İçeriğe atla
SON DAKİKA
🕒 12 Ekim 15:43
NAMAZİmsak 04:59Güneş 06:32Öğle 12:23İkindi 15:32Akşam 18:04Yatsı 19:22
⛅ Sivas 20° Parçalı bulutlu💵 USD ₺49.34💶 EUR ₺55.27
Köşe Yazıları

Çocukluk Satılık Değil

ÖzetTürkiye'de çocuk işçiliği, hane gelirine katkı zorunluluğuyla yaygınlaşırken, eğitimden kopuş ve yoksulluk döngüsünü derinleştiriyor.
Tolga TuranKöşe Yazarı · · Güncellendi: · 2 dk okuma
Mavi kazak giymiş bir adam, kırmızı arka planda gülümsüyor.

Bir aile ve evlilik danışmanı olarak sahada karşılaştığım gerçeklik ile verilerin ortaya koyduğu tablo aynı noktada kesişiyor: Çocuk işçiliği bireysel bir tercih değil, yapısal bir zorunluluğa dönüşmüş durumda.

TÜİK verilerine göre Türkiye’de 5-17 yaş aralığında yüz binlerce çocuk çalışma hayatının içinde yer alıyor. Bu çocukların önemli bir bölümü eğitimle birlikte çalışmak zorunda kalırken, hatırı sayılır bir kısmı eğitimden tamamen kopmuş durumda. En kritik nokta ise şu: Çalışma gerekçesi çoğunlukla “hane gelirine katkı”. Küresel ölçekte tablo daha ağır. ILO yaklaşık 160 milyon çocuğun çalıştığını, bunların neredeyse yarısının tehlikeli işlerde bulunduğunu ortaya koyuyor. Bu veri, meselenin sadece ekonomik değil, aynı zamanda açık bir gelişim ve korunma ihlali olduğunu net biçimde gösteriyor. Burada hukuki çerçeveyi de doğru koymak gerekiyor. Türkiye’de çocukların çalıştırılması belirli yaş ve koşullara bağlanmış durumda; zorunlu eğitim çağındaki çocukların iş gücüne dahil edilmesi ve özellikle tehlikeli işlerde çalıştırılması açıkça yasak. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler de çocukların korunmasını temel yükümlülük olarak tanımlar. Yani konu tartışmalı değil; sınırlar zaten çizilmiş. Peki o zaman neden bu tablo değişmiyor? Çünkü sorun sadece yasa eksikliği değil, uygulama ve toplumsal kabulle ilgili. Kayıt dışı çalışma, denetim yetersizliği ve en önemlisi “alışılmışlık” duygusu bu döngüyü besliyor. UNICEF verileri çocuk işçiliği ile eğitimden kopuş arasında doğrudan bir bağ kuruyor. Eğitimden uzaklaşan çocuk, düşük gelirli işlere yöneliyor; bu da yoksulluğun nesiller boyu devam etmesine neden oluyor. Yani mesele sadece bugünü değil, yarını da kilitleyen bir döngü. Sahadaki gözlem daha da net: Çocuk yaşta çalışmaya başlayan bireylerde yetişkinlik döneminde kronik kaygı, erken sorumluluk alma zorunluluğu, duygusal ihmal hissi ve ilişki kurmakta zorlanma çok daha sık görülüyor. Çünkü çocukluk dönemi, sadece fiziksel değil duygusal gelişimin de temelidir. Bu dönem eksik yaşandığında, bedel yıllar sonra ortaya çıkıyor. Şu cümlelerle sık karşılaşıyorum: “Çalıştı, adam oldu.” “En azından meslek öğrendi.” Bu yaklaşım rahatlatıcı olabilir ama gerçeği değiştirmiyor. Bir çocuk çalışmak zorunda kalıyorsa, orada bir hak kaybı vardır. Bu kadar net. Aileler açısından mesele çoğu zaman bir tercih değil, zorunluluk. Ancak burada kritik bir sınır var: Çocuk, ailenin yükünü taşımaya başladığında roller yer değiştirir. Bu durum kısa vadede ekonomik bir katkı gibi görünse de uzun vadede hem bireysel hem toplumsal maliyeti çok daha ağır olur. Gerçek şu: Çocuk işçiliği bir sonuçtur. Yoksulluğun, eğitime erişimdeki eşitsizliğin, sosyal destek mekanizmalarının yetersizliğinin ve toplumsal duyarsızlığın sonucu. Değişim mümkün mü? Evet. Ama bunun için önce şu soruyu dürüstçe sormak gerekiyor: Bir çocuğun çalışmasını gerçekten kabulleniyor muyuz, yoksa sadece görmezden mi geliyoruz? Çünkü görmezden gelinen her gerçek, büyüyerek kalıcı hale gelir.

Yorumlar

E-posta adresiniz yayımlanmaz ve üçüncü kişilerle paylaşılmaz; yalnızca yorumunuz onaylandığında size haber vermek için kullanılır. Aydınlatma metni

İlk yorumu siz yapın.

Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin

Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.

Sponsorlu içerik

Bu Haber İlginizi Çekebilir

TUZ KOKTU
Köşe Yazıları

TUZ KOKTU

Zehra Nihal Hangişi, kaybolan paralar ve mağduriyetler üzerinden adalet, güç ilişkileri ve toplumun hukuka olan güveninin kaybolması tehlikesini vurguladı.

Haberin Detayı →

Bunları da Okuyun

Görevi İhmal Eden, Kötüye Kullanan Kamu Görevlileri

Haberin Detayı →

TAŞI UZAKTA ARAMA

Haberin Detayı →

ÇOCUKLARIMIZ OKULA GİDİYOR, BAZILARI EVE DÖNEMİYOR

Haberin Detayı →

Sivas gündemini kaçırmayın

Günün öne çıkan haberlerini e-postanıza alın. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Kaydolarak e-posta ile bilgilendirme almayı kabul etmiş olursunuz. Verileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz (KVKK).

İhbar Hattı