Kültür-Sanat

Şiirlerini Yapay Zekâ ile Türküye Dönüştürüp Milyonlara Ulaştı

Sivaslı ozan Ömer Şahin, şiirlerini yapay zekâ ile türküye dönüştürdü; eserleri milyonlarca izlenmeye ulaştı.

Gündem Sivas Muhabir
Gündem Sivas Muhabir
Editör
31 Mart 2026 21:32

Sivas’ta yaşayan halk ozanı Ömer Şahin, yıllarca kaleme aldığı şiirlerin yeterince ilgi görmemesi üzerine dikkat çeken bir yönteme başvurdu. Şahin, eserlerini yapay zekâ teknolojisiyle türkü formuna dönüştürerek sosyal medyada paylaşmaya başladı. Kısa sürede geniş kitlelere ulaşan bu çalışmalar, milyonları aşan izlenme sayılarına ulaşarak hem kültürel üretim hem de dijital dönüşüm açısından dikkat çekti.


Sivaslı halk ozanı Ömer Şahin’in yapay zekâ ile türkü yolculuğu

Sivas’ta yaşamını sürdüren halk ozanı Ömer Şahin, uzun yıllardır kaleme aldığı şiirlerin geniş kitlelere ulaşamaması üzerine farklı bir yöntem deneyerek dikkatleri üzerine çekti. 1980 yılından bu yana şiir yazan ve bugüne kadar bini aşkın eser ortaya koyan Şahin, eserlerini yapay zekâ teknolojisi aracılığıyla türkü formatına dönüştürerek sosyal medya platformlarında paylaşmaya başladı. Bu yenilikçi yaklaşım, kısa sürede büyük ilgi görerek milyonlarca izlenmeye ulaştı.

Yerel kültürün önemli temsilcilerinden biri olarak değerlendirilen Şahin’in çalışmaları, hem geleneksel âşıklık geleneği hem de dijital dönüşümün kesişim noktasında dikkat çekici bir örnek olarak öne çıkıyor. Özellikle [Sivas kültür haberleri] kategorisinde yer bulabilecek bu gelişme, bölgedeki sanat üretiminin yeni bir boyut kazandığını gösteriyor.

Şiirden türküye: Geleneksel üretim dijitalle buluştu

Ömer Şahin’in kendi kaleme aldığı ve bestelediği şiirleri, yapay zekâ aracılığıyla seslendirilerek türkü formuna dönüştürüldü. Bu yöntem sayesinde geleneksel olarak uzun süreçler gerektiren müzik üretimi, çok daha kısa sürede tamamlanabilir hale geldi. Şahin’in paylaştığı türkülerden bazıları kısa sürede viral olurken, izlenme sayıları 1 milyonun üzerine çıktı.

Şahin’in özellikle “Ey Vefasız” isimli çalışması, 1 milyon 700 binin üzerinde izlenmeye ulaşarak dikkat çekti. Bu başarı, teknolojinin kültürel üretim süreçlerinde nasıl bir rol oynayabileceğini gözler önüne serdi.

“Şiirlerimi yapay zekâya söyletmek zorunda kaldım”

Ömer Şahin, şiir serüvenine 1980 yılında başladığını ve ilk eserini köyde zarar eden besiciler için yazdığını ifade etti. Daha sonra bir süre ara verdiğini belirten Şahin, Erzurum’da çalışmaya başladıktan sonra âşıkların bulunduğu ortamlarda bulunarak onların şiir yazma ve türkü söyleme biçimlerini gözlemlediğini dile getirdi.

1994 yılında Sivas’a yerleşerek çalışmalarını burada sürdürdüğünü belirten Şahin, yerel âşıklarla etkileşim içinde üretimlerine devam ettiğini söyledi. 2009 yılında düzenlenen Uluslararası Âşıklar Yarışması’nda “Sivas Gelir Aklıma” adlı şiiriyle birincilik elde eden Şahin, 2023 yılında ise 734 sayfadan oluşan ve 475 şiiri içeren kitabını yayımladı.

Ancak eserlerinin müzik dünyasında yeterince değerlendirilmediğini ifade eden Şahin, şu değerlendirmede bulundu:
“Şöhreti olan biri değilim. Yıllardır yazıyorum ama kimse şiirlerimi alıp türkü yapmadı. Kitabım yayımlanalı iki yıl oldu, ilgi görmeyince ben de yapay zekâya yöneldim. Amacım, eserlerimin benden sonra da yaşaması.”

Yapay zekâ ve âşıklık geleneği tartışması

Şahin, yapay zekâ teknolojisinin sağladığı kolaylıklara rağmen geleneksel âşıklık geleneğinin yerini tutamayacağını vurguladı. Bir türkünün hazırlanmasının haftalar sürebildiğini ifade eden Şahin, yapay zekânın bu süreci dakikalar içinde tamamlayabildiğini belirtti.

“Bir halk ozanı olarak bir eser için günlerce, bazen haftalarca çalışıyorum. Yapay zekâ ise bunu çok kısa sürede yapabiliyor. Ancak âşıklık, hayatın içinden gelen bir anlatım biçimidir. Yapay zekâ bu duyguyu tam anlamıyla yansıtamaz,” diyen Şahin, genç kuşağın giderek dijital üretimlere yöneldiğini de sözlerine ekledi.

Kültürel mirasın dijitalleşmesi ve yeni üretim biçimleri

Uzmanlara göre, yapay zekâ destekli içerik üretimi, geleneksel sanatların farklı formatlarda yeniden yorumlanmasına imkân tanıyor. Bu durum, özellikle yerel sanatçıların daha geniş kitlelere ulaşmasını kolaylaştırıyor. Türkiye’de kültürel faaliyetler ve sanat üretimi konusunda çalışmalar yürüten resmi kurumlar da bu dönüşümü yakından takip ediyor. Bu kapsamda kültürel miras ve sanat faaliyetlerine ilişkin detaylı bilgilere T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı üzerinden ulaşılabiliyor.

Sivas gibi köklü kültürel geçmişe sahip şehirlerde, yerel sanatçıların dijital platformlar aracılığıyla görünürlük kazanması, bölgesel sanatın sürdürülebilirliği açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu tür çalışmalar, aynı zamanda [Sivas sanat etkinlikleri] ve [yerel sanat haberleri] başlıklarında da dikkat çeken içerikler arasında yer alıyor.

“İlgisizlik bizi bu noktaya getirdi”

Ömer Şahin, âşıkların ve ozanların yeterince destek görmediğini ifade ederek, ilgisizliğin sanatçıları alternatif yöntemlere yönelttiğini söyledi. “Bizimle ilgilenilse, eserlerimiz değerlendirilse bu noktaya gelinmezdi. Âşıklık geleneği bizim kültürümüzün temel taşlarından biridir. Ancak bu değer yeterince sahiplenilmiyor,” diyen Şahin, yaşadığı sürecin birçok sanatçı için benzer olduğunu vurguladı.

Şahin’in hikâyesi, bir yandan geleneksel sanatların yaşadığı görünürlük sorununu ortaya koyarken, diğer yandan teknolojinin bu boşluğu nasıl doldurabildiğini gösteriyor. Yapay zekâ ile türkü üretimi, özellikle bağımsız sanatçılar için yeni bir alan açarken, kültürel üretimin geleceğine dair tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!