İçeriğe atla
SON DAKİKA
🕒 3 Eylül 20:04
NAMAZİmsak 04:17Güneş 05:55Öğle 12:36İkindi 16:15Akşam 19:07Yatsı 20:29
☀️ Sivas 21° Açık💵 USD 48.33💶 EUR 55.98
Köşe Yazıları

Gül Dibindeki Şirk: Modern Esatirler

ÖzetHıdırellez kutlamaları, Anadolu'daki bazı ritüellerle İslam inancının özüne aykırı bir durumu temsil ediyor. Geleneklerin din üzerindeki etkisi ve itikadi erozyon ele alınıyor.
Hazal Yağmur KeskinKöşe Yazarı · · Güncellendi: · 2 dk okuma
Kırmızı arka planda, başında başörtüsü olan bir kadın gülümseyerek poz veriyor.

İslam, özü itibarıyla bir "inşa" dinidir; zihni hurafelerin karanlığından, kalbi ise kula kul eden "aracı" putlardan arındırarak insanı doğrudan ve aracısız bir şekilde Kâinatın Hâkimi’ne bağlar.

Ancak ne yazık ki Anadolu’nun kültürel dokusuna sızmış bazı ritüeller, zamanla masum birer "gelenek" kisvesinden sıyrılıp, tevhid akidesinin sınırlarını zorlayan adeta "alternatif bir din" formuna bürünmektedir. Bu bağlamda her yıl baharın gelişiyle kutlanan Hıdırellez, halk arasındaki yaygın ve yerleşik uygulamalarıyla saf İslam inancının karşısında çok ciddi bir itikadi savrulmayı temsil eder.

Hıdırellez anlatısının temelini oluşturan Hızır ve İlyas (a.s.)’ın her yılın belli bir gününde yeryüzünde buluştuğu iddiası, ne Kur’an-ı Kerim’in sarih ayetlerine ne de sahih sünnetin süzgecine dayanmaktadır; bu tamamen halk muhayyilesinde asırlar boyu şekillenmiş, zamanla dokunulmaz bir kutsiyet atfedilmiş esatir yani efsaneler bütünüdür.

İslam’da peygamberlik ve mucize, beşer eliyle üretilen "kıssalar" üzerinden değil, bizzat vahyin kontrolünde ve bildiriminde şekillenir; dolayısıyla dini hiçbir temeli olmayan bu hayali buluşma senaryosu üzerinden bir kutsiyet devşirmek, doğrudan bir "kıssa yaratma" cüreti ve dini tahrif etme girişimidir.

Bu durum, İslam perspektifinden bakıldığında "dilek dilemek" ile "dua etmek" arasındaki o keskin ve aşılmaz çizgiyi de silikleştirmektedir. Bizim dinimizde "dilek tutulmaz", yalnızca Allah’tan talep edilir. Hıdırellez gecesi gül ağaçlarının altına ev resimleri çizmek, kağıtlara yazılan arzuları dallara asmak veya sulara bırakmak, eşyaya, zamana ve mekana ilahi bir güç atfetmektir ki bu da gizli bir şirkin kapılarını aralamaktadır.

"Kullarım beni senden soracak olurlarsa, bilsinler ki ben pek yakınım; bana dua ettiği zaman dua edenin çağrısına cevap veririm" (Bakara, 186) ilahi beyanı tüm berraklığıyla ortadayken, duaların kabulünü 6 Mayıs gibi belli bir takvime veya gül dibi gibi belirli bir mekana hapsetmek, Allah ilekul arasına aracılar koyan eski cahiliye alışkanlıklarının modern ve tehlikeli bir tezahürüdür.

Allah’ın sonsuz rahmetini sadece Hızır’ın hayali eline veya o güne has bir "tılsıma" bağlamak, Allah’ın her an hazır ve nazır olan "el-Mücîb" sıfatına karşı yapılmış büyük bir nezaketsizlik ve iman zafiyetidir. "Bu sadece bir gelenek, niyetimiz kötü değil" şeklindeki yüzeysel savunmalar, itikadi bir erozyonu asla meşrulaştıramaz; zira İslam’da ibadetler ve dini vecibeler vahiyle sabitlenmiştir ve beşer kararıyla veya "kültür" adı altında yeni kutsal günler, yeni ritüeller ihdas edilemez.

Dini, halk folklorunun bir alt dalı haline getirmek onu aslından koparıp bir festival nesnesine dönüştürmektir. Sonuç olarak, Hıdırellez kutlamalarındaki ritüellerin büyük bir kısmı İslam'ın özü olan "Lâ ilâhe illâllah" düsturuyla doğrudan çelişmektedir.

Müslüman feraset sahibi olmalı; baharın gelişini ilahi bir nimet olarak görüp şükretmek ile o güne uydurma kutsiyetler yükleyip "aracılardan" medet ummak arasındaki o ince ama uçurum kadar derin farkı idrak etmelidir. Unutulmamalıdır ki din, geleneklerin onay mercii değil, onları tevhid süzgecinden geçirerek ıslah eden ilahi bir ölçüdür.

Hazal Yağmur Keskin

Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin

Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.

Sponsorlu içerik
Google'da Gündem Sivastercih edilen kaynağınız yapın — haberlerimizi arama sonuçlarında öne çıkarın

Yorumlar

İlk yorumu siz yapın.

Bu Haber İlginizi Çekebilir

4 EYLÜL: BİR MİLLETİN KALBİNİN ATTIĞI ŞEHİR
Köşe Yazıları

4 EYLÜL: BİR MİLLETİN KALBİNİN ATTIĞI ŞEHİR

4 Eylül 1919’da Sivas Kongresi’nde Mustafa Kemal öncülüğünde toplanan millet, bağımsızlık ve irade kararlılığıyla Kurtuluş Mücadelesi’nin temelini attı.

Haberin Detayı →

Bunları da Okuyun

TOPLULUK OLMA İHTİYACI VE “BİZ” DÜŞÜNCESİ

Haberin Detayı →

SİVAS’TA HERKESİN ACELESİ VAR, AMA KİMSENİN GÜLÜMSEMEYE VAKTİ YOK!

Haberin Detayı →

Özel Hayat Sokağa Çıkınca

Haberin Detayı →

Sivas gündemini kaçırmayın

Günün öne çıkan haberlerini e-postanıza alın. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Kaydolarak e-posta ile bilgilendirme almayı kabul etmiş olursunuz. Verileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz (KVKK).

İhbar Hattı