SON DAKİKA
Sağlık

Antik Roma’da Dışkıdan İlaç Gerçeği: Türk Bilim İnsanları 1900 Yıllık Şişeyle Kanıtladı

ÖzetTürk bilim insanları, Antik Roma’da dışkının tedavide kullanıldığını 1900 yıllık şişe analiziyle kanıtladı.
Gülnur DedeMuhabir · · 3 dk okuma
Antik Roma’da Dışkıdan İlaç Gerçeği: Türk Bilim İnsanları 1900 Yıllık Şişeyle Kanıtladı

Türk bilim insanları, Antik Roma’da dışkının tedavide kullanıldığını 1900 yıllık şişe analiziyle kanıtladı.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden bilim insanları, Antik Roma döneminde insan ve hayvan dışkısının tedavi amacıyla kullanıldığını 1900 yıllık bir cam şişe üzerinden yapılan kimyasal analizle ortaya koydu. Bergama Arkeoloji Müzesi’ndeki eser üzerinde gerçekleştirilen bilimsel çalışma, Avrupa’da geniş yankı uyandırdı. Bulgular, antik tıp metinlerinde yer alan bilgilerin modern yöntemlerle doğrulandığını gösteriyor.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi bünyesinde görev yapan arkeolog Prof. Dr. Cenker Atila ve ekibi, Antik Roma dönemine ait tıbbi uygulamalara ilişkin çarpıcı bir bulguyu bilim dünyasına kazandırdı. Yaklaşık 1900 yıllık bir cam şişe üzerinde gerçekleştirilen analizler, antik kaynaklarda yer alan “insan ve hayvan dışkısının tedavi amacıyla kullanıldığı” bilgisini somut verilerle destekledi.

Çalışma, İzmir’in Bergama ilçesindeki Bergama Arkeoloji Müzesi envanterinde bulunan bir eser üzerinde yürütüldü. Araştırma sonuçları uluslararası hakemli bir dergide yayımlandı ve Avrupa basınında geniş yer buldu. Böylece Antik Roma tıbbına ilişkin uzun süredir tartışılan bir konu, günümüz bilimsel analiz teknikleriyle netlik kazanmış oldu.

Prof. Dr. Cenker Atila’nın cam ve seramik eserler üzerine yürüttüğü çalışmalar, 2009 yılında hazırladığı “Bergama Müzesi Cam Eserleri” kitabı sırasında dikkat çekici bir ayrıntıyı ortaya çıkardı. Müzedeki cam eserleri inceleyen Atila, bazı şişelerin içinde kalıntılar bulunduğunu fark etti.

Bu gözlemin ardından Kimyager Dr. İlker Demirbolat ve Tıp Tarihçisi Dr. Rana Babaç Çelebi ile birlikte disiplinler arası bir çalışma başlatıldı. Araştırma için gerekli izinler, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın resmi internet sitesi olan https://www.ktb.gov.tr üzerinden yürütülen süreçle alındı.

Müzede incelenen yaklaşık bin cam eser arasından yedi tanesinde kalıntı tespit edildi. Ancak yalnızca bir şişe, detaylı bilimsel veri sağlayabilecek düzeyde içerik barındırıyordu. Yapılan kimyasal analizler sonucunda şişe içinde insan dışkısına ait biyokimyasal izler belirlendi. Bunun yanı sıra kekikten elde edilen aromatik bileşiklere de rastlandı.

Araştırmacılar, kekik özünün muhtemelen kötü kokuyu bastırmak amacıyla eklendiğini değerlendiriyor.

Antik dönemin önde gelen hekimleri arasında yer alan Hipokrat, Plinius ve Galen gibi isimlerin eserlerinde, insan ve bazı hayvan dışkılarının çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanıldığına dair ifadeler yer alıyordu. Ancak bu bilgilerin arkeolojik ve kimyasal verilerle desteklenmiş somut kanıtları bugüne kadar ortaya konulamamıştı.

