İçeriğe atla
SON DAKİKA
🕒 19 Eylül 15:28
NAMAZİmsak 04:35Güneş 06:09Öğle 12:31İkindi 16:00Akşam 18:41Yatsı 20:00
Sivas 21° Parçalı bulutlu💵 USD 48.78💶 EUR 55.99
Sağlık

Aktif Yaşlanma Gerçeği: Sivas’ta Gerontologdan Dikkat Çeken “Anlamlı Yaşam” Vurgusu

ÖzetSivas Numune Hastanesi’nde görev yapan Gerontolog Gökçe Tan, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında yaptığı açıklamada aktif yaşlanma kavramının önemine dikkat çekti.
Gizem TürkmenMuhabir · · 3 dk okuma
Beyaz önlüklü bir kadın, masa başında ellerini birleştirerek oturuyor; yanında kalemlik bulunuyor.

Sivas Numune Hastanesi’nde görev yapan Gerontolog Gökçe Tan, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında yaptığı açıklamada aktif yaşlanma kavramının önemine dikkat çekti. İnsanlığın ölümsüzlük arayışından günümüzde kaliteli ve anlamlı yaşam hedeflerine evrildiğini belirten Tan, yaşlı bireylerin toplum içinde aktif, üretken ve saygın bireyler olarak yer almasının gerekliliğini vurguladı.

Sivas Numune Hastanesi’nde görev yapan Gerontolog Gökçe Tan, 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamalarda, aktif yaşlanma kavramının günümüzde giderek daha fazla önem kazandığını belirtti. Tan’a göre, insanlığın binlerce yıldır süregelen ölümsüzlük arayışı, modern dünyada yerini daha anlamlı bir hedefe bıraktı.

Tan, “Bugün aktif yaşlanma kavramı, kadim ölümsüzlük arzusunun dönüşmüş halidir. Artık hedef sonsuz yaşam değil; uzayan ömrü anlamlı, katılımcı ve onurlu bir şekilde sürdürebilmektir” ifadelerini kullandı.

Yaşlılık sürecinin yalnızca biyolojik bir durum olarak değil; sosyal, psikolojik ve kültürel boyutlarıyla ele alınması gerektiğini belirten Tan, bu yaklaşımın hem birey hem de toplum açısından önemli kazanımlar sağladığını dile getirdi.

İnsanlık tarihinin en eski anlatılarında bile ölümsüzlük arzusunun izlerine rastlandığını vurgulayan Tan, yaklaşık 4 bin yıl öncesine dayanan Gılgamış Destanı’na dikkat çekti. Bu destanda, dostunu kaybeden Kral Gılgamış’ın gençlik otunu arayışının anlatıldığını belirten Tan, benzer şekilde Anadolu efsanelerinde Lokman Hekim’in ölümsüzlük ilacına ulaşma hikayelerinin de yer aldığını ifade etti.

Ancak zaman içinde ölümsüzlüğün mümkün olmadığının anlaşılmasıyla birlikte toplumların yaşlı bireylere bakış açısında önemli değişimler yaşandı. Arkeolojik bulguların, yarım milyon yıl öncesine kadar uzanan süreçte yaşlı bireylere yönelik bakımın varlığını ortaya koyduğunu belirten Tan, bu durumun insanlık tarihindeki dayanışma kültürünü gözler önüne serdiğini söyledi.

Antik Yunan’da yaşlı bakımına yönelik katı yasaların bulunduğunu hatırlatan Tan, yaşlı bireylerine bakmayan çocukların cezalandırıldığını ifade etti. Bunun yanında şehir destekli bakım sistemlerinin de uygulandığını belirtti.

Anadolu’da yaşlılara yönelik kurumsal bakımın önemli örneklerinden birinin Sivas’ta kurulan Darülreha olduğunu dile getiren Tan, bu yapının tarihteki ilk huzurevlerinden biri olarak kabul edildiğini söyledi.

Bu kapsamda, geçmişte yaşlı bireylerin çoğunlukla aile içinde bakım gördüğünü belirten Tan, zamanla yaşlılığa bağlı sağlık sorunlarının daha görünür hale gelmesiyle birlikte bu sürecin tıbbi ve kurumsal bir boyut kazandığını ifade etti.

