İçeriğe atla
SON DAKİKA
🕒 19 Eylül 14:00
NAMAZİmsak 04:35Güneş 06:09Öğle 12:31İkindi 15:59Akşam 18:41Yatsı 20:00
Sivas 20° Parçalı bulutlu💵 USD 48.78💶 EUR 55.99
Sağlık

Kahveyi Ne Zaman İçtiğiniz Önemli Olabilir

Özet40 binden fazla yetişkinin verilerini inceleyen araştırmada, kahvesini ağırlıklı olarak sabah saatlerinde içenlerde tüm nedenlere ve kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riski daha düşük bulundu. Gün boyunca kahve tüketenlerde ise aynı anlamlı ilişki görülmedi.
Tolgahan ŞimşekMuhabir · · 5 dk okuma
Kahveyi Ne Zaman İçtiğiniz Önemli Olabilir
ABD'de 40 bin 725 yetişkinin verileri, sabah kahvesiyle daha düşük ölüm riski arasında ilişki gösterdi.

Sabah güne bir fincan kahveyle başlayanlar için dikkat çekici bir araştırma yayımlandı.

European Heart Journal dergisinde yayımlanan çalışma, yalnızca ne kadar kahve içildiğinin değil, kahvenin günün hangi saatinde tüketildiğinin de sağlık sonuçlarıyla ilişkili olabileceğini ortaya koydu.

ABD'deki 40 bin 725 yetişkinin verilerinin incelendiği araştırmada, kahvesini ağırlıklı olarak sabah saatlerinde tüketen kişilerle kahveyi gün boyunca içmeye devam edenlerin uzun dönem sonuçları karşılaştırıldı.

40 Bin 725 Kişi İncelendi

Araştırmacılar, ABD Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Araştırması'nın (NHANES) 1999-2018 dönemine ait verilerinden yararlandı.

Ana analizde 40 bin 725 yetişkin yer aldı.

Araştırmada belirlenen kahve içme alışkanlıklarının güvenilirliğini kontrol etmek amacıyla ayrıca 1.463 kişinin yedi günlük ayrıntılı beslenme kayıtlarından oluşan başka bir veri grubunda da benzer örüntüler araştırıldı.

Katılımcılar ortanca 9,8 yıl boyunca takip edildi.

Bu süre içerisinde;

İki Farklı Kahve İçme Alışkanlığı Ortaya Çıktı

Araştırmacılar kahve tüketenler arasında iki temel zamanlama örüntüsü belirledi.

İlk gruptakiler kahvelerini ağırlıklı olarak sabah 04.00 ile 11.59 arasında tüketiyordu.

İkinci grupta ise kahve tüketimi yalnızca sabahla sınırlı kalmıyor; öğleden sonra ve akşam saatlerine de yayılıyordu.

Katılımcıların yaklaşık yüzde 36'sı sabah tipi kahve tüketim grubunda yer aldı.

Çalışmanın yayımlanmış metninde gün boyu tüketen grubun oranına ilişkin küçük bir tutarsızlık bulunuyor: makalenin özetinde yüzde 14 ifadesi kullanılırken sonuç bölümünde 6 bin 489 kişi, yani yaklaşık yüzde 16 bildiriliyor. Bu nedenle asıl sağlık sonuçlarının değerlendirilmesinde katılımcı sayıları ve risk oranları esas alındı.

Sabah İçenlerde Dikkat Çeken Sonuç

Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu kahvesini ağırlıklı olarak sabah içenlerde ortaya çıktı.

Yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, fiziksel aktivite, beslenme kalitesi, toplam kalori tüketimi, sağlık durumu, kafeinli ve kafeinsiz kahve miktarı gibi çok sayıda faktör hesaba katıldı.

Uyku süresi ve uyku sorunlarının da dahil edildiği analizde, kahve içmeyenlerle karşılaştırıldığında sabah tipi kahve tüketenlerde tüm nedenlere bağlı ölüm riskinin yüzde 16 daha düşük olduğu görüldü.

Risk oranı HR 0,84 olarak hesaplandı.

