Sivas'taki Antik Kentin Adı Tabletlerle Çözüldü

Sivas'ın Yıldızeli ilçesinde bulunan Kayalıpınar Örenyeri, Anadolu'nun binlerce yıllık geçmişine ışık tutmaya devam ediyor.
Yaklaşık 3 bin 800 yıllık geçmişiyle öne çıkan yerleşimde yapılan arkeolojik çalışmalar, Hitit tarihine ilişkin önemli bilgilerin ortaya çıkarılmasını sağladı.
Kazılarda bulunan çivi yazılı tabletler sayesinde yerleşimin antik dönemdeki adının Samuha olduğu belirlendi.
Üstelik araştırmalar yalnızca kentin adını ortaya çıkarmakla kalmadı. Bölgede Hitit krallarının yönetim faaliyetlerinden günlük yaşama kadar farklı konularda önemli buluntulara ulaşıldı.
Kayalıpınar'ın Gerçek Adı Nasıl Öğrenildi?
Kayalıpınar'da bilimsel kazılar 2005 yılında başladı.
Kazılarda ortaya çıkarılan Hititçe çivi yazılı tabletler, yerleşimin geçmişine ilişkin yazılı kanıtlar sundu.
Özellikle 2014 yılında bulunan bir tablet, Kayalıpınar'ın tarihî Samuha kentiyle ilişkilendirilmesinde belirleyici rol oynadı.
Samuha adı, daha önce Hititlerin başkenti Hattuşa'daki yazılı kaynaklarda ve eski Asur belgelerinde biliniyordu.
Ancak bu antik kentin günümüzde tam olarak hangi yerleşime karşılık geldiğinin belirlenmesi için arkeolojik bulgular büyük önem taşıyordu.
Kayalıpınar'da ele geçirilen yazılı belgeler, antik kentin kimliğinin belirlenmesine katkıda bulundu.
Çivi Yazılı Tabletler Neden Önemli?
Arkeolojik kazılarda bulunan her eser geçmiş hakkında bilgi sağlayabiliyor. Ancak yazılı belgeler, eski toplumların yönetim, ticaret, inanç ve gündelik yaşamları hakkında doğrudan bilgiler sunmaları bakımından özel bir önem taşıyor.
Kayalıpınar'da hem Asurca hem de Hititçe yazılı tabletler bulundu.
Bu belgeler, yerleşimin farklı dönemlerde önem taşıdığını ve yalnızca küçük bir yerleşim yeri olmadığını ortaya koyuyor.
Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün bilgilerine göre Kayalıpınar, Anadolu'da her iki dilde yazılı belgelerin ele geçirildiği önemli merkezler arasında bulunuyor.
Samuha Bir Dönem Ticaret Merkeziydi
Samuha'nın geçmişi Hitit Krallığı döneminden de eskiye uzanıyor.
Bölgenin, Asurlu tüccarların Anadolu'da ticaret yaptığı dönemde ekonomik faaliyetlere ev sahipliği yaptığı belirtiliyor.
Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün tarihî değerlendirmesine göre Samuha, başlangıçta küçük bir ticaret yerleşimiyken zamanla gelişerek önemli bir merkez haline geldi.
Milattan önce ikinci binyılda Anadolu'nun ticaret ağlarında yer alan kent, ilerleyen dönemlerde Hitit yönetimi açısından da önem kazandı.
Hitit Kralları Samuha'dan Ülkeyi Yönetti
Yazılı kaynaklar, Samuha'nın Hitit siyasi tarihinde önemli bir konuma sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Kent, özellikle milattan önce 14. yüzyılda Hitit kraliyet yönetimiyle ilişkilendiriliyor.
Hitit hükümdarlarının belirli dönemlerde Samuha'da bulunduğu ve devlet faaliyetlerini buradan yürüttüğü biliniyor.
Bu durum, kentin yalnızca ticaret açısından değil, siyasi ve askerî bakımdan da önemli olduğunu gösteriyor.
