İnsan ilişkilerini yoran bazı şeyler vardır; kırıcı sözler, güven kaybı, iletişimsizlik… Ama bazen en büyük zarar sessizce yayılan bir alışkanlıktan gelir: dedi kodu.
Günlük hayatın içinde çoğu zaman fark etmeden yapılan küçük yorumlar, başkaları hakkında kurulan cümleler ya da kulaktan kulağa yayılan sözler yalnızca ilişkileri değil, insanların ruhunu da etkileyebilir. Çünkü dedi kodu bazen bir sohbet gibi görünür ama arkasında kırgınlık, önyargı ve güvensizlik bırakabilir.
Özellikle aile, arkadaşlık ve sosyal çevre içinde yayılan söylentiler insanların birbirine olan bakışını değiştirebiliyor. Bir insanı gerçekten tanımadan onun hakkında konuşmak ya da duyulan her sözü doğru kabul etmek ilişkilerde ciddi sorunlara yol açabiliyor.
Ne yazık ki günümüzde insanlar konuşmaktan çok yorum yapmaya başladı.
Sosyal medya bunun en büyük örneklerinden biri haline geldi. İnsanlar artık birbirinin hayatına çok daha kolay ulaşabiliyor ama aynı zamanda çok daha hızlı yargılıyor. Bir fotoğraf, kısa bir paylaşım ya da eksik bir bilgi üzerinden insanlar hakkında fikir üretmek sıradan hale geldi.
Oysa hiçbir insan birkaç cümleyle tanınmaz.
Dedi kodunun en zarar verdiği alanlardan biri de aile ilişkileri… Bazen aile içinde bir kişinin söylediği söz büyüyerek farklı anlamlara dönüşebiliyor. Yanlış aktarılan bir cümle yıllarca sürecek kırgınlıklara neden olabiliyor. Özellikle eşler arasında dışarıdan gelen yorumların ilişkiye fazla dahil edilmesi zamanla güven sorunları oluşturabiliyor.
Çünkü bazı ilişkiler yaşanan sorunlardan değil, çevreden gelen seslerden yoruluyor.
Bir başka önemli konu ise çocuklar…
Çocuklar büyürken duydukları konuşmalardan düşündüğümüzden çok daha fazla etkileniyor. Sürekli başkalarının konuşulduğu, insanların küçümsendiği ya da alay edildiği ortamlarda büyüyen çocuklar zamanla bunu normal iletişim biçimi sanabiliyor. Oysa çocuklar için en güçlü eğitim şekli, evde gördükleri davranışlardır.
İnsan bazen söylediği sözün etkisini fark etmeyebilir.
Ancak bazı cümleler karşı tarafta uzun süre unutulmayan izler bırakabilir. Bu nedenle bir insan hakkında konuşmadan önce şu soruyu sormak gerekir:
“Söylediğim şey gerçekten gerekli mi?”
Çünkü her doğru her yerde söylenmez, her duyulan bilgi de paylaşılmak zorunda değildir.
Toplum olarak belki de en çok ihtiyacımız olan şeylerden biri daha dikkatli iletişim kurabilmek… İnsanların eksiklerini konuşmak yerine anlamaya çalışmak, yargılamak yerine empati kurmak ilişkileri daha sağlıklı hale getirebilir.
Unutmayalım…
Dedi kodu kısa süreli bir sohbet gibi görünse de bazen uzun süreli kırgınlıklara neden olabilir. İnsan ilişkileri güvenle güçlenir, güvensizlikle zayıflar.
Bu yüzden bazen en doğru söz, söylenmeyen söz olabilir.