Köşe Yazıları

3, 2, 1!    Kepler Havaya!

Bir okul bahçesinde daha kep atıldı bugün. Gökyüzüne yükselen kepler , gençliğin umutlarını, ailelerin fedakârlıklarını ve yılların emeğini temsil ediyordu.

Gündem Sivas Muhabir
Gündem Sivas Muhabir
Editör
20 Haziran 2026 22:05

Bir okul bahçesinde daha kep atıldı bugün. Gökyüzüne yükselen kepler , gençliğin umutlarını, ailelerin fedakârlıklarını ve yılların emeğini temsil ediyordu. Alkışlar yükseldi, fotoğraflar çekildi, gözler doldu. Herkes mutluydu. En azından o birkaç saat boyunca...

Ama tören alanı boşaldığında, gençlerin zihninde aynı soru yankılanmaya başladı:

“Şimdi ne olacak?”

Diplomalar artık eskisi kadar güçlü bir anahtar değil. Bir zamanlar üniversite mezuniyeti, hayatın güvenli limanına açılan bir kapı olarak görülürdü. Bugün ise birçok genç için diploma, işsizliğin gölgesinde taşınan bir umut belgesine dönüşmüş durumda.

Dört yıl, bazen beş yıl, bazen daha fazla süren eğitim maratonunun ardından gençler kendilerini acı bir gerçekle karşı karşıya buluyor. İş ilanlarında tecrübe isteniyor, ancak tecrübeyi kazanabilecekleri fırsatlar verilmiyor. Üniversiteden yeni çıkmış bir gence, yılların deneyimine sahip biriyle aynı yarışta koşması söyleniyor.

Daha da düşündürücü olan ise gençlerin yalnızca iş bulma kaygısı yaşamaması. Artık gelecek planları da erteleniyor. Ev sahibi olmak bir hayale dönüşmüş durumda. Birikim yapmak neredeyse imkânsız. Kendi ayakları üzerinde durmak isteyen gençler, ekonomik koşullar nedeniyle ailelerinin desteğine ihtiyaç duymaya devam ediyor.

Oysa mezuniyet, bağımsızlığa atılan ilk adım olmalıydı.

Bugünün mezunları sadece iş aramıyor; kendilerine bir yer, bir kimlik, bir gelecek arıyor. Ancak karşılarına çıkan tablo çoğu zaman umut kırıcı oluyor. Mülakatlardan geri dönüş alamayan, aylarca hatta yıllarca bekleyen gençlerin sayısı her geçen gün artıyor. Her reddediliş, yalnızca bir iş fırsatının kaybı değil; aynı zamanda özgüvenin biraz daha aşınması anlamına geliyor.

En acısı da şu: Bu ülkenin en değerli hazinesi olan genç beyinler, emeklerinin karşılığını başka coğrafyalarda aramaya başlıyor. Çünkü umut, insanı yaşadığı yere bağlayan en güçlü duygudur. Umudunu kaybeden genç, bavulunu toplamaya başlar.

Bugün mezun olan gençlerin istediği şey aslında çok büyük değil. Hak ettikleri fırsatları görmek, emeklerinin karşılığını alabilmek ve geleceğe güvenle bakabilmek istiyorlar. Onlar ayrıcalık değil, adalet talep ediyorlar.

Kepini havaya atan her genç, yalnızca bir mezun değildir. O; hayalleri, yetenekleri ve potansiyeli olan bir değerdir. Eğer bu değerleri görmezden gelirsek, kaybeden yalnızca gençler olmayacak. Kaybeden, onların enerjisine ve üretkenliğine ihtiyaç duyan toplumun kendisi olacaktır.

Bugün mezuniyet törenlerinde yükselen alkışların yarın da devam etmesini istiyorsak, gençlerin sesine kulak vermeliyiz. Çünkü bir ülkenin geleceği, diploma alan gençlerin yüzündeki tebessüm kadar; mezuniyet sonrasında yaşayabildikleri umutla da ölçülür.

Kep havaya atılıyor...

Asıl mesele, o kep yere düştüğünde gençlerin hayallerinin de yere düşmemesidir.
 

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!