Köşe Yazıları

Dijital Çağda Çocuk Yetiştirmek: Ekranların Arasında Kaybolan Çocukluk

Eskiden çocuk sesleri sokaklardan yükselirdi.

Gündem Sivas Muhabir
Gündem Sivas Muhabir
Editör
15 Mayıs 2026 07:00

Eskiden çocuk sesleri sokaklardan yükselirdi.
Akşam ezanına kadar süren oyunlar, dizleri yara olmuş çocuklar, ip atlayan kızlar, top peşinde koşan erkekler vardı. Şimdi ise birçok evde aynı sessizlik hâkim… Çünkü çocukların büyük kısmı artık ekranların içinde büyüyor.
Tabletler, telefonlar, bilgisayarlar…
Teknoloji hayatımızın bir gerçeği. Bunu inkâr etmek mümkün değil. Ancak burada asıl mesele teknoloji değil; çocukların teknolojiyle kurduğu ilişkiyi nasıl yönettiğimizdir.
Bugün birçok veli “Çocuğum söz dinlemiyor.” diyor.
Ama aynı çocuk saatlerce bir ekranın karşısında hareketsiz kalabiliyor.
Çünkü dijital dünya çocukların zihnine hızlı tüketim alışkanlığı yerleştiriyor.
Sürekli değişen görüntüler, kısa videolar, anlık eğlence…
Bir süre sonra çocuk için gerçek hayat “yavaş” gelmeye başlıyor.
Ders çalışmak sıkıcı geliyor.
Kitap okumak zor geliyor.
Uzun süre odaklanmak yorucu hissettiriyor.
Çünkü ekranlar çocuğun dikkat sistemini sürekli uyarıyor.
Burada suçlu yalnızca çocuklar değil.
Biz yetişkinler de çoğu zaman fark etmeden çocuklara ekranı bir “kaçış alanı” olarak sunuyoruz.
Ağladığında telefon veriyoruz.
Sıkıldığında tablet açıyoruz.
Yemek yerken video izletiyoruz.
Sonra da neden sabırsız, öfkeli ve tahammülsüz olduklarını anlamaya çalışıyoruz.
Oysa çocukluk; sadece teknolojiyle değil, hayatla temas ederek büyür.
Bir çocuk toprağa dokunmalı.
Ağaç görmeli.
Yağmurda yürümeli.
Kalemle bir şeyler üretmeli.
Canı sıkılmalı ki hayal kurmayı öğrensin.
Çünkü can sıkıntısı bazen üretimin başlangıcıdır.
Şimdi birçok çocuk yalnız kalamıyor.
Sessizlikten korkuyor.
Sürekli bir uyarana ihtiyaç duyuyor.
Bu durum sadece akademik başarıyı değil; duygusal gelişimi de etkiliyor.
Çünkü çocuklar artık hissetmek yerine oyalandıkları bir dünyanın içine çekiliyor.
Burada ailelere büyük görev düşüyor.
Çocuğun elinden telefonu almak çözüm değildir.
Önemli olan onun yerine ne koyduğumuzdur.
Birlikte geçirilen kaliteli zaman,
Sohbet etmek,
Yürüyüş yapmak,
Bir oyun oynamak,
Kitap okumak…
Bunlar çocukların ruhunu besleyen şeylerdir.
Çocuklarımızın sadece akademik olarak değil, ruhsal olarak da güçlü bireyler olmaya ihtiyacı var.
Çünkü teknoloji gelişiyor olabilir ama sevgisiz büyüyen bir çocuk hiçbir çağda mutlu olamaz.
Ve unutmayalım…
Çocuklar bizi dinlemekten çok bizi örnek alır.
Telefonu bırakmasını istediğimiz çocuğa önce biz ekrandan başımızı kaldırmayı öğretmeliyiz.

 

Betül Mülayim Taşkıran
Eğitim ve Öğrenci Koçu

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!