İçeriğe atla
SON DAKİKA
🕒 26 Ağustos 10:31
NAMAZİmsak 04:07Güneş 05:47Öğle 12:39İkindi 16:22Akşam 19:20Yatsı 20:44
Sivas 21° Parçalı bulutlu💵 USD 48.11💶 EUR 56.14
Köşe Yazıları

Dört Yanlış, Bir Doğru

ÖzetHayat bazen gerçekten bir sınav salonuna benziyor.
İpek Yiğit TarhanMuhabir · · 2 dk okuma
Dört Yanlış, Bir Doğru

Hayat bazen gerçekten bir sınav salonuna benziyor.

Önümüzde sorular var, karşımızda seçenekler… Bazen doğru cevabı buluyoruz, bazen de yanlış olanı işaretliyoruz. Ama hayatın sınavlarla arasında önemli bir fark var: Okulda dört yanlış bir doğruyu götürüyor. Peki ya hayatta?

Gerçekten dört yanlışımız bir doğrumuzu götürüyor mu?

Bir insan hayatında yanlış bir evlilik yapabilir. Yanlış bir insana güvenebilir. Yanlış bir karar verebilir. Bir fırsatı kaçırabilir, bir dostunu kırabilir, çocuğuna karşı hata yapabilir. Hatta yıllarca doğru bildiği bir şeyin aslında yanlış olduğunu çok geç fark edebilir.

Peki bütün bunlar, o insanın yaptığı doğruları siler mi?

Bence silmemeli.

Çünkü insan hata yapar. Mesele hata yapmak değil, hatadan sonra ne yaptığımızdır.

Bazen bir yanlış karar bize yıllarca unutamayacağımız bir ders verir. Bazen yanlış bir insan, hayatımıza kimleri almamamız gerektiğini öğretir. Bazen yaşadığımız bir hayal kırıklığı, kendimizi daha iyi tanımamızı sağlar.

Ama burada önemli bir ayrıntı var.

Her yanlış insana bir şey öğretmez.

Bazı insanlar aynı hatayı defalarca yapar ve her defasında suçu başka bir yerde arar. Eşini suçlar, ailesini suçlar, arkadaşını suçlar, şartları suçlar, hatta hayatı suçlar.

Oysa insanın kendisine soracağı en zor soru şudur:

“Ben bu yaşadıklarımdan ne öğrendim?”

Bu soruyu sorabildiğimiz zaman, yanlışlarımız anlam kazanmaya başlar.

Çünkü hayatın bize verdiği not, yalnızca yaptıklarımızla değil, öğrendiklerimizle de ilgilidir.

Bir evlilikte hata yapmış olabiliriz. Bu, bir daha sevemeyeceğimiz anlamına gelmez.

Bir insanı kaybetmiş olabiliriz. Bu, hayatımızda bir daha kimsenin olmayacağı anlamına gelmez.

Bir dönem yanlış kararlar vermiş olabiliriz. Bu, bundan sonraki bütün kararlarımızın yanlış olacağı anlamına gelmez.

Geçmişte yaptığımız bir yanlış, geleceğimizin kaderi olmak zorunda değildir.

Ne var ki biz çoğu zaman kendimize okul sınavındaki kadar acımasız davranıyoruz.

Bir hata yaptığımızda kendimizi yıllarca cezalandırıyoruz.

“Ben zaten hep yanlış yapıyorum.”

“Benim şansım yok.”

“Ben nerede hata yapıyorum?”

“Artık çok geç.”

Belki de asıl yanlışımız burada başlıyor.

Bir yanlış yaptığımız için değil, o yanlıştan sonra kendimize bir daha doğru yapma şansı vermediğimiz için kaybediyoruz.

Hayatın en güzel tarafı da burada.

Soruyu yanlış cevapladıysak, hayat bize her zaman aynı soruyu yeniden sormasa bile başka bir soru soruyor.

Ve belki o sorunun cevabını bu kez biliyoruz.

Çünkü yaşadık.

Çünkü yanıldık.

Çünkü öğrendik.

Çünkü büyüdük.

Bu nedenle geçmişimize bakarken sadece yanlışlarımızı saymayalım. Kaç kez ayağa kalktığımıza da bakalım.

Kaç kez affettik?

Kaç kez yeniden başladık?

Kaç kez “Bu defa kendimi kaybetmeyeceğim” dedik?

Kaç kez yanlış insanlardan uzaklaşıp doğru insanlara yer açtık?

İşte bunlar da hayatın doğruları.

Belki hayat sınavında gerçekten dört yanlış bir doğruyu götürmüyor.

Belki bazı yanlışlar, bize daha doğru bir hayat kurmayı öğretiyor.

Yeter ki aynı soruda sürekli aynı yanlış cevabı vermeyelim.

Çünkü insanı başarısız yapan yanlış yapmak değil; yanlışından hiçbir şey öğrenmeden aynı yerde kalmaktır.

Hayatın sınavında hepimize bolca doğru cevap diliyorum.

Ama yanlışlarımız olduğunda da onları hayatımızın sonu değil, dersimiz olarak görebilecek kadar cesur olalım.

Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin

Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.

Sponsorlu içerik
Google'da Gündem Sivastercih edilen kaynağınız yapın — haberlerimizi arama sonuçlarında öne çıkarın

Yorumlar

İlk yorumu siz yapın.

Bu Haber İlginizi Çekebilir

Zehra Nihal Hangişi’nin Yeni Yazısı: Bir Telgrafın Ardındaki Kadın
Köşe Yazıları

Zehra Nihal Hangişi’nin Yeni Yazısı: Bir Telgrafın Ardındaki Kadın

Millî Mücadele yıllarında Amasya’da Asiye Remzi Hanım, 16 kadınla cemiyet kurarak kadınları örgütledi ve telgrafla Sivas’a uzanan dayanışma ağı oluşturdu.

Haberin Detayı →

Bunları da Okuyun

Bir Değirmenin İçinde Kalan On Dört Çocuk

Haberin Detayı →

Önlük Tamam da, Asıl Mesele Ne?

Haberin Detayı →

HEPİMİZ BİR YERE YETİŞİYORUZ DA, NEREYE?

Haberin Detayı →

Sivas gündemini kaçırmayın

Günün öne çıkan haberlerini e-postanıza alın. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Kaydolarak e-posta ile bilgilendirme almayı kabul etmiş olursunuz. Verileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz (KVKK).

İhbar Hattı