Fon Krizinde Ödeme Süreci Başlıyor

Türkiye’de son haftalarda ekonomi gündeminin en önemli başlıklarından biri haline gelen fon krizinde gözler artık yatırımcılara yapılacak ödemelere çevrildi.
Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla 7 portföy yönetim şirketinin toplam 131 yatırım fonu tasfiye kapsamına alınmıştı. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre söz konusu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.
Tasfiye sürecinde yatırımcıların en çok merak ettiği “Paramızı ne zaman ve ne kadar alacağız?” sorusuna ilişkin yol haritasının ayrıntıları da ortaya çıkmaya başladı.
Ziraat Bankası ve İş Bankası hangi fonlarla ilgilenecek?
Tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için iki banka görevlendirildi.
Türkiye İş Bankası, Tera Portföy Yönetimi tarafından kurulan fonların tasfiye işlemlerini yürütecek.
Ziraat Bankası ise A1 Capital, Atlas, Bulls, Hedef, Pardus ve Pusula Portföy tarafından kurulan tasfiye kapsamındaki fonların işlemlerinde görev alacak.
Bankaların görevi yatırımcıya kendi kaynaklarından ödeme yapmak değil; fonların mevcut mal varlığının tespit edilmesi, nakde çevrilmesi ve oluşan tutarın hak sahiplerine dağıtılması sürecini yürütmek olacak.
İlk olarak kimin ne kadar fon payı olduğu belirlenecek
Tasfiye sürecinin ilk aşamasında her fonun toplam katılma payları ile yatırımcıların bireysel saklama hesaplarındaki kayıtların karşılaştırılması öngörülüyor.
Merkezi Kayıt Kuruluşu ile tasfiye işlemlerini yürüten kurumların yapacağı mutabakat sonucunda yatırımcının sahip olduğu pay miktarının kesinleştirilmesi bekleniyor.
Bu aşamada yalnızca fon paylarının miktarı değil;
- gerçekleşmemiş alım-satım emirleri,
- paylar üzerindeki hacizler,
- rehinler,
- diğer hukuki kısıtlamalar
da dikkate alınacak.
Fonlardaki varlıklar kontrollü olarak satılacak
Hak sahiplerinin belirlenmesinin ardından sıra fonların borç ve alacaklarının netleştirilmesine gelecek.
Fon portföylerinde bulunan hisse senetleri, tahviller ve diğer finansal araçların piyasa koşulları ve likidite durumu dikkate alınarak nakde çevrilmesi planlanıyor.
Burada temel amaç, portföyde bulunan varlıkların acele biçimde satılması nedeniyle yatırımcının ilave kayba uğramasının önüne geçmek.
SPK da tasfiye için başlangıçta belirlenen üç aylık süreyi bu nedenle 6 aya kadar uzattı. Kurul, bu sürenin tasfiyenin mutlaka altı ay süreceği anlamına gelmediğini, şartlara bağlı olarak işlemlerin daha erken tamamlanabileceğini özellikle belirtti.
6 ayın tamamlanması beklenmeden ödeme yapılabilecek
Yatırımcı açısından en dikkat çekici ayrıntılardan biri de ödemelerin bütün tasfiye süreci bittikten sonra tek seferde yapılmak zorunda olmaması.
Fonların portföyündeki varlıklar nakde dönüştükçe ve yatırımcının hak sahipliği kesinleştikçe ara dönemlerde ödeme yapılabilecek.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da 29 Eylül’de yaptığı açıklamada, SPK’nın fonların mal varlığı ve likidite durumuna göre hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına yönelik yol haritası sunduğunu duyurdu.
Bu nedenle yatırımcıların ödeme almak için otomatik olarak altı aylık sürenin sonunu beklemek zorunda kalmayabileceği belirtiliyor.
Kritik ayrıntı: Anapara garantisi bulunmuyor
Tasfiye sürecinde yanlış anlaşılmaması gereken en önemli noktalardan biri ise yatırımcının fona yatırdığı tutarın tamamının devlet veya bankalar tarafından garanti edilmediği.
Ödemelerin kaynağı tasfiye edilen fonun kendi mal varlığı olacak.
Fonun elindeki varlıkların satışından, alacakların tahsilinden ve diğer işlemlerin tamamlanmasından sonra oluşan dağıtılabilir tutar yatırımcılar arasında sahip oldukları pay oranına göre dağıtılacak.
Örneğin yatırımcılara ait toplam pay değeri tasfiye öncesinde 1 milyar TL olan bir fonun varlıklarının satılması ve borçlarının düşülmesi sonucunda 800 milyon TL kalması durumunda, dağıtım kalan tutar üzerinden yapılacak.
Bu nedenle “Bankalar devreye girdi, herkes anaparasını eksiksiz alacak” şeklindeki bir yorum doğru değil.
16 Eylül ve öncesinde satış emri verenlerin durumu farklı
Tasfiye sürecinde satış talimatının verildiği tarih de önem taşıyor.
SPK’nın 28 Eylül tarihli açıklamasına göre, 16 Eylül ve öncesinde TEFAS’a iletilmiş olmasına rağmen fonun temerrüdü veya fiyat açıklamaması nedeniyle gerçekleşmeyen talimatlar tasfiye kapsamında değerlendirilecek.
Haberler.com’un aktardığı ödeme planına göre bu talimatlara ilişkin tutarlar fon hesabında borç olarak dikkate alınacak ve nakit oluştukça karşılanacak.
17 Eylül’de emri iptal edilenler ne olacak?
17 Eylül’de fonların TEFAS üzerinden işleme kapatılması nedeniyle o gün verilen emirler sistem tarafından iptal edildi.
SPK bu yatırımcıların hak kaybına uğramayacağını açıkladı.
17 Eylül’de emirleri iptal edilen yatırımcılara, tasfiye sonunda oluşacak bakiyeden fondaki katılma payı sahipliği oranında ödeme yapılacak.
Dolayısıyla satış emrinin sistem tarafından iptal edilmiş olması yatırımcının fondaki mülkiyet hakkının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Fon Koordinasyon Kurulu oluşturuldu
Süreç yalnızca SPK ve bankalar üzerinden yürütülmeyecek.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen eşgüdüm toplantısının ardından, tasfiye sürecinin genel koordinasyonunu yürütmek üzere Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu oluşturuldu.
Toplantıda yatırımcıların haklarının korunması, tasfiye işlemlerinin mümkün olan en kısa sürede tamamlanması ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için yeni hukuki ve idari tedbirlerin alınması hedefleri de açıklandı.
Devlet Denetleme Kurulu da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla yatırım fonlarındaki işlemler ve mevcut denetim mekanizmalarına ilişkin ayrı bir inceleme başlattı.
455 bin yatırımcı şimdi neyi takip etmeli?
Tasfiye kapsamındaki fonlarda parası bulunan yatırımcıların bundan sonraki süreçte SPK, MKK, KAP ve kendileriyle ilgili fonun tasfiye işlemlerini yürüten kurumların resmî açıklamalarını takip etmeleri önem taşıyor.
SPK da yatırımcı sayısına ilişkin açıklamasında kamuoyunda farklı ve yanıltıcı bilgilerin dolaşabildiğine işaret ederek yatırımcıların yalnızca resmî kaynaklardan yapılan açıklamaları dikkate almaları çağrısında bulundu.
Tasfiye sürecindeki en kritik değişken ise fonların portföyünde bulunan varlıkların hangi değerlerden nakde çevrilebileceği olacak.
Bu değer, yatırımcının sonuçta hesabına geçecek tutarı da doğrudan belirleyecek.
Yorumlar
İlk yorumu siz yapın.
Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin
Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.





