Muhtarlıklar Kaldırılırsa Devlet Bütçesinde Tasarruf Olur mu?

Muhtarlıklar kaldırılırsa bütçede tasarruf sağlanacak mı?
Türkiye'de muhtarlık kurumunun geleceği ve kamu bütçesine getirdiği maliyet, yeniden tartışılmaya başlandı. Özellikle e-Devlet hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte muhtarlıkların görevlerine ihtiyaç duyulup duyulmadığı sorgulanırken, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ali Çiçek konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çiçek'e göre muhtarlıkların yıllık yaklaşık 24 milyar liralık maliyeti bulunduğu yönündeki hesaplamalar, kurumun kaldırılması durumunda doğrudan tasarruf anlamına gelmiyor. Akademisyen, mahallelerde vatandaşla kamu kurumları arasında iletişim sağlayacak yeni temsilciliklerin oluşturulması gerekebileceğini belirterek, böyle bir değişikliğin mevcut maliyetin 4-5 katına çıkmasına neden olabileceğini ifade etti.
Muhtarlık kurumunun tarihi Osmanlı dönemine uzanıyor
Dr. Öğretim Üyesi Ali Çiçek, muhtarlığın yalnızca idari bir yapılanma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, tarihsel ve toplumsal bir geçmişe sahip olduğunu belirtti.
Muhtarlık teşkilatının ilk uygulamalarının 1829 yılında İstanbul'da başladığı, 1833 yılından itibaren ise Kastamonu ve Sivas gibi Anadolu şehirlerine yayıldığı biliniyor. İlk dönemlerde muhtarlar; mahalle güvenliği, vergi toplama, nüfus hareketlerinin takibi ve devlet ile halk arasındaki iletişim gibi görevler üstleniyordu.
Çiçek, Osmanlı dönemindeki mahalle yöneticiliği uygulamalarının Cumhuriyet dönemine de taşındığını ve zaman içerisinde bugünkü muhtarlık yapısının oluştuğunu anlattı.
Muhtarlıklar 1933 yılında kaldırıldı, 1944'te yeniden kuruldu
Türkiye'de mahalle muhtarlıkları geçmişte de kaldırılma sürecinden geçti. 10 Haziran 1933 tarihinde kabul edilen 2295 sayılı Kanun ile belediye teşkilatı bulunan yerlerde mahalle muhtarlıkları ve ihtiyar heyetleri kaldırıldı. Düzenleme, 1 Ocak 1934 tarihinde yürürlüğe girdi.
Ancak muhtarlık hizmetlerinin belediyeler ve diğer kamu birimleri tarafından yürütülmesinde ortaya çıkan sorunların ardından yeni bir düzenlemeye gidildi.
10 Nisan 1944 tarihinde kabul edilen 4541 sayılı Kanun ile şehir ve kasabalardaki mahalle muhtarlıkları yeniden oluşturuldu. Böylece muhtarlık kurumu, yeniden Türkiye'nin idari yapısındaki yerini aldı.
e-Devlet kullanımı arttı ancak muhtarlık ihtiyacı devam ediyor
Muhtarlıkların gerekliliğine ilişkin tartışmalarda dijitalleşme önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. e-Devlet üzerinden birçok resmî işlemin yapılabilmesi, muhtarlıkların geleneksel hizmetlerinin bir bölümüne duyulan ihtiyacı azaltmış durumda.
Ancak Ali Çiçek, dijital hizmetlere erişimin toplumun bütün kesimlerinde aynı seviyede olmadığını vurguladı.
Çiçek'in aktardığı araştırma verilerine göre halkın yüzde 76'sı e-Devlet kullanabilirken, 55 yaş ve üzerindeki vatandaşlarda bu oran yaklaşık yüzde 30 seviyesinde bulunuyor.
