Köşe Yazıları

Okullar Güvenli mi? Çocuklarımızı Neye Emanet Ediyoruz?

Bir çocuğu sabah okula gönderirken içimiz rahat mı?

Gündem Sivas Muhabir
Gündem Sivas Muhabir
Editör
08 Mayıs 2026 07:00

Bir çocuğu sabah okula gönderirken içimiz rahat mı?
Eskiden bu sorunun cevabı çok netti: Evet.
Ama bugün… Veliler kapıdan uğurlarken içlerinde bir tedirginlik taşıyor. Öğrenciler bazen okula gitmek istemiyor. Öğretmenler ise yalnızca ders anlatmıyor, aynı zamanda bir güven ortamı oluşturmaya çalışıyor.
Peki ne değişti?
Okul dediğimiz yer sadece dört duvar değil. Orası bir çocuğun hayata hazırlandığı, kendini keşfettiği, güven duygusunu öğrendiği en önemli alanlardan biridir.
Ama son dönemde yaşanan olaylar bize şunu gösteriyor: Artık sadece akademik başarıyı konuşamayız.
Çünkü güven yoksa… Hiçbir başarı anlamlı değildir.
Bir öğrencinin okula zarar verecek noktaya gelmesi, aslında bir sonuçtur. Bu durum bir anda ortaya çıkmaz.
Bu; birikmiş duyguların, görmezden gelinmiş sorunların, duyulmamış çığlıkların sonucudur.
Bir çocuk neden öfkelenir? Neden kendini ifade edemez? Neden zarar verme noktasına gelir?
Bu soruların cevabı sadece okulda değil…
Evde başlar.
Çocuklar en çok nerede şekillenir? Ailede.
Eğer bir çocuk: Sürekli eleştiriliyorsa, Sevilmediğini hissediyorsa, Kıyaslanıyorsa, Duyulmadığını düşünüyorsa…
O çocuk içe kapanır ya da dışa taşar.
Ve biz genelde dışa taşanı görürüz.
Ama asıl tehlike çoğu zaman sessizliktir.
Bugün okullarda güvenlik konuşuluyorsa, bu sadece fiziki bir önlem meselesi değildir. Elbette güvenlik görevlileri, kamera sistemleri, kontrollü girişler önemlidir.
Ama asıl mesele şu:
Biz çocukların ruhuna ne kadar dokunuyoruz?
Rehberlik servisleri gerçekten aktif mi? Öğretmenler sadece müfredatı mı yetiştiriyor yoksa öğrenciyi de tanıyor mu? Veliler çocuklarıyla gerçekten iletişim kurabiliyor mu?
Bir çocuğu anlamak için onunla konuşmak yetmez. Onu dinlemek gerekir.
Ama gerçekten dinlemek…
Yargılamadan, Eleştirmeden, Karşılaştırmadan…
Çünkü bir çocuk anlaşılmadığında yalnızlaşır.
Ve yalnızlaşan bir çocuk, zamanla kendine ya da çevresine zarar verebilir.
Bugün yapılması gereken şey çok net:
Eğitim sistemini sadece akademik başarı odaklı olmaktan çıkarıp, duygusal ve psikolojik gelişimi merkeze alan bir yapıya dönüştürmek.
Çocuklar sadece bilgiyle değil, anlayışla büyür.
Ve unutmayalım…
Bir çocuk güvende hissetmediği yerde öğrenemez.
Bugün çocuklarımızı korumak istiyorsak, önce onları anlamalıyız.
Çünkü gerçek güvenlik, kapılarda değil…
Kalplerde başlar.

 

Eğitim Koçu Betül Mülayim Taşkıran

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!