Bir Hastane Kaç Hayata Tanıklık Eder?

Hastanelere zaman zaman yolum düştüğünde yalnızca muayene sırası bekleyen insanları görmüyorum. Biraz dikkatle çevreme baktığımda birbirinden farklı hayatlara, endişelere ve mücadelelere tanıklık ediyorum. Aynı koridorda oturan insanların her biri başka bir dünyadan geliyor. Kiminin elinde tahlil sonuçları, kiminin yanında çocuğu, kiminin kolunda yaşlı annesi veya babası var. Kimi telefonuna bakıyor, kimi sessizce düşünüyor, kimi de doktorun kapısının açılmasını bekliyor.
Bazen bir hastanenin bekleme salonunda gördüğüm manzaralar uzun süre aklımdan çıkmıyor. Yaşlı bir amca, bastonuna dayanarak sırasını bekliyor. Biraz ileride genç bir kadın, elindeki dosyayı tekrar tekrar inceliyor. Bir anne, çocuğunun yüzüne bakarak onu sakinleştirmeye çalışıyor. Bir başka kişi ise yanında kimse olmadan işlemlerini halletmeye uğraşıyor. Dışarıdan baktığımızda bunlar sıradan görüntüler gibi gelebilir. Ancak her birinin arkasında bizim bilmediğimiz bir yaşam mücadelesi var.
İnsan ister istemez düşünüyor. O yaşlı amcanın çocukları nerede? Belki çalışıyorlar, belki başka şehirde yaşıyorlar, belki de yanında olabilecek kimse yok. Genç kadının elindeki sonuç nasıl çıkacak? Çocuğunun başında bekleyen annenin kaç gecedir uykusu bölünüyor? Yanında refakatçisi olmayan o hasta, ihtiyaç duyduğunda kime seslenecek?
Bunların cevaplarını bilmiyoruz. Zaten mesele de tam olarak bu. Bir insanın yalnızca dışarıdan görünen hâlini biliyoruz; yaşadıklarını, korkularını, maddi imkânlarını, ailesiyle ilişkilerini ve içinde taşıdığı yükleri bilmiyoruz.
Hastanelerde dikkatimi çeken konulardan biri de hasta yakınlarının yaşadığı zorluklar. Bir doktorun odasından çıkmasını bekleyen aileler, telefon başında haber bekleyen çocuklar, günlerce hastanede kalan eşler… Bazen hastanın yanında duran kişi de en az hasta kadar yorgun oluyor. Uykusuzluk, belirsizlik, maddi kaygılar ve çaresizlik aynı anda yaşanabiliyor. İnsan böyle zamanlarda sevdiklerinin sağlığının ne kadar büyük bir değer olduğunu daha iyi anlıyor.
Bir de çocuklar var. Hastane ortamında korkan, neyle karşılaşacağını bilmeyen, anne babasının yüzündeki endişeyi hisseden çocuklar… Onların yanında güçlü görünmeye çalışan anne babalar… Bir çocuğun hastalığı karşısında anne babanın yaşadığı duyguyu anlatmak kolay değil. Çocuk iyileşsin diye kendi yorgunluğunu, uykusuzluğunu ve ihtiyaçlarını ikinci plana atan nice anne baba var.
Bazen de hastane koridorlarında insanın içini burkan yalnızlıkla karşılaşıyoruz. Yaşlılığında yanında bir yakını olmadan hastaneye gelenler, işlemlerini tek başına takip etmeye çalışanlar, bir bardak su istemek için bile etrafına bakınanlar… Elbette herkesin ailevi koşulları farklıdır. Herkesin yanında bulunması mümkün olmayabilir. Ancak insanın aklına şu soru geliyor: Yıllarca ailesi için emek vermiş anne babalarımızın yaşlılık döneminde ne kadar yanındayız?
Anne babalarımızın kıymetini yalnızca hastalandıklarında hatırlamamalıyız. Bir telefon açmak, hâllerini hatırlarını sormak, bir hastane randevusunda yanlarında bulunmak bazen çok büyük anlam taşır. İnsan yaşlandığında yalnızca sağlık hizmetine değil, ilgiye, anlayışa ve kendisini güvende hissetmeye de ihtiyaç duyar.
