Aydınlatma metni

İlk yorumu siz yapın.

Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin

Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.

Sponsorlu içerik

Bu Haber İlginizi Çekebilir

Öğretmen Sınıfta, Veli Nerede Durmalı?
Köşe Yazıları

Öğretmen Sınıfta, Veli Nerede Durmalı?

Velilerin öğretmenin sınıf yönetimi, ödev ve not kararlarına müdahalesi, çocukların sorumluluk gelişimini olumsuz etkiliyor; eğitimde iş birliği ve güven önem taşıyor.

Haberin Detayı →

Bunları da Okuyun

TERÖRÜ TOPLUMA KAZANDIRMAK TOPLUMU TERÖRE KAZANDIRMAKTIR

Haberin Detayı →

KÖTÜLÜĞE NE ZAMAN ALIŞTIK?

Haberin Detayı →

Bilgi Yok, Hüküm Çok

Haberin Detayı →

Sivas gündemini kaçırmayın

Günün öne çıkan haberlerini e-postanıza alın. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Kaydolarak e-posta ile bilgilendirme almayı kabul etmiş olursunuz. Verileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz (KVKK).

İhbar Hattı