Yapay zekâ hangi meslekleri tehdit ediyor? Uzman sıraladı

Yapay zekânın çalışma hayatında oluşturduğu dönüşüm, özellikle rutin büro işlerinde çalışan beyaz yakalıları tehdit ediyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Sosyal Politika Uzmanı Doç. Dr. Abulkadir Yüksel, 2030’a kadar 92 milyon işin ortadan kalkacağını söyledi.
Sanayi Devrimi’nde buhar makinesinin kas gücünün yerini aldığını, bilgisayarların ise hesaplama süreçlerini üstlendiğini belirten Yüksel, yapay zekânın ilk kez zihinsel emeğe ortak olduğunu kaydetti. Yapay zekâ; muhakeme, yazma ve analiz gibi görevlerde kullanılmaya başlandı.
“Dünyadaki her dört işten biri üretken yapay zekadan etkilenebilecek durumda.”
Yapay zekâ mesleklerin içeriğini değiştiriyor
Sosyal Politika Uzmanı Doç. Dr. Abulkadir Yüksel, çalışma hayatında tarih boyunca farklı kırılmalar yaşandığını ve işlerin, becerilerin ve niteliklerin sürekli değiştiğini söyledi.
Yüksel, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün güncel çalışmasına göre dünyadaki her dört işten birinin üretken yapay zekadan etkilenebileceğini belirtti. Bu işlerin büyük bölümünün tamamen ortadan kalkmayacağını kaydeden Yüksel, asıl değişimin mesleklerin içindeki görevlerde yaşanacağını aktardı.
"Meslekler yok olmuyor, içleri boşalıp yeniden doluyor" diyen Yüksel, öğretmen, doktor ve avukatların görevlerini sürdüreceğini, fakat yapay zekâyı kullanabilen çalışanların kullanamayanların yerini alabileceğini söyledi.
Bu yaklaşım, tartışmayı yalnızca hangi mesleklerin sona ereceği sorusundan çıkarıyor. Bir işin hangi bölümlerinin otomasyona devredileceği, çalışanların hangi becerileri edinmesi gerektiğini de belirleyecek.
92 milyon iş ortadan kalkacak
Dünya Ekonomik Forumu’nun öngörülerine göre 2030’a kadar 170 milyon yeni iş doğacak, 92 milyon iş ortadan kalkacak. Yüksel, ilk bakışta olumlu görünen bu tablonun çalışanlar açısından aynı sonucu taşımayabileceğini belirtti.
Yeni oluşan işlerle kaybedilen işlerin aynı kişilere, şehirlere ve becerilere karşılık gelmeyeceğini söyleyen Yüksel, çağrı merkezinde ya da büroda çalışan 45-50 yaşındaki bir kişinin kendiliğinden veri analisti olamayacağını dile getirdi.
Raporun, küresel işgücünün yaklaşık yüzde 60’ının yeniden eğitime ihtiyaç duyacağını ortaya koyduğunu aktaran Yüksel, çalışanların önemli bir bölümünün bu eğitime ulaşamayabileceğini belirtti. Bu durumun, 120 milyonu aşkın çalışanın orta vadede işini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalması anlamına geldiğini söyledi.
Yüksel’e göre önümüzdeki dönemde temel sorun yalnızca işsizlik olmayacak. Çalışanlarla yeni işlerin gerektirdiği beceriler arasındaki fark, çalışma hayatının en belirleyici başlıklarından birine dönüşecek.
Beyaz yakalılar daha yüksek risk taşıyor
Doç. Dr. Abdulkadir Yüksel, önceki teknolojik dönüşümlerde ağırlıklı olarak mavi yakalı fabrika işçilerinin etkilendiğini, yapay zekâ döneminde ise tablonun değiştiğini söyledi.
Sekreterlik, veri girişi, muhasebe kayıtları, sigorta işlemleri, çağrı merkezi ve içerik üretimi gibi rutin büro işlerini en yüksek risk grubunda sıralayan Yüksel, bu alanlarda kadın istihdamının yoğun olması nedeniyle riskin kadınlara daha ağır yansıyabileceğini belirtti.
Yapay zekânın insana doğrudan temas eden mesleklerde aynı ölçüde etkili olmayacağını kaydeden Yüksel, hemşirelik, öğretmenlik, sosyal hizmet ve yaşlı bakımında çalışanlara duyulan ihtiyacın artacağını söyledi. Beceri gerektiren işlerin yapay zekâdan etkilenmesinin mümkün görünmediğini de sözlerine ekledi.
Bu değişim, diplomanın tek başına iş güvencesi sağlamadığı bir çalışma düzenine işaret ediyor. Çalışanların mevcut mesleklerini sürdürürken yeni araçları kullanmayı öğrenmesi ve görev tanımlarındaki değişime uyum sağlaması gerekecek.
Çalışanlar için yeniden eğitim çağrısı
Yapay zekânın verimliliği artırdığını belirten Yüksel, ortaya çıkan kazancın ücretlere ve daha kısa çalışma sürelerine yansıyıp yansımayacağını teknolojiyle birlikte emeğin örgütlülüğü ve devletin emek piyasalarına müdahalesinin belirleyeceğini söyledi.
Çalışma saatlerinde veya günlerinde esnekliğe gidilmesi ihtimalinin daha önce Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan tarafından dile getirildiğini aktaran Yüksel, devlet, işverenler, sendikalar ve üniversiteler için yeni sorumluluklar bulunduğunu belirtti.
Yaşam boyu öğrenmenin bir hak olması gerektiğini söyleyen Yüksel, diplomanın ömür boyu geçerli bir ehliyet olmadığını kaydetti. Çalışanlara ücretli eğitim izni ve düzenli yeniden eğitim finansmanı sağlanmasını isteyen Yüksel, aktif işgücü politikalarının yenilenmesi gerektiğini belirtti.
Sosyal güvenlik sisteminin yeni çalışma biçimlerine uyarlanması gerektiğini de dile getiren Yüksel, kuryeler, platform çalışanları, serbest ve proje bazlı çalışanların iş hukuku ile sosyal güvenlik şemsiyesinin dışında bırakılmaması çağrısı yaptı.
Bu Haber İlginizi Çekebilir

Soner Olgun’un Yıllar Önceki Sözleri Yeniden Gündemde
Pankreas kanseri nedeniyle 67 yaşında hayatını kaybeden sanatçı Soner Olgun’un 2023 yılında katıldığı bir programda hastalık, çaresizlik ve insanlara yardım etme isteği üzerine söylediği sözler vefatının ardından yeniden gündeme geldi. Olgun’un “şifacı olmayı” hayal ettiğini anlatırken kullandığı ifadeler dikkat çekti.
Haberin Detayı →Yorumlar
İlk yorumu siz yapın.
Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin
Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.




