Milyonlarca öğrenci bugünlerde aynı heyecanı yaşıyor. Günlerdir verilen emeğin karşılığını görecekleri sınav sonuçlarını bekliyorlar. Beklemek zor, belirsizlik ise daha da zor...
Ancak unutulmaması gereken çok önemli bir gerçek var: Bir sınav sonucu, bir çocuğun değerini belirlemez.
Ne yazık ki toplum olarak çoğu zaman başarıyı tek bir puana indiriyoruz. Oysa her çocuğun güçlü olduğu alan farklıdır. Kimisi matematikte parlar, kimisi sanatta, kimisi sporda, kimisi iletişimde...
Sonuçlar açıklandığında ailelerin ilk görevi eleştirmek değil, çocuklarını dinlemek olmalıdır. Çünkü çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey yargılanmak değil, anlaşılmaktır.
İyi bir sonuç alan öğrenciler başarılarını mütevazılıkla kutlamalı; istediği sonucu alamayan öğrenciler ise bunun yeni bir başlangıç olduğunu bilmelidir. Hayatta ikinci, üçüncü hatta dördüncü fırsatlar her zaman vardır.
Anne ve babalar çocuklarına şunu hissettirebilmelidir: "Sen puanından daha değerlisin."
Çünkü çocuklarımızın özgüvenini korumak, alacakları puandan çok daha kıymetlidir.
Her sınav yeni bir kapıdır. Bazıları hemen açılır, bazıları biraz daha geç... Önemli olan yürümekten vazgeçmemektir.
Tüm öğrencilerimizin emeklerinin karşılığını almasını diliyor, sonuç ne olursa olsun umutlarını kaybetmemelerini temenni ediyorum.
Betül Mülayim Taşkıran
Eğitim Koçu