Bu farklılığın, özellikle dijital hizmetleri kullanmakta zorlanan vatandaşlar açısından mahalle muhtarlıklarının önemini koruduğunu belirten Çiçek, geleneksel yöntemlerle kamu hizmetlerine ulaşmayı tercih eden kişilerin de bulunduğunu ifade etti.
Dolayısıyla muhtarlıkların geleceğine ilişkin değerlendirmelerde yalnızca teknolojik gelişmelerin değil, vatandaşların hizmetlere erişim imkânlarının da dikkate alınması gerektiğine işaret etti.
Muhtarlıkların kaldırılması 24 milyar liralık maliyeti artırabilir
Muhtarlıkların kamu bütçesine getirdiği mali yük, kurumun kaldırılmasını savunanların öne çıkardığı başlıca konulardan biri.
Ali Çiçek, mevcut muhtarlık sisteminin bütçeye yaklaşık 24 milyar liralık yük getirdiğini belirterek, bu harcamanın ortadan kaldırılmasıyla doğrudan tasarruf sağlanacağı düşüncesine katılmadığını söyledi.
Çiçek'e göre mahalle sakinlerinin sorunlarını dinleyecek, belediyelerle vatandaşlar arasında iletişim kuracak ve yerel ihtiyaçları ilgili kurumlara aktaracak bir temsil mekanizmasına yine ihtiyaç duyulacak.
Bu nedenle muhtarlıkların kaldırılması hâlinde belediyelerin mahalle temsilcileri görevlendirebileceğini, bunun da yeni personel ve işletme giderleri oluşturabileceğini dile getirdi.
Akademisyen, böyle bir yapılanmanın maliyetinin mevcut 24 milyar liralık tutarın 4-5 katına ulaşabileceğini öne sürdü.
Muhtarlık tartışmasında asıl mesele ne?
Muhtarlık kurumunun geleceğiyle ilgili tartışma, yalnızca maaş ve kamu harcamaları üzerinden değerlendirilebilecek bir konu değil. Mahalle düzeyinde vatandaşın taleplerinin iletilmesi, sosyal yardımlara erişim, yerel sorunların tespiti ve kamu kurumlarıyla iletişim de sistemin işlevleri arasında bulunuyor.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının 19 Ekim 2026 tarihli açıklamasında da muhtarların taleplerini elektronik ortamda iletebildiği Muhtar Bilgi Sistemi (MUBİS) ile muhtarlara yönelik hizmet düzenlemelerine yer verildi. Aynı açıklamada 2026 yılı itibarıyla muhtarlara yapılan aylık ödemenin 28 bin liranın üzerine çıkarıldığı belirtildi.
İletişim Başkanlığı
Bu veriler, muhtarlık sisteminin hem geleneksel hem de dijital kamu hizmetleri içerisindeki yerinin tartışılmaya devam ettiğini gösteriyor.
Ali Çiçek'in değerlendirmesi ise muhtarlıkların kaldırılması tartışmasında yalnızca mevcut harcamaların değil, bu kurumun yerine kurulabilecek yeni yapının maliyetinin de hesaplanması gerektiğine dayanıyor.
GÜNDEM SİVAS™ olarak tartışmanın temelinde şu sorunun bulunduğunu vurguluyoruz: Muhtarlıkların mevcut yapısı mı değiştirilmeli, yoksa mahalle düzeyinde vatandaşla kamu arasındaki temsil mekanizması tamamen mi kaldırılmalı?
Bu Haber İlginizi Çekebilir

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'ne Gastrofest'te Şampiyonluk
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Cumhuriyet Meslek Yüksekokulu, Kayseri'de düzenlenen Üniversiteler Arası Yemek Yarışması'nda en iyi ekip kategorisinde birinci oldu. Üniversite öğrencileri organizasyonu 3 altın, 1 gümüş, 2 bronz madalya ve şampiyonluk kupasıyla tamamladı.
Haberin Detayı →Yorumlar
İlk yorumu siz yapın.
Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin
Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.




