Sivas'ta Bozayılar Meyve Bahçelerine Dadandı: Üreticiler Çözüm Bekliyor
Sivas'ın Koyulhisar ilçesine bağlı Karaçam köyünde, yiyecek arayışıyla yerleşim yerine inen bozayılar, meyve bahçelerine zarar verdi. Gece saatlerinde bahçelere giren ayılar, özellikle kiraz ağaçlarının dallarını kırarak hem ağaçlara hem de ürünlere zarar verdi.
Sabah saatlerinde bahçelerine giden üreticiler, karşılaştıkları manzara karşısında büyük üzüntü yaşadı. Kırılan dallar ve zarar gören meyveler nedeniyle çiftçiler maddi kayıp yaşarken, bölgede ayıların son dönemde yerleşim alanlarına daha sık yaklaşması endişeleri artırdı.
Kiraz Ağaçları Büyük Zarar Gördü
Yiyecek bulmak amacıyla bahçelere giren bozayıların başta kiraz ağaçları olmak üzere çok sayıda meyve ağacına zarar verdiği belirtildi. Dalların kırılması nedeniyle sadece bu yılın ürünü değil, ağaçların gelecek yıllardaki veriminin de olumsuz etkilenebileceği ifade edildi.
Üreticiler, yaşanan zarar nedeniyle hem emeklerinin boşa gitmesinden hem de ayıların her geçen gün yerleşim yerlerine daha fazla yaklaşmasından dolayı tedirgin olduklarını dile getirdi.
"Köylülerimiz Bu Durumdan Dolayı Oldukça Zor Durumda"
Köy sakinlerinden Turan Dündar, ayıların yalnızca meyve bahçelerine değil, bölgedeki birçok üretim alanına da tehdit oluşturduğunu belirterek şunları söyledi:"Köyümüz ayıların verdiği zararlardan dolayı mağdur. Kiraz ağaçlarımızın dallarını kırıyorlar ve meyvelerini yiyorlar. Buna bir çare bulunabilir mi bilmiyorum ama köylülerimiz bu durumdan dolayı oldukça zor durumda. Bu bölgede ayılar sadece kiraz gibi meyve ağaçları için tehdit oluşturmuyor. Bu bölgede arıcılık yapanlar, hayvancılıkla uğraşanlar ve bağ veya bahçelerinde çalışanlar var. Ayılar onlar için de büyük risk oluşturuyor."
Üreticiler Önlem Alınmasını İstiyor
Bölge halkı, bozayıların son dönemde yerleşim yerlerine daha sık indiğini belirterek, hem vatandaşların güvenliği hem de tarımsal üretimin korunması için gerekli önlemlerin alınmasını talep ediyor.
Uzmanlar ise doğal yaşam alanlarında yiyecek kaynaklarının azalmasının yaban hayvanlarını yerleşim yerlerine yöneltebildiğine dikkat çekerken, insan-yaban hayatı dengesinin korunmasına yönelik çalışmaların önemine vurgu yapıyor.