ŞEHİDE SAYGI TERÖRE TAVİZ DEĞİLDİR

Türkiye, terörün bedelini yıllardır canıyla, kanıyla ve gözyaşıyla ödüyor. Bu ülke; vatanını korumak için görev yaparken hayatını kaybeden askerlerini, polislerini ve terör saldırılarında yaşamını yitiren masum sivillerini unutmadı, unutmayacak. Geride evlat acısıyla yanan anneler, eşini kaybeden kadınlar, babasız büyüyen çocuklar ve ömür boyu dinmeyecek bir acıyla yaşayan aileler kaldı.
Böyle bir ülkede, öldürülen terör örgütü mensuplarının ailelerine tazminat ödenmesini öngördüğü belirtilen bir teklifin gündeme getirilmesi, kamuoyuna açık ve ikna edici bir açıklama yapılmasını gerektirir. DEM Parti, böyle bir talepte bulunuyorsa öncelikle bunun hukuki dayanağını ortaya koymalıdır. Hangi zarar karşılanacaktır? Devletin hangi hukuki sorumluluğu söz konusudur? Kamu bütçesinden ödeme yapılmasını gerektiren somut gerekçe nedir?
Bu soruların cevabı verilmeden, kamu kaynaklarının kullanılmasına ilişkin böylesine hassas bir talep tartışmasız kabul edilemez.
Şehit ile Terörist Aynı Kefeye Konulamaz
Şehit ile terörist aynı kefeye konulamaz! Vatanını korumak için mücadele ederken hayatını kaybeden bir insanla, terör örgütünün faaliyetleri içinde yer alan bir insanın konumu aynı değildir. Terörün kurbanıyla terörün failini eşitleyerek adalet sağlanamaz.
Şehit, ülkesinin güvenliği ve vatandaşlarının huzuru için görev yaparken canını veren kişidir. Terör örgütü mensubunun durumu ise örgütsel faaliyetleri, somut eylemleri ve hukuki sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilir. Bu ayrım, siyasi tartışmalar uğruna ortadan kaldırılamaz. Birinin fedakârlığını diğerinin eylemleriyle aynı düzlemde değerlendirmek, aradaki temel farkı görmezden gelmektir.
Cezai Sorumluluk Şahsidir
Burada mesele, ölen bir kişinin ailesini topluca suçlamak değildir. Hukuk devletinde cezai sorumluluk şahsidir; hiç kimse yalnızca yakınının eylemleri nedeniyle suçlu ilan edilemez. Ancak bu ilke, terör örgütü mensuplarının ailelerine otomatik olarak tazminat ödenmesini de gerektirmez. Aile bireylerinin suçsuz olması başka, devletin tazminat ödeme yükümlülüğü başka bir hukuki meseledir. Tazminatın gerekçesi, somut zarar ve hukuki sorumluluk üzerinden ortaya konulmalıdır.
Kamu Kaynakları Hangi Gerekçeyle Kullanılacak?
Öyleyse soralım: DEM Parti bu teklifle tam olarak neyi amaçlıyor? Hangi zararın karşılanmasını istiyor? Ödeme hangi şartlarda yapılacak? Devletin hangi işleminden veya eyleminden kaynaklanan bir sorumluluk ileri sürülüyor?
Bunlar geçiştirilecek sorular değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletin vergileriyle oluşan kamu bütçesinin kullanıldığı en önemli kurumlardan biridir. Milletin parasının hangi amaçla harcanacağı konusunda her siyasi parti, talebini açıkça gerekçelendirmek zorundadır. Bir önerinin Meclis'e sunulmuş olması, onu eleştiriden muaf tutmaz.
Şehit Ailelerinin Hakları ve Devletin Sorumluluğu
Bu ülkenin şehit aileleri vardır. Terör saldırılarında yakınlarını kaybeden siviller vardır. Evlatlarının mezarı başında ömür tüketen anne babalar vardır. Devletin öncelikli sorumluluklarından biri, terörün doğrudan mağdur ettiği insanların haklarını korumak ve uğradıkları zararların giderilmesini sağlamaktır. Kamu kaynaklarının kullanımı da bu sorumluluklar göz önünde bulundurularak, hukuka ve kamu yararına uygun biçimde değerlendirilmelidir.
Şehit ailelerinin hakları ile terör örgütü mensuplarının yakınlarına yapılması önerilen ödemeler birbirine karıştırılmamalıdır. Bir alandaki hukuki yükümlülük, diğer alanda kendiliğinden tazminat hakkı doğurmaz. Her talep kendi hukuki gerekçesiyle değerlendirilmelidir.
Siyasi Talepler Hukuki Dayanaklarıyla Açıklanmalı
DEM Parti'nin bu konudaki tutumu da açıkça sorgulanmalıdır. Bir siyasi parti, toplumun böylesine hassas bir meselesinde kamu bütçesinden ödeme yapılmasını istiyorsa, bunun gerekçesini ayrıntılarıyla açıklamalıdır. Hangi hukuki ilkeye dayanıldığını, hangi koşulların öngörüldüğünü ve düzenlemenin sınırlarının ne olduğunu kamuoyuna anlatmalıdır. Siyasi talepler, yalnızca dile getirildikleri için haklı kabul edilemez.
Şehitlerimizin fedakârlığıyla terör örgütlerinin eylemleri arasında denklik kurulamaz. Terörün kurbanıyla faili aynı konuma yerleştirilemez. Bu ayrımı savunmak, hukukun ve tarihsel gerçekliğin gereğidir.
Türkiye, terörün acısını fazlasıyla yaşamış bir ülkedir. Bu nedenle terörle ilgili her siyasi öneri, toplumun hafızası ve kamu yararı gözetilerek değerlendirilmelidir. Şehitlerin hatırası sıradan bir siyasi tartışma konusu değildir; terör mağdurlarının yaşadığı acılar da görmezden gelinemez.
TBMM'nin İnceleme Sorumluluğu
DEM Parti, söz konusu teklifin arkasında duruyorsa, kamuoyunun sorularına açık ve somut cevaplar vermelidir. TBMM ise öneriyi hukuki dayanağı, kapsamı ve kamu kaynaklarına etkisi bakımından titizlikle incelemelidir.
Şehitlerin Hatırası Siyasi Hesapların Gölgesinde Bırakılamaz
Bu millet, terörün bedelini canıyla ödedi. Şehitlerimizin hatırası siyasi hesapların gölgesinde bırakılamaz. Kamu bütçesinden talep edilen her ödemenin gerekçesi açıklanmalı; terörün failiyle kurbanı arasındaki ayrım hiçbir siyasi tartışmada silikleştirilmemelidir.
Şehide saygı, terörün gerçekliğini unutmamakla başlar. Adalet ise her talebin hukuki gerekçesini sorgulamakla mümkündür. Şehit ile terörist aynı kefeye konulamaz; kamu kaynakları da gerekçesi açıklanmamış talepler karşısında sorgusuz sualsiz kullanılacak bir kaynak değildir.
Hazal Yağmur Keskin
Yorumlar
İlk yorumu siz yapın.
Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin
Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.