Hastanelerde ekonomik zorluklarla mücadele eden insanları da görüyoruz. Tedavi için başka şehirden gelenler, yol masrafını hesaplayanlar, ilaç ve diğer ihtiyaçlarını karşılamaya çalışanlar… Hastalık zaten insanın omuzlarına ağır bir yük bindirirken ekonomik sıkıntılar bu yükü daha da artırabiliyor. Sağlık sorunlarının yalnızca hastalıkla sınırlı olmadığını, ailelerin günlük yaşamını da etkilediğini unutmamak gerekiyor.
Bu gözlemler bana bir başka gerçeği de hatırlatıyor: İnsanlar çoğu zaman birbirlerinin yaşadıklarını bilmeden hüküm veriyor. Birinin neden üzgün olduğunu, neden öfkeli davrandığını, neden sessiz kaldığını anlamadan yorum yapabiliyoruz. Oysa belki de o insan, sabahından beri aldığı bir sağlık haberinin etkisi altında. Belki evinde hasta bir yakını var. Belki de kimseye anlatamadığı bir mücadele veriyor.
Sağlık çalışanlarının da bu yoğun ortamda önemli bir sorumluluk üstlendiğini görüyoruz. Doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık personeli her gün farklı hastalarla, farklı beklentilerle ve zor koşullarla karşı karşıya kalıyor. Hastaların anlayışa ihtiyacı olduğu kadar sağlık çalışanlarının da saygıya ve anlayışa ihtiyacı var. Sağlık hizmetinde karşılıklı güven ve iletişim büyük önem taşıyor.
Bir aile ve evlilik danışmanı olarak hastanelerde gördüğüm bu manzaralar bana aile bağlarının değerini bir kez daha düşündürüyor. İnsan iyi gününde çevresindeki kalabalığı fark etmeyebilir. Ancak hastalıkta kimin aradığını, kimin geldiğini, kimin yanında durduğunu daha iyi anlıyor. Aile olmak yalnızca aynı evde yaşamak veya aynı sofraya oturmak değildir. Zor zamanlarda birbirine destek olabilmek, ihtiyaç duyulduğunda el uzatabilmektir.
Hastanelerden ayrılırken geride kalan insanları düşünüyorum. Kimi muayenesini tamamlayıp evine dönüyor, kimi yeni bir randevu alıyor, kimi tedavisine devam ediyor. Her birinin beklediği başka bir haber, ulaşmak istediği başka bir sonuç var.
Belki de hastaneler bize en çok şunu öğretiyor: Hayatın kıymetini anlamak için her zaman büyük olaylar yaşamamız gerekmiyor. Sağlıklı bir sabaha uyanmak, sevdiklerimizin sesini duymak, annemizle babamızla sohbet etmek, çocuğumuzun gülüşünü görmek ve günlük hayatımıza devam edebilmek başlı başına büyük bir zenginlik.
Bir hastane kaç hayata tanıklık eder, bilmiyorum. Ancak bildiğim bir şey var: O koridorlardan geçen herkesin anlatılmamış bir hikâyesi, içinde taşıdığı bir endişesi ve gerçekleşmesini beklediği bir umudu var.
Birbirimizin derdini bilmeyebiliriz ama birbirimize insan gibi davranmayı ihmal etmemeliyiz. Çünkü bazen bir tebessüm, bir yardım eli veya içtenlikle sorulan bir nasılsın, hiç ummadığımız kadar kıymetlidir.
Bu Haber İlginizi Çekebilir

BİR KELİMENİN ALTINDA KAÇ HAYAT EZİLİR?
Meme kanseri farkındalık ayı kapsamında katıldığı bir seminerden yola çıkan Zehra Nihan Hangişi, kanserle mücadele eden insanların yaşadıklarını, toplumun hastalığa yaklaşımını ve merhametin önemini kaleme aldı.
Haberin Detayı →Yorumlar
İlk yorumu siz yapın.
Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin
Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.




