İçeriğe atla
SON DAKİKA
🕒 5 Ekim 23:25
NAMAZİmsak 04:52Güneş 06:25Öğle 12:25İkindi 15:41Akşam 18:15Yatsı 19:33
⛅ Sivas 9° Parçalı bulutlu💵 USD ₺49.16💶 EUR ₺55.31
Gündem

Okul saldırılarında oyun karakterlerini andıran davranışlar

ÖzetProf. Dr. Miraç Burak Gönültaş, okullardaki saldırılarda zarar verme kadar fark edilme isteğinin de rol oynayabildiğini belirterek erken uyarı çağrısı yaptı.
Tolgahan ŞimşekMuhabir · · Güncellendi: · 3 dk okuma
Masa başında oturan bir kişi, üzerinde “Çocuk Suçluluğu” yazan kitabı ellerinde tutuyor.
Uzmanlar, Manisa’daki olay üzerinden okullarda fark edilme isteği ve şiddet içerikli oyunların etkisini değerlendirdi.

Okullarda yaşanan saldırılar, yalnızca failin zarar verme amacı üzerinden değerlendirilmiyor. Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, bazı vakalarda fark edilme ve dikkat çekme isteğinin de saldırılarda rol oynayabildiğini söyledi. Gönültaş, bazı saldırganların davranışlarının şiddet içerikli oyun karakterlerini andırabildiğini belirtti.

Saldırılarda fark edilme isteği bulunabiliyor

Çocuk suçluluğu, çocuk istismarı, kriminoloji ve adli sosyal hizmet alanlarında çalışmalar yapan Gönültaş, okulların çocukların eğitim gördüğü yerler olduğunu hatırlattı. Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve Manisa’da yaşanan olaylarla birkaç gün önce meydana gelen vakaların, şiddetin kimi durumlarda araç olarak kullanılabildiğini gösterdiğini söyledi.

“Şiddetin kullanımında iki türlü durum söz konusu olabiliyor. Ya karşı tarafa zarar vermek ya da dikkat çekmek- fark edilmek.”

Gönültaş, Manisa’daki olayda saldırganın okula geliş ve kaçış biçiminin, şiddet içerikli oyunlarda yer alan bazı karakterlerin hareketlerine benzediğini belirtti. Saldırganın elindeki silahı tutuşu ve kaçış şeklinin, piyasada bilinen bu oyunlardaki karakterleri hatırlattığını söyleyen Gönültaş, çocukların bazı davranış kalıplarını bu tür içeriklerden öğrenmiş olabileceğini kaydetti.

Silaha erişimin kolay olmasının saldırı riskini artırabildiğini dile getiren Gönültaş, ailelerin evde bulunan silahların saklanması konusunda daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş’taki vakayı örnek gösteren Gönültaş, silahların kullanım amacına uygun biçimde ve çocukların ulaşamayacağı yerlerde tutulması gerektiğini belirtti.

Okullar tanıdık mekânlar arasında yer alıyor

Saldırganların çoğu zaman rastgele mekânları seçmediğini belirten Gönültaş, faillerin rutinlerini bildikleri, aşina oldukları ve etkileşim içinde bulundukları yerlerde eyleme yönelme ihtimalinin arttığını söyledi. Okullar da çocukların gün içinde en fazla zaman geçirdiği mekânlar arasında bulunuyor.

Okulun iyi bilinen bir yer olmasının, saldırgan açısından giriş, kaçış ve hareket planını kolaylaştırabildiğini aktaran Gönültaş, okullarda meydana gelen şiddet olaylarının nedenleri ve sonuçlarını ele alan bir derlemeden söz etti.

360 çalışmanın değerlendirildiği bu derlemenin, okul ortamındaki şiddetin farklı boyutlarını ele aldığını belirten Gönültaş, saldırıların yalnızca olay anıyla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti.

Risk işaretleri erken fark edilmeli

Gönültaş, saldırganlığa yönelen çocuk ve gençlerde antisosyal davranışlar, yıkıcı tutumlar, akran zorbalığı, madde kullanımı ve otoriteyle çatışmanın risk göstergeleri arasında yer alabildiğini anlattı. Sık yalan söyleyen, okul kurallarını kabul etmeyen veya ciddi şiddet olaylarına karışan çocuklarda riskin artabileceğini söyledi.

