İçeriğe atla
SON DAKİKA
🕒 3 Eylül 19:21
NAMAZİmsak 04:17Güneş 05:55Öğle 12:36İkindi 16:15Akşam 19:07Yatsı 20:29
☀️ Sivas 21° Açık💵 USD 48.33💶 EUR 55.98
Köşe Yazıları

Evlilikte "Haklı Olma" Yarışı

ÖzetEvlilikte tartışmaların güç savaşına dönüşmemesi için çiftlerin birbirini rakip değil, takım arkadaşı olarak görmesi gerektiği vurgulanıyor.
Tolga TuranKöşe Yazarı · · 2 dk okuma
Kırmızı zemin üzerinde mavi kazaklı, kollarını bağlamış gülümseyen bir kişi ve beyaz yazılar yer alıyor.

Ofisime gelen çiftlerin sohbetlerinde, bazen kendimi bir danışmandan ziyade, hararetli bir maçın ortasındaki hakem gibi hissettiğim anlar olur. Taraflar geçmişten bugüne tutulmuş koca bir defterle gelir masaya. Kim, ne zaman, hangi kelimeyi söylemiş; kim, nerede, nasıl davranmış...

Herkes kendi haklılığının delillerini sunarken, karşı tarafa gol atmanın, o maçı kazanmanın peşindedir. Ancak evlilik söz konusu olduğunda, o görünmez skor tablosunda bir taraf kazandığını ilan ediyorsa, aslında her iki taraf da çoktan kaybetmiştir. Haftanın tam ortasındayız, çarşamba.

Hayatın koşturmacasının, iş ve ev sorumluluklarının en yoğun olduğu gün. Tam da bu yorgunluk anlarında, eşinizle aranızda çıkan ufacık bir tartışmanın nasıl bir anda büyüyüp bir güç savaşına dönüştüğünü hiç fark ettiniz mi?

Konunun ne olduğunun bir önemi kalmaz artık; bulaşıkların makineye dizilmesinden tutun da aile ziyaretlerine kadar her şey, "Ben haklıyım" bayrağını dikmek için birer araca dönüşür.

Rakip Değil, Takım Arkadaşı

Bir evliliği en çok yıpratan dinamiklerden biri, çiftlerin birbirini hayat arkadaşı olarak görmek yerine, aynı sahada birbiriyle yarışan iki rakip gibi konumlandırmasıdır. Tartışma anlarında odak noktası sorunu çözmek ve köprü kurmak olduğunda ilişki büyür. Fakat odak noktası "Benim dediğim doğru, sen hatalısın" diyerek karşı tarafı haksız çıkarmak olduğunda, araya aşılması güç duvarlar örülür.

Haklı çıkma arzusu, insan egosunun en büyük tuzaklarından biridir. Eşinizi haksız çıkardığınızda, ona kendisini suçlu ve eksik hissettirdiğinizde kazandığınız o anlık zafer duygusu, aslında evliliğinizin samimiyetinden çalınmış bir parçadır. Çünkü evlilik, bir galibi ve mağlubu olan bir oyun değildir. Eşinizin kaybettiği bir senaryoda, sizin mutlu olmanız mümkün müdür?

Masanın Aynı Tarafına Geçebilmek

Bir aile danışmanı olarak masamın diğer tarafında oturan çiftlere her zaman söylediğim bir şey vardır: Sorunu karşınıza alıp birbirinizle savaşmayın; birbirinizi yanınıza alıp sorunla savaşın. İletişimi bir ego mücadelesi olmaktan çıkarmanın yolu, masanın karşı taraflarından kalkıp aynı tarafa oturabilmektir.

"Sen" yerine "Biz" diyebilmek: "Sen zaten hep böyle yapıyorsun" suçlaması, karşı tarafta doğrudan bir savunma ve saldırı mekanizması uyandırır. Bunun yerine "Bu durum beni kırıyor ve biz bu sorunu nasıl çözebiliriz?" yaklaşımı, maçı bitirip iş birliğini başlatır.

Haklı olmayı değil, mutlu olmayı seçmek: Bazen bir tartışmada tamamen haklı olabilirsiniz. Ancak o haklılığı eşinizin yüzüne bir çarpma aracı olarak kullanmak yerine, "Şu an kırgınım ama seninle orta yolu bulmak istiyorum" diyebilmek, ilişkinin olgunluğudur.

Son Çağrı: Skor Defterini Kapatmak

Eğer evliliğinizde sürekli geçmiş hataların çetelesini tutuyor, her tartışmada o eski sayfaları yeniden açıp puan toplamaya çalışıyorsanız, o skor defterini artık kapatmanın vakti gelmiş demektir. İlişkileri ayakta tutan şey kusursuz olmak ya da hiç hata yapmamak değil; hataların içinden el ele çıkabilme becerisidir.

Bu çarşamba, eşinizle aranızda bir fikir ayrılığı yaşandığında durun ve kendinize şu soruyu sorun: "Şu an bu tartışmayı kazanmak mı benim için daha önemli, yoksa eşimin kalbini kazanmak mı?" Unutmayın; evlilik iki kişilik bir takımdır ve bu takımda ya birlikte kazanılır ya da birlikte kaybedilir.

Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin

Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.

Sponsorlu içerik
Google'da Gündem Sivastercih edilen kaynağınız yapın — haberlerimizi arama sonuçlarında öne çıkarın

Yorumlar

İlk yorumu siz yapın.

Bu Haber İlginizi Çekebilir

4 EYLÜL: BİR MİLLETİN KALBİNİN ATTIĞI ŞEHİR
Köşe Yazıları

4 EYLÜL: BİR MİLLETİN KALBİNİN ATTIĞI ŞEHİR

4 Eylül 1919’da Sivas Kongresi’nde Mustafa Kemal öncülüğünde toplanan millet, bağımsızlık ve irade kararlılığıyla Kurtuluş Mücadelesi’nin temelini attı.

Haberin Detayı →

Bunları da Okuyun

TOPLULUK OLMA İHTİYACI VE “BİZ” DÜŞÜNCESİ

Haberin Detayı →

SİVAS’TA HERKESİN ACELESİ VAR, AMA KİMSENİN GÜLÜMSEMEYE VAKTİ YOK!

Haberin Detayı →

Özel Hayat Sokağa Çıkınca

Haberin Detayı →

Sivas gündemini kaçırmayın

Günün öne çıkan haberlerini e-postanıza alın. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Kaydolarak e-posta ile bilgilendirme almayı kabul etmiş olursunuz. Verileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz (KVKK).

İhbar Hattı