Prof. Dr. Atila, Mısır, Çin, Yunan ve Roma medeniyetlerine ait kaynaklarda dışkının özellikle iltihap, enfeksiyon ve bazı üreme sorunlarında kullanıldığının belirtildiğini; ancak bu uygulamaların pratikte nasıl gerçekleştirildiğine dair net verilerin bulunmadığını ifade etti.

Yapılan analizlerle birlikte, antik kaynaklarda aktarılan bilgilerin yalnızca teorik değil, gerçek bir uygulamaya dayandığı bilimsel yöntemlerle kanıtlanmış oldu.

Araştırma bulgularına göre insan ve hayvan dışkısı, Antik Çağ’da antibakteriyel özellikleri nedeniyle tercih ediliyordu. Özellikle yaraların iyileştirilmesi ve mikrobiyal enfeksiyonların giderilmesinde bu yönteme başvurulduğu değerlendiriliyor.

Antik metinlerde tedavinin içeriğine dair ayrıntı verilmemesi dikkat çekiyor. Galen’in eserlerinde, hastalara ilacın içeriğinin açıklanmaması gerektiğine yönelik ifadeler yer aldığı biliniyor. Bu yaklaşım, dönemin tıbbi uygulamalarında hasta psikolojisinin de gözetildiğini gösteriyor.

Modern analiz teknikleri sayesinde elde edilen bulgular, antik dönemde kullanılan bazı tedavi yöntemlerinin kimyasal temellerinin bulunduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, tıp tarihi ve arkeoloji alanında yeni araştırmaların önünü açabilecek nitelikte değerlendiriliyor.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi araştırma ekibinin kaleme aldığı bilimsel makale, yayımlandığı uluslararası dergi aracılığıyla Avrupa’da çok sayıda basın kuruluşunun gündemine taşındı. Çalışma, hem arkeoloji hem de tıp tarihi açısından disiplinler arası örnek bir araştırma olarak gösteriliyor.

Bu gelişme, Türkiye’de yürütülen bilimsel çalışmaların uluslararası akademik çevrelerde görünürlüğünü artırması bakımından da önem taşıyor. Aynı zamanda [Sivas haberleri] ve [bilimsel araştırmalar] kategorilerinde dikkat çeken bir içerik olarak öne çıkıyor.

Antik Roma tıbbına ilişkin bu somut kanıt, geçmiş medeniyetlerin sağlık uygulamalarına dair yeni soruları da beraberinde getiriyor. Araştırmacılar, benzer eserler üzerinde yapılacak ileri analizlerle daha kapsamlı sonuçlara ulaşılabileceğini belirtiyor.

Google'da Gündem Sivastercih edilen kaynağınız yapın — haberlerimizi arama sonuçlarında öne çıkarın

Yorumlar

İlk yorumu siz yapın.

Bu Haber İlginizi Çekebilir

Tedavi Edilmeyen Hepatit B ve C Kansere Dönüşebiliyor!
Sağlık

Tedavi Edilmeyen Hepatit B ve C Kansere Dönüşebiliyor!

Sivas Numune Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevgi Baltacı, hepatit hastalığına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Hepatit B ve C'nin uzun yıllar belirti vermeden ilerleyebileceğini be

Haberin Detayı →

Bunları da Okuyun

Sivas'ta Uyanık Şah Damarı Ameliyatı!

Haberin Detayı →

Sessiz İlerleyen Tehlike: Hepatit B ve C İçin Erken Tanı Uyarısı!

Haberin Detayı →

Sivas'ta Anne Sağlığı Hizmetlerinde Dijital Dönüşüm Başlıyor! İsveç'te Eğitim Alan Sağlıkçılar Deneyimlerini Kente Taşıdı

Haberin Detayı →

Sivas gündemini kaçırmayın

Günün öne çıkan haberlerini e-postanıza alın. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Kaydolarak e-posta ile bilgilendirme almayı kabul etmiş olursunuz. Verileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz (KVKK).

İhbar Hattı