Çocuğun kendisini okuldan ayrı hissetmesinin de önemli bir sorun olduğunu belirten Gönültaş, bu durumda öğretmenlerin ve arkadaşların düşüncelerinin çocuk açısından önemini yitirebildiğini kaydetti. Aile içinde şiddete tanık olmanın da çocukların davranışları üzerinde etkili olabileceğini aktardı.

Sosyal medya ve dijitalleşmeyle çocukların dijital mecralarda daha fazla zaman geçirdiğini söyleyen Gönültaş, şiddetin sonuçlarının sorgulanmadığı içeriklerin empati gelişimini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Geçmişte kötü muamele gören ya da akran zorbalığına maruz kalan çocukların da desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.

Bazı çocukların saldırıdan önce ailelerine veya çevrelerine tehdit mesajları gönderebildiğini aktaran Gönültaş, bu mesajların sosyal medya üzerinden de paylaşılabildiğini söyledi. Okullardaki güvenlik tedbirlerinin akut olayları önlemede yararlı olduğunu belirten Gönültaş, saldırı gerçekleşmeden önce görülen işaretlere yönelik psikososyal ve koruyucu mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Anonim ihbar sistemi önerildi

Okulların yalnızca eğitim ve öğretim hizmeti veren kurumlar olarak ele alınmaması gerektiğini belirten Gönültaş, risk taşıyan çocukların erken fark edilmesi, korunması ve izlenmesi için farklı ekiplerin görev almasını önerdi. Birebir mentörlük, rehberlik, ebeveynlerle iş birliği ve çocukların sosyalizasyonunu artıracak çalışmaların birlikte yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Gönültaş, yurt dışında bazı okullarda anonim ihbar mekanizmalarının kullanıldığını belirtti. Çocukların, arkadaşlarında gördükleri riskli davranışları isimlerini vermeden bildirebilecekleri bu sistemlerin yalnızca güvenlik anlayışıyla değil, psikososyal bakışla işletilmesi gerektiğini kaydetti.

Dizi ve filmlerde mahrem konularla şiddetin rahat biçimde işlenmesinin çocuklarda normalleşme duygusu oluşturabileceğini belirten Gönültaş, suçun öğrenilmesi ve normalleştirilmesiyle birlikte şiddet sonrasında ortaya çıkması gereken vicdani rahatsızlığın da önem taşıdığını söyledi. Her olaydan sonra failin davranışına odaklanmak kadar, saldırı öncesindeki işaretleri görebilecek destek mekanizmalarının kurulması da gündemdeki yerini koruyor.

Yorumlar

E-posta adresiniz yayımlanmaz ve üçüncü kişilerle paylaşılmaz; yalnızca yorumunuz onaylandığında size haber vermek için kullanılır. Aydınlatma metni

İlk yorumu siz yapın.

Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin

Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.

Sponsorlu içerik

Bu Haber İlginizi Çekebilir

Kaya Çiftinin TMSF'ye İade Yaptığı Bildirildi
Gündem

Kaya Çiftinin TMSF'ye İade Yaptığı Bildirildi

Fon ve hisse işlemlerine ilişkin tartışmalarda Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya hakkında yeni bir gelişme yaşandı. Kaya çiftinin yatırımlarındaki ana para dışındaki tutarı TMSF nezdindeki isteğe bağlı iade hesabına gönderdiği bildirildi.

Haberin Detayı →

Bunları da Okuyun

Ankara-Şanlıurfa Uçağında Bomba Notu Paniği

Haberin Detayı →

Sivas’ta öğrencilerin huzuru için ekipler sahada

Haberin Detayı →

STSO'da Tokuş’un Tercihi Belli: MÜSİAD Sivas Ailesinin Yanında

Haberin Detayı →

Sivas gündemini kaçırmayın

Günün öne çıkan haberlerini e-postanıza alın. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Kaydolarak e-posta ile bilgilendirme almayı kabul etmiş olursunuz. Verileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz (KVKK).

İhbar Hattı