İnsan ilişkilerinin gerçek kalitesi, samimiyetin bittiği yerde değil, ihtiyacın bittiği yerde belli olur. Bazı insanlar için dünya, sadece kendi eksenlerinde dönen bir "menfaat sahnesi" gibidir. Bu sahnenin en acı verici perdesi ise, işi bitince takınılan o meşhur hafıza kaybıdır: "Tanıyamadım, kimdiniz?"
Özellikle mesleğim gereği, insanların en zorlu süreçlerine, aile içi çıkmazlarına ve evliliklerindeki o hassas kriz anlarına şahitlik ediyorum. Aile ve Evlilik Danışmanı olarak, bir insanın en mahrem yarasına dokunmak, sadece teknik bir bilgi paylaşımı değil, aynı zamanda büyük bir emaneti taşımaktır. Kapım çalındığında ya da telefonum o çaresizlikle titrediğinde, karşıdaki ses tonu genellikle adeta "Şirinler" nezaketindedir. O an siz, onlar için dünyadaki en kıymetli rehber, en güvenilir sırdaş ve o meşhur hitapla "canım abisinizdir". O günlerde dillerden bal damlar; çünkü yangın evin içindedir ve o yangını söndürecek tecrübe sizin elinizdedir.
Vefa Değil, Vade Meselesi
Ancak hayatın garip bir cilvesidir ki; fırtına dindiğinde, sorunlar çözülüp sular durulduğunda o "canım abim" hitapları yerini derin bir sessizliğe bırakır. İş bittiğinde, o güne dek sergilenen nezaket sanki hiç var olmamış gibi bir kenara fırlatılır. Bir zamanlar numaranızı ezbere bilenler, işleri bittikten sonra sizi bir yabancı gibi görmeye başlarlar. Bu, sadece bir unutkanlık değil, bilinçli bir vefa noksanlığıdır. Bir insanın vaktini, emeğini ve en önemlisi o zor süreçteki duygusal desteğini bir "kullan-at" objesi gibi gören zihniyet, aslında en büyük yarayı kendi karakterine açar.
Manevi Bir Sorumluluk: Kul Hakkı
Burada mesleki bir sitemden öte, çok daha derin bir hakikat var: Kul hakkı. Kul hakkı denince akla sadece maddi alışverişler gelmemeli. Bir insanın yıllarını verdiği uzmanlığını, gecesini gündüzüne katıp size ayırdığı o kıymetli zamanını, sırf "işim görülsün" diye sahte bir samimiyetle sömürmek, en ağır manevi yüklerden biridir. Bir teşekkürü, bir hal hatır sormayı çok görüp sırt dönmek, karşınızdaki kişinin emeğine basıp geçmektir. Unutulmamalıdır ki; dünyevi meseleler bir şekilde çözülür ama samimiyeti istismar etmenin vefadaki karşılığı her zaman ağırdır.
Son Söz
Gerçek karakter, birine ihtiyacınız olduğu anda değil, artık ihtiyacınız kalmadığında ona nasıl davrandığınızla ölçülür. Bugün işiniz bittiği için "kimsin?" dediğiniz kişi, aslında sizin en muhtaç olduğunuz anın tek şahididir.
Eğer bu yazıyı okurken içinizde bir yerlerde bir mahcubiyet hissediyorsanız, bilin ki henüz geç değildir. Çünkü vefa, sadece bir erdem değil; insanın kendine duyduğu saygının bir yansımasıdır. Unutmayın; vefalılar hatıralarda bir abide gibi yaşarken, işi bitince gidenler sadece kendi yalnızlıklarında kaybolurlar.