İçeriğe atla
SON DAKİKA
🕒 19 Eylül 12:49
NAMAZİmsak 04:35Güneş 06:09Öğle 12:31İkindi 15:59Akşam 18:41Yatsı 20:00
Sivas 20° Parçalı bulutlu💵 USD 48.78💶 EUR 55.99
Sağlık

439 Kişilik Araştırma: “Beyin Çürümesi” Neyi Tetikliyor?

ÖzetKarabük Üniversitesi araştırmacılarının 439 katılımcıyla gerçekleştirdiği çalışma, dijital çağın popüler kavramlarından “beyin çürümesi” ile tükenmişlik, stres, kaygı ve depresif belirtiler arasındaki ilişkiyi mercek altına aldı. Araştırmada doğrudan bir neden-sonuçtan ziyade dikkat çekici bir psikolojik “kayıp sarmalı” ortaya konuldu.
Tolgahan ŞimşekMuhabir · · 4 dk okuma
439 Kişilik Araştırma: “Beyin Çürümesi” Neyi Tetikliyor?
Karabük Üniversitesi araştırması, “beyin çürümesi” ile depresif belirtiler arasındaki dolaylı zinciri inceledi.

Telefonu elinize aldınız, birkaç kısa video izlemek için sosyal medyaya girdiniz.

Bir video diğerini, o da bir başkasını takip etti. Bir süre sonra ne izlediğinizi bile tam olarak hatırlamadan ekranda kaydırmaya devam ettiniz.

Son yıllarda özellikle sosyal medya kullanıcıları arasında “brain rot”, Türkçesiyle “beyin çürümesi” olarak adlandırılan bu durum bilimsel araştırmalara da konu olmaya başladı.

Karabük Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Hasan Batmaz, Dr. Öğr. Üyesi Cemile Büşra Özsağır ve Arş. Gör. Halise Arslan Şekkeli tarafından gerçekleştirilen araştırma, “The Cognitive Cost of Brain Rot: Indirect Effects on Depression via Burnout, Stress, and Anxiety” adıyla hakemli Psychological Reports dergisinde 5 Mayıs 2026’da yayımlandı.

Araştırmaya 439 Kişi Katıldı

Çalışmada 439 katılımcıdan veri toplandı.

Katılımcıların yaş ortalaması 22,15 olarak açıklandı.

Araştırmacılar “beyin çürümesi” kavramını bilişsel yorgunluk ve zihinsel tükenmişlikle ilişkilendirerek; tükenmişlik, stres, kaygı, depresif belirtiler ve duygu düzenleme güçlükleri arasındaki bağlantıları istatistiksel bir model üzerinden inceledi.

Önce Tükenmişlik, Ardından Stres ve Kaygı

Araştırmanın en dikkat çekici sonucu ortaya çıkan zincirleme ilişki oldu.

Çalışmada “beyin çürümesi” düzeyi yükseldikçe önce tükenmişlik, ardından stres ve kaygı düzeylerinin yükselmesiyle ilişkili bir yol belirlendi.

Bu değişkenler de daha yüksek depresif belirti düzeyleriyle bağlantılı bulundu.

Araştırmacılar bu süreci bir “kayıp sarmalı” olarak tanımladı. Çalışmanın özetinde tükenmişlik, bu zincirde kritik geçiş noktası olarak gösterildi.

Önemli Ayrıntı: Doğrudan Depresyon Etkisi Bulunmadı

Araştırmanın sonuçlarını yorumlarken önemli bir ayrıntı bulunuyor.

Çalışmanın istatistiksel modelinde “beyin çürümesinin” depresyon üzerindeki doğrudan etkisi anlamlı bulunmadı.

Araştırmacıların ortaya koyduğu bağlantı dolaylıydı:

Beyin çürümesi → tükenmişlik → stres/kaygı → depresif belirtiler

şeklinde bir aracılık modeli ortaya çıktı.

Bu nedenle araştırmayı, “sosyal medyada kısa video izlemek depresyona neden oluyor” şeklinde yorumlamak bilimsel olarak doğru değil.

Çalışma değişkenler arasında istatistiksel ilişkiler ve olası mekanizmalar ortaya koyuyor; tek başına neden-sonuç ilişkisini kanıtlamıyor.

“Yüzde 65” Ne Anlama Geliyor?

Araştırmanın ardından ABD merkezli Fortune tarafından yayımlanan haberde çalışmanın tam istatistiksel modelinin depresyon puanlarındaki varyansın yüzde 65’ini açıkladığı aktarıldı.

Ancak bu ifade zaman zaman sosyal medyada yanlış yorumlanabiliyor.

“Beyin çürümesi depresyonun yüzde 65’ine neden oluyor” demek doğru değil.

Yüzde 65'lik değer; beyin çürümesi, tükenmişlik, stres, kaygı ve araştırmada kontrol edilen diğer psikolojik değişkenlerin birlikte bulunduğu modelin, bu örneklemde depresyon puanları arasındaki farklılığın ne kadarını istatistiksel olarak açıkladığını gösteriyor.

Peki “Beyin Çürümesi” Nedir?

“Brain rot” aslında yeni ortaya çıkmış bir ifade değil.

