İçeriğe atla
SON DAKİKA
🕒 12 Ekim 18:04
NAMAZİmsak 04:59Güneş 06:32Öğle 12:23İkindi 15:33Akşam 18:04Yatsı 19:22
⛅ Sivas 17° Parçalı bulutlu💵 USD ₺49.34💶 EUR ₺55.27
Kültür, Sanat ve Tarih

12 Eylül’de İdam Edilen Ülkücüler Ulucanlar Cezaevi’nde Anıldı

Özet12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46’ncı yıl dönümünde, darbe döneminde hayatını kaybeden ülkücüler için Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde anma programı düzenlendi. Programa MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım ile Taş Medreseli Ülkücüler katıldı.
Tolgahan ŞimşekMuhabir · · 2 dk okuma
Parmaklıklı bir giriş önünde, çoğu takım elbiseli kalabalık bir grup erkek birlikte duruyor.
Ulucanlar Cezaevi Müzesi’ndeki programda, 12 Eylül döneminde idam edilen ülkücüler dualarla anıldı.

12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçerken, darbe döneminin cezaevlerinde yaşananları hatırlatmak ve idam edilen ülkücüleri anmak amacıyla Ankara’daki Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde program gerçekleştirildi.

Darbe döneminde cezaevinde bulunan Taş Medreseli Ülkücüler tarafından düzenlenen programa, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım ile çok sayıda davetli katıldı.

Program, hayatını kaybedenler için Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Yıldırım, 12 Eylül döneminde yaşananları anlattı

Anma programında konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, 12 Eylül döneminde ülkücülerin ağır baskılarla ve kötü muamelelerle karşı karşıya kaldığını söyledi.

Darbe döneminin ülkücü hareket üzerinde derin izler bıraktığını ifade eden Yıldırım, o yıllarda milliyetçi ve ülkücü düşüncenin toplumdan uzaklaştırılmaya çalışıldığını savundu.

Yıldırım, yaşananlara ilişkin değerlendirmesinde, “Bize haddinden fazla zarar vermişlerdir” ifadelerini kullandı.

Ancak bütün bu sürecin ardından ülkücü hareketin yeniden toparlandığını belirten Yıldırım, bugün gelinen noktayı geçmiş yıllarla karşılaştırarak değerlendirdi.

“Ülkücüler Mamak’ta toplandı”

Yıldırım’ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de darbe sonrasında Türkiye’nin farklı şehirlerinde yürütülen ülkücü davaların Ankara’da bir araya getirilmesi oldu.

Adana’dan İstanbul’a, Balıkesir’den Ordu’ya kadar farklı bölgelerden ülkücülerin Mamak Cezaevi’nde toplandığını belirten Yıldırım, hareketin yöneticileri ve önde gelen isimlerinin de cezaevlerine gönderildiğini söyledi.

O dönemin şartlarını anlatırken ülkücülerin hayatının adeta üç merkez arasında geçtiğini ifade eden Yıldırım, bunları “hapishane, hastane ve mezarlık” olarak sıraladı.

Yıldırım, 12 Eylül sonrasında yalnızca cezaevine girenlerin değil, dışarıdaki ailelerin de ciddi ekonomik ve sosyal sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını dile getirdi.

Ailelerin yaşadığı dışlanmaya dikkat çekti

Darbe döneminin toplumdaki sosyal ilişkiler üzerinde de etkili olduğunu anlatan Yaşar Yıldırım, cezaevinde bulunan ülkücülerin ailelerinin de çevrelerinden uzaklaştırıldığını söyledi.

Yıldırım, ailelerin uzun süre yalnız bırakıldığını, ülkücülerin yakınlarıyla irtibat kurmaktan çekinen kişilerin bulunduğunu belirterek o yıllarda yaşanan toplumsal baskıya dikkat çekti.

12 Eylül sonrasında yaşanan bu tabloyu “yokluk yılları” olarak nitelendiren Yıldırım, bugün ise farklı bir dönem yaşandığını ifade etti.

“Şimdi varlık günlerindeyiz”

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım, konuşmasının devamında ülkücü hareketin günümüzde yeniden güçlü bir toplumsal ve siyasi konuma geldiğini savundu.

Geçmişte dışlanan ve yalnızlaştırılan insanların bugün toplum içinde daha etkin bir konumda olduğunu dile getiren Yıldırım, ülkücülerin ülkenin geleceğine ilişkin süreçlerde söz sahibi olduğunu ifade etti.

Anma programında, 12 Eylül darbesi döneminde hayatını kaybeden ülkücüler için dualar edildi.

Ulucanlar Cezaevi darbe döneminin sembol mekânlarından biri

Ankara’daki Ulucanlar Cezaevi, Türkiye’nin yakın siyasi tarihindeki en önemli cezaevlerinden biri olarak biliniyor. Farklı siyasi görüşlerden çok sayıda ismin kaldığı cezaevi, idam cezalarının infaz edildiği mekânlardan biri olması nedeniyle de 12 Eylül döneminin hafızasında önemli bir yere sahip.

Cezaevi daha sonraki yıllarda kapatılarak müzeye dönüştürüldü. Bugün Ulucanlar Cezaevi Müzesi, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde yaşanan cezaevi süreçlerini ziyaretçilere aktaran mekânlardan biri olarak faaliyet gösteriyor.

Yorumlar

E-posta adresiniz yayımlanmaz ve üçüncü kişilerle paylaşılmaz; yalnızca yorumunuz onaylandığında size haber vermek için kullanılır. Aydınlatma metni

İlk yorumu siz yapın.

Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin

Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.

Sponsorlu içerik

Bu Haber İlginizi Çekebilir

Sivas’taki taş başyapıt: Divriği neden dünya mirası?
Kültür, Sanat ve Tarih

Sivas’taki taş başyapıt: Divriği neden dünya mirası?

Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, yalnızca yaşıyla değil, mimarisi ve taş işçiliğiyle de dünya mirası kabul ediliyor. Yapının anıtsal kapıları, birbirinden farklı bezemeleriyle dikkat çekiyor.

Haberin Detayı →

Bunları da Okuyun

Wi-Fi Aslında “Wireless Fidelity” Demek Değil

Haberin Detayı →

Bluetooth Adını Bin Yıl Önceki Bir Kraldan Aldı

Haberin Detayı →

Evden çıkmadan müze gezisi: Tarihe açılan dijital kapı

Haberin Detayı →

Sivas gündemini kaçırmayın

Günün öne çıkan haberlerini e-postanıza alın. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Kaydolarak e-posta ile bilgilendirme almayı kabul etmiş olursunuz. Verileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz (KVKK).

İhbar Hattı