Sivas’taki bu tarihsel miras, günümüzde de yaşlı bakımına verilen önemin köklü bir geçmişe dayandığını gösteriyor. Bu alandaki gelişmeleri yakından takip etmek için [Sivas sağlık haberleri] ve [yaşlı bakım hizmetleri] gibi içerikler de kamuoyuna önemli bilgiler sunuyor.

Orta Çağ’da tıbbın en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen İbn-i Sina’nın yaşlılık üzerine yaptığı çalışmaların da günümüz yaklaşımlarına ışık tuttuğunu belirten Tan, “El Kanun Fi’t Tıp” adlı eserde yaşlılık dönemine özgü bedensel değişimlerin ve sağlık sorunlarının detaylı şekilde ele alındığını söyledi.

İbn-i Sina’nın yalnızca hastalıkları değil, yaşam tarzının yaşlanma üzerindeki etkilerini de değerlendirdiğini vurgulayan Tan, bu yaklaşımın günümüzdeki sağlıklı yaşlanma kavramının temelini oluşturduğunu ifade etti.

Geriatri ve gerontoloji alanlarının gelişimiyle birlikte yaşlanma sürecinin bilimsel olarak ele alınmaya başlandığını belirten Tan, 20. yüzyılın başlarında Ignatz Leo Nascher tarafından ortaya konulan “geriatri” kavramının yaşlı sağlığını ayrı bir uzmanlık alanı haline getirdiğini söyledi.

Bunun yanında gerontolojinin, yaşlanmayı biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla inceleyen bağımsız bir bilim dalı olarak geliştiğini ifade eden Tan, bu disiplinlerin birlikte çalışarak yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hedeflediğini belirtti.

Aktif yaşlanma kavramının ilk kez tarafından tanımlandığını belirten Tan, bu yaklaşımın üç temel unsur üzerine kurulduğunu söyledi: sağlık, katılım ve güvenlik.

Bu modelin, yaşlı bireyleri yalnızca sağlık hizmeti alan pasif bireyler olarak değil; aynı zamanda üretken, sosyal hayata katılan ve karar süreçlerinde yer alan bireyler olarak değerlendirdiğini ifade etti.

Bu kapsamda, yaşlı bireylerin toplumsal hayata aktif katılımını destekleyen politikalar hakkında daha fazla bilgiye [Türkiye sağlık politikaları] içerikleri üzerinden ulaşılabiliyor.

Gerontolog Gökçe Tan, açıklamasının sonunda dikkat çekici bir mesaj verdi:

“Ne Kral Gılgamış ölümsüzlüğe ulaşabildi ne de Lokman Hekim gençlik iksirini kullanabildi. Bugün geldiğimiz noktada esas hedef, yaşam süresini uzatmak değil; bu süreyi anlamlı, katılımcı ve onurlu hale getirmektir.”

Tan ayrıca, Romalı düşünür Cicero’nun sözlerine atıfta bulunarak, yaşlılık döneminde en önemli unsurun bilgi ve erdem olduğunu ifade etti.

Yorumlar

E-posta adresiniz yayımlanmaz ve üçüncü kişilerle paylaşılmaz; yalnızca yorumunuz onaylandığında size haber vermek için kullanılır. Aydınlatma metni

İlk yorumu siz yapın.

Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin

Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.

Sponsorlu içerik

Bu Haber İlginizi Çekebilir

ChatGPT ile Yazmak Beyni Daha Az mı Çalıştırıyor?
Sağlık

ChatGPT ile Yazmak Beyni Daha Az mı Çalıştırıyor?

MIT Media Lab araştırmacılarının 54 kişiyle gerçekleştirdiği EEG çalışmasında ChatGPT ile yazı yazan grupta, dijital araç kullanmayan gruba kıyasla daha zayıf işlevsel beyin bağlantıları gözlendi. Ancak çalışma henüz hakem değerlendirmesinden geçmedi ve ChatGPT’nin “beyne zarar verdiğini” göstermiyor.

Haberin Detayı →

Bunları da Okuyun

2040’ta Biyolojik Yaşlanma Geri Çevrilebilir mi?

Haberin Detayı →

Kahveyi Ne Zaman İçtiğiniz Önemli Olabilir

Haberin Detayı →

439 Kişilik Araştırma: “Beyin Çürümesi” Neyi Tetikliyor?

Haberin Detayı →

Sivas gündemini kaçırmayın

Günün öne çıkan haberlerini e-postanıza alın. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Kaydolarak e-posta ile bilgilendirme almayı kabul etmiş olursunuz. Verileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz (KVKK).

İhbar Hattı