Oxford University Press, kavramı 2024 yılının kelimesi olarak seçti. Seçim sürecinde 37 binden fazla kişi oy kullandı. Oxford verilerine göre ifadenin kullanım sıklığı 2023'ten 2024'e yüzde 230 arttı.

Oxford kavramı; özellikle önemsiz veya zihinsel olarak zorlayıcı olmayan çevrim içi içeriklerin aşırı tüketilmesine bağlı olduğu düşünülen zihinsel ya da entelektüel gerileme için kullanılan bir ifade olarak tanımlıyor.

Karabük Üniversitesi araştırmasında ise kavram özellikle bilişsel yorgunluk ve zihinsel tükenme üzerinden ele alındı.

“Zombi Kaydırma” Nedir?

Konuyla birlikte gündeme gelen bir başka kavram da “zombi kaydırma”.

Bu ifade kişinin belirli bir amaç taşımadan, ne izlediğine veya neden izlediğine fazla dikkat etmeden içerikler arasında pasif biçimde ilerlemesini anlatmak için kullanılıyor.

Fortune, Karabük Üniversitesi araştırmasını aktarırken “beyin çürümesi” durumunun yüksek uyarılma ve hedef odaklı davranış içeren oyun bağımlılığından farklı bir yapıda değerlendirildiğine dikkat çekti.

Buradaki davranışın daha pasif ve düşük enerjili bir tüketim biçimine benzediği belirtildi.

Zihnin “Kapanması” İddiasına Dikkat

Araştırmayla ilgili sosyal medya paylaşımlarında en dikkat çekici iddialardan biri de beynin aşırı içerik karşısında kendisini korumak amacıyla “bilinçli olarak kapandığı” yönünde.

Bu ifade fazla kesin.

Fortune haberinde araştırmacıların zihinsel bulanıklık ve uyuşukluğu, kaynakların korunmasına yönelik bir tür savunma veya enerji tasarrufu çerçevesinden değerlendirdiği aktarılıyor.

Ancak araştırmada katılımcıların beyin aktiviteleri görüntülenmedi ve doğrudan nörolojik bir “kapanma” ölçülmedi.

Dolayısıyla bunu “beynin kendisini bilinçli olarak kapattığı kanıtlandı” şeklinde sunmak doğru değil. Daha doğru ifade, araştırmacıların sonuçları zihinsel kaynakların tükenmesi ve korunması teorileri üzerinden yorumlaması.

Gerçekten Beyin Çürüyor mu?

“Beyin çürümesi” ifadesi de kelime anlamıyla değerlendirilmemeli.

Oxford University Press, kavramı 2025 yılında Oxford English Dictionary'ye dahil ederken bilim insanlarının uzun süre telefon veya sosyal medya kullanımından sonra olumsuz duygular yaşanabileceğini belirttiğini, ancak bu davranışların beynin gerçekten fiziksel olarak “çürümesine” yol açtığını gösteren bir kanıt bulunmadığını da özellikle vurguladı.

Dolayısıyla “brain rot” şu aşamada günlük dilde ve bilimsel araştırmalarda kullanılan bir kavram; kişinin beyninin fiziksel olarak çürümesini ifade eden tıbbi bir tanı değil.

Araştırmacılardan Bilinçli Dijital Tüketim Vurgusu

Araştırmanın sonuç bölümünde yalnızca sorunlar değil, alınabilecek önlemler de gündeme getirildi.

Araştırmacılar tükenmişlik ve duygu düzenlemeye yönelik psikolojik müdahalelerin yanı sıra bilinçli dijital tüketim ve medya okuryazarlığının desteklenmesinin bilişsel yorgunluğu önlemeye yardımcı olabileceğini belirtti.

Telefonla geçirilen toplam süreden çok, kişinin nasıl içerikler tükettiği ve bu tüketimin ne ölçüde pasif bir alışkanlığa dönüştüğü de yeni araştırmaların önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor.

Yorumlar

E-posta adresiniz yayımlanmaz ve üçüncü kişilerle paylaşılmaz; yalnızca yorumunuz onaylandığında size haber vermek için kullanılır. Aydınlatma metni

İlk yorumu siz yapın.

Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin

Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.

Sponsorlu içerik

Bu Haber İlginizi Çekebilir

25 Yılı Dolduran Sağlık Çalışanı Nöbetten Muaf mı?
Sağlık

25 Yılı Dolduran Sağlık Çalışanı Nöbetten Muaf mı?

Sağlık çalışanları arasında yeniden gündeme gelen 25 yıllık hizmet sonrası nöbet muafiyetinin mevzuat dayanağı bulunuyor. Ancak 25 yılın tamamlanması personelin otomatik olarak nöbetten çıkarılması anlamına gelmiyor.

Haberin Detayı →

Bunları da Okuyun

19 Eylül 2026 Sivas nöbetçi eczaneleri: Adres ve telefonları

Haberin Detayı →

Uyku Süresi ile Biyolojik Yaşlanma Arasında Dikkat Çeken Bağ

Haberin Detayı →

Sivas’ta Diş Hekimliği Dünyasını Buluşturan Kongre Başladı

Haberin Detayı →

Sivas gündemini kaçırmayın

Günün öne çıkan haberlerini e-postanıza alın. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Kaydolarak e-posta ile bilgilendirme almayı kabul etmiş olursunuz. Verileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz (KVKK).

İhbar Hattı