Muhabir: Gülnur DEDE
Kronik böbrek hastalığı çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor. Uzmanlar erken teşhis ve sağlıklı yaşamın hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Esat Korğalı, Dünya Böbrek Günü kapsamında yaptığı açıklamada kronik böbrek hastalığının dünya genelinde her 10 yetişkinden birini etkilediğini belirtti. Hastalığın çoğu zaman erken evrede belirti vermeden ilerlediğine dikkat çeken Korğalı, düzenli sağlık kontrolleri, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve risk faktörlerinin kontrol altına alınmasının böbrek sağlığı açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.
Kronik böbrek hastalığı dünya genelinde milyonları etkiliyor
Sivas’ta görev yapan uzmanlar, kronik böbrek hastalığının giderek artan küresel bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekiyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Üroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esat Korğalı, Dünya Böbrek Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, kronik böbrek hastalığının dünya genelinde her 10 yetişkinden birini etkilediğini söyledi.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi bünyesinde görev yapan Korğalı, böbrek hastalıklarının çoğu zaman erken evrelerde belirti göstermediğini ve bu nedenle hastaların önemli bir bölümünde tanının geç konulduğunu ifade etti. Uzmanlara göre, bu durum hastalığın ilerlemesine ve daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Türkiye’de böbrek sağlığı konusunda farkındalık oluşturulmasının önemine de dikkat çekilirken, vatandaşların düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiği vurgulandı. Konuya ilişkin daha fazla bilgiye Türkiye’nin sağlık politikalarını yürüten resmi kurum olan Sağlık Bakanlığı üzerinden de ulaşılabiliyor.
Hastalık uzun süre belirti vermeden ilerleyebiliyor
Prof. Dr. Esat Korğalı, kronik böbrek hastalığının en önemli özelliklerinden birinin sessiz ilerlemesi olduğunu belirterek, böbrek fonksiyonlarının büyük bir kısmı kaybedilene kadar hastaların çoğu zaman herhangi bir belirti hissetmeyebileceğini dile getirdi.
Korğalı, “Kronik böbrek hastalığı çoğu zaman sinsi bir şekilde ilerler. Böbrek fonksiyonlarının yaklaşık yüzde 90’ı kaybedilene kadar hastalık fark edilmeyebilir. Bu nedenle hastalık çoğu hastada ileri evrede teşhis edilir. Geç teşhis edilen vakalarda ise diyaliz ya da böbrek nakli gerektiren son dönem böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, erken teşhisin böbrek sağlığının korunmasında en önemli adımlardan biri olduğunu vurguluyor. Düzenli sağlık kontrolleri sayesinde böbrek fonksiyonlarının yakından takip edilebildiği ve olası sorunların erken aşamada tespit edilebildiği belirtiliyor.
Sivas’ta sağlık alanındaki gelişmeler ve uzman görüşleri hakkında daha fazla bilgiye Sivas sağlık haberleri başlığı altında yer alan içeriklerden ulaşılabiliyor.
Diyabet ve hipertansiyon en önemli risk faktörleri arasında
Kronik böbrek hastalığının ortaya çıkmasında bazı risk faktörlerinin önemli rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Korğalı, özellikle diyabet ve hipertansiyon hastalarının risk grubunda yer aldığını söyledi.
Korğalı, “Kronik böbrek hastalığı açısından en önemli risk faktörleri diyabet, hipertansiyon, obezite ve sigara kullanımıdır. Bunun yanı sıra aile bireylerinde böbrek hastalığı bulunan kişiler de risk grubunda değerlendirilmektedir” dedi.
Uzmanlara göre, özellikle diyabet ve yüksek tansiyon hastalarının düzenli olarak böbrek fonksiyonlarını kontrol ettirmesi gerekiyor. Kan şekeri ve kan basıncı seviyelerinin kontrol altında tutulmasının, böbrek hasarını önlemede büyük rol oynadığı ifade ediliyor.
Böbrek sağlığını korumak için sağlıklı yaşam alışkanlıkları önemli
Böbrek sağlığının korunmasında sağlıklı yaşam alışkanlıklarının belirleyici olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Esat Korğalı, bireylerin günlük yaşamlarında dikkat etmeleri gereken bazı temel noktaları da paylaştı.
Korğalı’ya göre böbrek sağlığını korumak için kan basıncı ve kan şekeri seviyelerinin düzenli olarak takip edilmesi büyük önem taşıyor. Bunun yanı sıra sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite de böbreklerin yükünü azaltıyor.
Uzmanlar, günlük en az 2 ila 2,5 litre su tüketilmesini önerirken, tuz tüketiminin ise günde 5 gramın altında tutulması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca işlenmiş gıdalardan uzak durmak ve düzenli egzersiz yapmak böbrek fonksiyonlarının korunmasına katkı sağlıyor.
Bununla birlikte kontrolsüz ilaç kullanımının böbrek dokusu üzerinde ciddi zararlar oluşturabileceği de ifade ediliyor. Özellikle gereksiz ağrı kesici ve antibiyotik kullanımından kaçınılması gerektiği vurgulanıyor.
Erken teşhis için düzenli test yaptırılması gerekiyor
Prof. Dr. Korğalı, kronik böbrek hastalığının erken dönemde tespit edilmesinin mümkün olduğunu belirterek vatandaşlara düzenli sağlık kontrolü yaptırmaları çağrısında bulundu.
Uzmanlara göre yılda en az bir kez kreatinin testi ve idrar tahlili yaptırmak böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor. Bu basit testler sayesinde böbreklerde meydana gelebilecek olası hasarlar erken aşamada tespit edilebiliyor.
Dünya Böbrek Günü dolayısıyla vatandaşlara çağrıda bulunan Korğalı, risk faktörleri bulunan kişilerin mutlaka bir üroloji veya nefroloji uzmanına başvurması gerektiğini söyledi.
Korğalı, “Böbrek sağlığınızı korumak genel sağlığınızı korumanın önemli bir parçasıdır. Risk faktörleriniz varsa zaman kaybetmeden bir uzmana başvurarak gerekli taramaları yaptırmanız büyük önem taşır” diyerek sözlerini tamamladı.