Ekonomi

Tekstil Sektöründe Alarm: Savaşın Etkisiyle Hammadde Fiyatları %60 Arttı, İhracat Risk Altında

Ortadoğu’daki savaş tekstil sektörünü vurdu. Hammadde fiyatları %60 arttı, ihracatta risk büyüyor.

Gündem Sivas Muhabir
Gündem Sivas Muhabir
Editör
23 Mart 2026 10:45

Ortadoğu’da tırmanan savaşın ekonomik etkileri tekstil sektörünü derinden sarsmaya başladı. Petrol bazlı hammaddelerde yaşanan sert fiyat artışları üretim maliyetlerini katlarken, sektör temsilcileri ihracatta ciddi riskler oluştuğuna dikkat çekiyor. Sünger hammaddesindeki hızlı fiyat yükselişi ve Avrupa pazarındaki belirsizlik, Türkiye tekstilinin geleceğine dair endişeleri artırıyor.


Tekstil sektöründe hammadde krizi büyüyor

Ortadoğu’da ABD, İsrail ve İran arasında başlayan çatışmaların ekonomik yansımaları Türkiye’deki tekstil sektörünü doğrudan etkilemeye başladı. Özellikle petrol türevli hammaddelerde yaşanan fiyat artışları üretim maliyetlerini ciddi şekilde yükseltti. Sektör temsilcileri, son dönemde hammadde fiyatlarında yüzde 60’a varan artışların yaşandığını ifade ederken, bu durumun üretimden ihracata kadar geniş bir etki alanı oluşturduğunu belirtiyor.

Türkiye tekstil sektörü, son yıllarda “üretim ve ihracat odaklı dönüşüm” stratejisiyle Avrupa pazarındaki payını artırmayı hedefliyordu. Ancak savaşın tetiklediği maliyet artışları bu hedeflerin önünde yeni bir engel olarak ortaya çıktı. Özellikle enerji, lojistik ve hammadde maliyetlerindeki eş zamanlı yükseliş, sektörün rekabet gücünü zayıflatıyor.

Sünger hammaddesinde rekor artış dikkat çekti

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) yetkililerinin yaptığı değerlendirmelerde, fiyat artışlarının en somut örneklerinden biri sünger hammaddesinde yaşandı. Buna göre, yalnızca 10 gün içerisinde sünger hammaddesinin fiyatı 1200 Avro seviyesinden 2000 Avro’ya kadar yükseldi.

Sektör temsilcileri, bu tür ani fiyat artışlarının üretim planlamasını zorlaştırdığını ve firmaların maliyet hesaplarını alt üst ettiğini vurguladı. Ayrıca Avrupa’daki bazı firmaların, artan maliyetler ve belirsizlikler nedeniyle mücbir sebep gerekçesiyle siparişlerini askıya alma ihtimalinin bulunduğu ifade edildi.

Tekstil sektöründe yaşanan bu gelişmeler, aynı zamanda ekonomi haberleri ve sanayi gelişmeleri kapsamında da yakından takip ediliyor.

Kur, enflasyon ve maliyet baskısı sektörü sıkıştırıyor

İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz, mevcut ekonomik koşulların sektör üzerindeki baskıyı daha da artırdığını belirtti. Öksüz, özellikle enflasyonun yükseldiği bir dönemde döviz kurunun sabit kalmasının ihracatçı açısından dezavantaj oluşturduğunu dile getirdi.

Hammadde fiyatlarındaki artışın yüzde 5’ten başlayarak hızla yükseldiğini ifade eden Öksüz, buna navlun ve enerji maliyetlerindeki artışın da eklenmesiyle sektörün ciddi bir maliyet baskısı altında kaldığını söyledi. Faiz oranlarında düşüş beklentisinin olduğu bir dönemde savaşın başlamasının, ekonomik toparlanma sürecini ileri bir tarihe ertelediği görüşü de paylaşıldı.

Ekonomik gelişmeler ve sektör üzerindeki etkiler, Ticaret Bakanlığı tarafından da yakından izleniyor.

İhracatta daralma riski ve yeni model arayışı

İTHİB Başkan Yardımcısı ve başkan adayı Ahmet Şişman ise tekstil sektöründe yaşanan sıkıntılara rağmen umutlu bir tablo çizdi. Türkiye’nin yıllık yaklaşık 12 milyar dolarlık tekstil ihracatı gerçekleştirdiğini hatırlatan Şişman, Avrupa’daki toplam üretimin ise 105 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirtti.

Şişman, Türkiye’nin bu pazardan daha fazla pay almayı hedeflediğini ancak mevcut maliyet yapısıyla klasik üretim modelinin sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Özellikle yoğun iş gücüne dayalı üretim sisteminin yerini daha verimli ve teknoloji odaklı modellere bırakması gerektiğini vurguladı.

Bu noktada “karanlık fabrikalar” olarak adlandırılan, otomasyona dayalı ve 7 gün 24 saat üretim yapabilen sistemlerin önem kazandığı ifade edildi. Şişman, Türkiye’nin devlet destekleri ve ortak üretim modelleriyle bu dönüşüme hazırlanması gerektiğini belirtti.

Savaşın etkisiyle sektörün geleceği yeniden şekilleniyor

Ortadoğu’da yaşanan çatışmaların yalnızca kısa vadeli maliyet artışlarıyla sınırlı kalmayacağı, aynı zamanda sektörün üretim ve ihracat stratejilerini de yeniden şekillendireceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, enerji ve hammadde bağımlılığının azaltılması, alternatif tedarik zincirlerinin oluşturulması ve dijital dönüşümün hızlandırılmasının kritik önemde olduğuna dikkat çekiyor.

Tekstil sektörü temsilcileri, mevcut krizin doğru stratejilerle fırsata çevrilebileceğini ancak bunun için hızlı ve koordineli adımlar atılması gerektiğini vurguluyor. Küresel rekabette güçlü kalabilmek adına teknoloji yatırımları, verimlilik artışı ve sürdürülebilir üretim modelleri ön plana çıkıyor.

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!