Kalp-Damar Ölümlerinde Fark Daha Büyük

Kalp-damar hastalıklarına bağlı ölümlerde ilişki daha belirgin çıktı.

Sabah kahvesi grubundaki kişilerde, kahve içmeyenlere kıyasla kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riski yüzde 31 daha düşük bulundu.

Bu karşılaştırmada risk oranı HR 0,69 olarak hesaplandı.

Kanser nedeniyle ölümlerde ise sabah kahvesi tüketimiyle istatistiksel olarak anlamlı bir risk azalması tespit edilmedi.

Gün Boyu Kahve İçenlerde Aynı Avantaj Görülmedi

Araştırmanın önemli noktalarından biri de kahveyi sabah, öğleden sonra ve akşam saatlerine yayarak tüketen kişilerde ortaya çıktı.

Bu grupta, kahve içmeyenlerle karşılaştırıldığında tüm nedenlere bağlı ölüm riskinde istatistiksel olarak anlamlı bir azalma bulunmadı.

Benzer şekilde kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm açısından da gün boyu kahve tüketen grupta anlamlı bir risk avantajı gösterilemedi.

Bu nedenle sonuçları, “kahve içen herkes daha uzun yaşıyor” şeklinde yorumlamak doğru değil.

Araştırmanın ortaya koyduğu ilişki özellikle kahve tüketiminin zamanlamasına göre değişiyor.

Yüzde 16 ve Yüzde 31 Kime Göre Hesaplandı?

Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor.

Sosyal medyada araştırma zaman zaman;

“Sabah kahvesi içenlerin ölüm riski, gün boyunca kahve içenlerden yüzde 16 daha düşük”

şeklinde aktarılıyor.

Ancak çalışmadaki yüzde 16 ve yüzde 31'lik değerler doğrudan sabah grubu ile gün boyu grubu arasındaki karşılaştırmadan gelmiyor.

Her iki değer de kahve içmeyenlerin referans grup olarak kullanıldığı analizden elde edildi.

Sabah grubunda anlamlı risk azalması görülürken gün boyu grubunda kahve içmeyenlere karşı anlamlı bir avantaj bulunmadı.

Kahve Miktarı Arttığında Ne Oldu?

Araştırmacılar yalnızca saatleri değil, günlük tüketilen kahve miktarını da inceledi.

Sonuçlara göre kahve miktarı ile tüm nedenlere bağlı ölüm arasındaki ilişki, kahvenin hangi zaman diliminde tüketildiğine bağlı olarak değişiyordu.

Sabah tipi grupta daha yüksek kahve tüketimi daha düşük ölüm riskiyle ilişkili bulunurken, gün boyu kahve tüketenlerde benzer bir ilişki istatistiksel olarak ortaya çıkmadı.

Örneğin sabah grubunda günde 2-3 fincandan fazla tüketim kategorilerinde de daha düşük risk oranları görüldü.

Ancak bu sonuç, “ne kadar fazla kahve o kadar iyi” anlamına gelmiyor.

Araştırma kahve tüketimini artırmaya yönelik bir klinik tavsiye vermiyor ve bireysel sağlık durumuna göre kafeinin etkileri değişebiliyor.

Peki Sabah Kahvesi Neden Farklı Olabilir?

Araştırmacılar elde edilen sonuçların arkasında bulunabilecek bazı olası mekanizmaları da tartıştı.

Bunlardan ilki sirkadiyen ritim, yani vücudun yaklaşık 24 saatlik biyolojik döngüsü.

Kafeinli kahvenin günün ilerleyen saatlerinde tüketilmesinin melatonin üretimi ve uyku-uyanıklık döngüsü üzerinde etkili olabileceği değerlendiriliyor.

Araştırmacılar önceki bir klinik çalışmada öğleden sonra ve akşam saatlerindeki yoğun kahve tüketiminin gece melatonin tepe düzeyinde yaklaşık yüzde 30 azalmayla ilişkilendirildiğini hatırlattı.

İltihaplanma Mekanizması da Tartışılıyor

İkinci olası açıklama ise kahvenin içerdiği biyolojik olarak aktif bileşikler.

