Okullar kapandı. Karneler alındı, sıralar boşaldı, okul bahçelerindeki çocuk sesleri yerini yazın sıcak günlerine bıraktı. Çoğu zaman yaz tatilini yalnızca dinlenme dönemi olarak görürüz. Oysa yaz tatili, çocuklarımızın akademik başarısından çok kişisel gelişimine yatırım yapabileceğimiz eşsiz bir fırsattır.
Bir çocuğun en önemli ihtiyacı yalnızca test çözmek değildir. Hayatı tanımaya, doğaya dokunmaya, kitaplarla dost olmaya, ailesiyle kaliteli zaman geçirmeye de ihtiyacı vardır. Bugün başarılı yetişkinlerin ortak özelliklerine baktığımızda, sadece ders çalışan değil; düşünen, sorgulayan, iletişim kurabilen ve problem çözebilen bireyler olduklarını görüyoruz.
Yaz boyunca çocuklarımızın her gün saatlerce ekran karşısında vakit geçirmesi yerine kitap okumaya, spor yapmaya, yeni beceriler öğrenmeye ve sosyal etkinliklere yönlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Birlikte yemek yapmak, bahçede çiçek yetiştirmek, müze gezmek, dedeleriyle eski hikâyeleri dinlemek, gönüllü sosyal çalışmalara katılmak bile onların karakter gelişimine önemli katkılar sağlayacaktır.
Velilere düşen en önemli görev ise çocukların her dakikasını programlarla doldurmak değil; onların merak etmelerine, keşfetmelerine ve çocukluklarını doyasıya yaşamalarına fırsat vermektir.
Unutmayalım; yaz tatili sadece bir eğitim yılının sonu değil, hayat okulunun en değerli derslerinin başladığı zamandır.
Betül Mülayim Taşkıran
Eğitim Koçu