Sosyal Medya ve Oyunlar Alarm Veriyor!

TBMM Komisyonu'nda dijital riskler masaya yatırıldı
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Saldırıları ile Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, dijital dünyanın çocuklar ve gençler üzerindeki etkilerini değerlendirmeyi sürdürüyor. Daha önce kurum temsilcileri ve uzmanları dinleyen komisyon, son toplantısında öğrenci ve öğretmenlerin görüşlerine yer verdi.
Toplantıda özellikle dijital oyunlar, sosyal medya kullanımı, akran zorbalığı, siber güvenlik, ekran bağımlılığı ve çocukların internet ortamında karşı karşıya kaldığı riskler ele alındı. Öğrenciler yaşadıkları sorunları doğrudan milletvekilleriyle paylaşırken, uzmanlar ve eğitimciler de çözüm önerilerini anlattı.
Öğrenciler: "Biz dijital yerlileriz"
Komisyonda konuşan 12. sınıf öğrencisi Muhammed Emrecan Öztürk, gençlerin teknolojiyle iç içe büyüdüğünü belirterek, "Biz gençler dijital yerlileriz. Yetişkinler ise bu dünyanın sonradan parçası olan dijital göçmenler." ifadelerini kullandı.
Öztürk, öğrencilerin dijital ortamda yaşadığı birçok olumsuzluğu resmi mercilere bildirmekten çekindiğini belirterek, kimliklerinin ortaya çıkacağı endişesi nedeniyle şikâyette bulunamadıklarını söyledi.
"İspiyoncu denmesin diye sessiz kalıyoruz"
sınıf öğrencisi Elif Berra Kuyumcu ise sosyal medya platformlarında şiddeti özendiren içeriklerin gençler arasında hızla yayıldığını ifade etti.
Kuyumcu, yaş sınırı bulunan içeriklere VPN gibi uygulamalar aracılığıyla kolayca erişilebildiğini belirterek, birçok öğrencinin "ispiyoncu" damgası yememek veya ailelerinden tepki görmek istemediği için yaşadığı sorunları gizlediğini dile getirdi.
sınıf öğrencisi Batuhan Er de akran zorbalığının önemli ölçüde sosyal medya üzerinden yürütüldüğünü söyledi. Yapılan paylaşımların öğrencileri psikolojik olarak olumsuz etkilediğini belirten Er, zorbalığa uğrayan çocukların zamanla yalnızlaştığını ifade etti.
Gece oyun oynayan öğrenciler derste uyuyor
Toplantıda söz alan 11. sınıf öğrencisi Sude Çil ise dijital oyunların eğitim hayatına etkilerine dikkat çekti.
Çil, bazı öğrencilerin gece geç saatlere kadar çevrim içi oyun oynadığını, bunun sonucunda ders sırasında uyuyabildiklerini belirterek oyun bağımlılığının akademik başarıyı da olumsuz etkileyebildiğini söyledi.
Komisyonda dile getirilen değerlendirmeler, dijital oyunların yalnızca eğlence amacıyla kullanılmadığını, kontrolsüz kullanımın öğrencilerin günlük yaşamını da etkileyebildiğini ortaya koydu.
Öğrenciler akran zorbalığının nedenlerini anlattı
Toplantıya katılan öğrenciler, akran zorbalığının nedenlerine ilişkin kendi gözlemlerini de paylaştı.
Öğrencilere göre zorbalık yapan kişiler;
Kendilerini güçlü göstermek istiyor.
Başkaları tarafından gördükleri baskıyı farklı kişilere uyguluyor.
Arkadaşlarını hedef seçerek üstünlük kurmaya çalışıyor.
Kabul görmek ve dikkat çekmek amacıyla şiddete başvurabiliyor.
Öğretmenlerden ailelere çağrı
Altındağ Ertuğrul Gazi Ortaokulu Türkçe Öğretmeni Fadime Tan ise veli toplantılarına çoğunlukla başarılı ve sorunsuz öğrencilerin ailelerinin katıldığını söyledi.
Tan, özellikle babaların çocukların eğitim süreçlerine daha fazla dahil olması gerektiğini belirterek aile içi iletişimin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Dijital oyunların çocuklar üzerindeki etkilerine de değinen Tan, bazı öğrencilerin zamanla duygularını ifade etmekte zorlandığını, iletişim becerilerinin zayıflayabildiğini ve bunun çeşitli davranış sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.
Uzmandan "dağınık beyin sendromu" uyarısı
Komisyonda sunum yapan Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci de dijital bağımlılığın çocuklar üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Dilci, özellikle yatak odasında telefon bulundurmanın çocukların uyku düzenini ve dikkat seviyesini olumsuz etkileyebileceğini belirterek yeni nesilde "dağınık beyin sendromu" olarak tanımladığı dikkat dağınıklığının yaygınlaştığını söyledi.
Prof. Dr. Dilci ayrıca dijital oyunların içeriklerinin daha sıkı denetlenmesi gerektiğini belirterek, çocukların psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebilecek unsurların uzman komisyonlar tarafından incelenmesinin önem taşıdığını ifade etti.
"Ekransız cumartesi" önerisi
Ailelere de tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Tuncay Dilci, haftanın en az bir gününün dijital ekranlardan uzak geçirilmesini önerdi.
"Ekransız cumartesi" uygulamasının aile bireyleri arasındaki iletişimi güçlendireceğini ifade eden Dilci, yaptıkları çalışmalarda internet ve sosyal medya kullanılmadan geçirilen bir günün bireylerin kendilerini daha mutlu ve daha iyi hissetmelerine katkı sağladığını gözlemlediklerini söyledi.
Komisyonda dile getirilen değerlendirmeler, dijital bağımlılık, akran zorbalığı ve çocukların güvenli internet kullanımı konusunda ailelerin, eğitimcilerin ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu. TBMM Komisyonu'nun çalışmalarını ilerleyen süreçte de sürdürmesi bekleniyor.
Yorumlar
İlk yorumu siz yapın.