Kahvede bulunan bazı maddelerin anti-inflamatuar etkilerinin olabileceği biliniyor.

Vücuttaki bazı inflamasyon belirteçlerinin seviyeleri de gün içerisinde değişiklik gösteriyor ve genellikle sabah saatlerinde daha yüksek oluyor.

Araştırmacılar bu nedenle kahvenin bazı bileşenlerinin sabah saatlerinde tüketilmesinin zamanlamayla bağlantılı farklı etkiler oluşturabileceğini değerlendiriyor.

Ancak bunlar çalışmanın doğrudan kanıtladığı mekanizmalar değil; sonuçları açıklamak amacıyla araştırmacılar tarafından öne sürülen olası açıklamalar.

“Sabah Kahvesi Ömrü Uzatıyor” Denilebilir mi?

Hayır.

Araştırmanın en önemli sınırlaması gözlemsel olması.

Bilim insanları kişileri rastgele “sabah kahvesi”, “gün boyu kahve” ve “kahvesiz” gruplarına atayıp yıllarca takip etmedi.

Katılımcıların mevcut alışkanlıkları ile daha sonraki sağlık sonuçları arasındaki bağlantılar incelendi.

Bu nedenle çalışma sabah kahvesinin daha düşük ölüm riskine neden olduğunu kanıtlamıyor, yalnızca iki durum arasında istatistiksel bir ilişki bulunduğunu gösteriyor.

Araştırmada kahve tüketimi ve bazı diğer bilgiler katılımcıların kendi bildirimlerine dayanıyor. Araştırmacılar ayrıca vardiyalı çalışma gibi ölçülmeyen faktörlerin sonuçları kısmen etkilemiş olabileceğini de sınırlamalar arasında değerlendiriyor.

Araştırmacıların Sonucu: Saat de Önemli Olabilir

Çalışmanın genel sonucu, kahvenin sağlıkla ilişkisini incelerken yalnızca miktarın değil tüketildiği zamanın da dikkate alınması gerekebileceğini gösteriyor.

Araştırmacılar, sabah kahvesi tüketiminin günün ilerleyen saatlerinde kahve içmeye kıyasla daha düşük ölüm riskiyle daha güçlü biçimde ilişkili göründüğünü belirtiyor.

Ancak bu ilişkinin nedenlerini kesinleştirmek ve doğrudan neden-sonuç bağlantısını test etmek için yeni çalışmalara ihtiyaç bulunuyor.

Yorumlar

E-posta adresiniz yayımlanmaz ve üçüncü kişilerle paylaşılmaz; yalnızca yorumunuz onaylandığında size haber vermek için kullanılır. Aydınlatma metni

İlk yorumu siz yapın.

Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin

Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.

Sponsorlu içerik

Bu Haber İlginizi Çekebilir

439 Kişilik Araştırma: “Beyin Çürümesi” Neyi Tetikliyor?
Sağlık

439 Kişilik Araştırma: “Beyin Çürümesi” Neyi Tetikliyor?

Karabük Üniversitesi araştırmacılarının 439 katılımcıyla gerçekleştirdiği çalışma, dijital çağın popüler kavramlarından “beyin çürümesi” ile tükenmişlik, stres, kaygı ve depresif belirtiler arasındaki ilişkiyi mercek altına aldı. Araştırmada doğrudan bir neden-sonuçtan ziyade dikkat çekici bir psikolojik “kayıp sarmalı” ortaya konuldu.

Haberin Detayı →

Bunları da Okuyun

25 Yılı Dolduran Sağlık Çalışanı Nöbetten Muaf mı?

Haberin Detayı →

19 Eylül 2026 Sivas nöbetçi eczaneleri: Adres ve telefonları

Haberin Detayı →

Uyku Süresi ile Biyolojik Yaşlanma Arasında Dikkat Çeken Bağ

Haberin Detayı →

Sivas gündemini kaçırmayın

Günün öne çıkan haberlerini e-postanıza alın. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Kaydolarak e-posta ile bilgilendirme almayı kabul etmiş olursunuz. Verileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz (KVKK).

İhbar Hattı