2026 Kazılarında Yeni Kraliyet Arşivi Bulundu
Kayalıpınar'daki çalışmalar 2026 yılında da önemli bulgularla devam etti.
Kültür ve Turizm Bakanlığının 8 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre, kazılarda Hitit Kralı II. Tudhaliya dönemine ait 131 çivi yazılı tablet ve tablet parçası gün yüzüne çıkarıldı.
Bir önceki kazı döneminde aynı arşivle ilişkilendirilen 53 tablet ve parçayla birlikte toplam sayı 184'e ulaştı.
Kazı ekibinin değerlendirmesine göre bu buluntular, 21. yüzyılda ortaya çıkarılan en kapsamlı Hititçe kraliyet arşivlerinden birini oluşturuyor.
Tabletlerde Salgın Hastalık ve Kraliyet Ailesi Anlatılıyor
2026 yılında duyurulan kraliyet arşivinde Hititçe ve Hurrice metinlerin bulunduğu açıklandı.
Belgeler arasında kehanet, fal, mektup, ritüel ve dua türünde metinler yer alıyor.
Öne çıkan konulardan biri ise yaklaşık 3 bin 400 yıl önce yaşanan ve yüksek ateşle ilişkilendirilen bir salgın.
Tabletlerde çocukların ve bebeklerin hastalıktan etkilendiği, kraliyet ailesinin de bu durumdan kaygı duyduğu yönünde bilgiler bulunuyor.
Bu metinler, Hitit yönetiminin yalnızca askerî ve siyasi faaliyetlerini değil, dönemin insanlarının korkularını ve inanç dünyasını da anlamaya yardımcı oluyor.
Kayalıpınar'da Hangi Dönemlerin İzleri Bulundu?
Kayalıpınar yalnızca Hitit dönemine ait kalıntılardan oluşmuyor.
Arkeolojik çalışmalarda Asur Ticaret Kolonileri Çağı, Hitit, Helenistik, Roma ve Bizans dönemleriyle ilişkilendirilen bulgular ortaya çıkarıldı.
Ayrıca daha eski dönemlere ait yontma taş aletler de yerleşimin uzun geçmişine ilişkin araştırmalara katkı sağladı.
Kazılarda mimari yapılar, mühür baskıları, yazılı belgeler ve farklı dönemlere ait mezarlar tespit edildi.
Sivas'ın Tarihi Açısından Neden Önemli?
Kayalıpınar'daki buluntular, Sivas'ın tarihinin yalnızca Selçuklu ve Osmanlı dönemleriyle sınırlı olmadığını gösteren önemli örnekler arasında yer alıyor.
Yerleşimdeki yazılı belgeler, Sivas'ın bulunduğu coğrafyanın binlerce yıl önce Anadolu'nun siyasi ve ekonomik dünyasında önemli bir konuma sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Kazılar, Koç Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümünden Doç. Dr. Çiğdem Maner başkanlığındaki ekip tarafından sürdürülüyor.
Geçmişte antik kentin adını belirlemeye yardımcı olan tabletler, bugün de Hititlerin yönetim yapısına ve günlük yaşamına ilişkin yeni soruların yanıtlanmasını sağlıyor.
Kayalıpınar'daki keşifler, toprağın altında yalnızca taş yapıların değil, binlerce yıl öncesine ait yazılı bir tarih hafızasının da saklı olduğunu gösteriyor.
Bu Haber İlginizi Çekebilir

Sivas'ta Üç Medrese Aynı Yıl İnşa Edildi
Sivas'ın tarihî merkezinde bulunan üç önemli Selçuklu medresesinin ortak bir özelliği dikkat çekiyor. Gök Medrese, Buruciye Medresesi ve Çifte Minareli Medrese'nin üçü de 1271 yılında inşa edildi.
Haberin Detayı →Yorumlar
İlk yorumu siz yapın.
Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin
Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.




