İçeriğe atla
SON DAKİKA
🕒 30 Ekim 14:01
NAMAZİmsak 05:17Güneş 06:51Öğle 12:21İkindi 15:14Akşam 17:40Yatsı 18:58
⛅ Sivas 12° Parçalı bulutlu💵 USD ₺49.92💶 EUR ₺55.72
Sağlık

Medicana Sivas Hastanesi'nden yaşlılara sosyal medya uyarısı

ÖzetTürkiye’de yaşlıların internet kullanımı dokuz yılda yaklaşık altı kat arttı; uzmanlar sosyal medyanın yalnızlığı azaltırken dolandırıcılık ve bilgi kirliliği riski taşıdığını belirtiyor.
Tolgahan ŞimşekMuhabir · · Güncellendi: · 4 dk okuma
Üzerinde Medicana yazan beyaz önlüklü bir kişi, kitap ve broşürlerin bulunduğu rafların önünde duruyor.
Medicana Sivas Hastanesi, yaşlıları sosyal medyada ekran süresi ve dolandırıcılık riskine karşı uyardı.

Son dokuz yılda yaşlı bireyler arasında internet kullanımı yaklaşık altı katına çıktı. Teknolojideki değişim, radyo ve televizyonun yanına akıllı telefonları da eklerken sosyal medya, yaşlıların günlük yaşamında daha fazla yer tutmaya başladı.

Dijital platformlarda geçirilen zaman artık yalnızca gençlerle sınırlı değil. Yaşlı bireyler de telefonları üzerinden yakınlarıyla iletişim kuruyor, görüntülü görüşüyor, video izliyor ve çeşitli içerikleri takip ediyor. Medicana Sivas Hastanesi Psikoloğu Burak Koçkanat, sosyal medyanın doğru kullanıldığında yaşlı bireyler için destek sağlayabileceğini, bilinçsiz kullanımın ise kaygı, mutsuzluk, uyku sorunları, dolandırıcılık ve bilgi kirliliği gibi riskler taşıdığını belirtti.

Koçkanat’a göre emeklilikle birlikte iş çevresinden uzaklaşan, çocukları başka şehirlere taşınan yaşlı bireyler için sosyal medya, günlük iletişimin yeni kanallarından biri haline geldi. Aile içinde de roller değişti. Geçmişte büyüklerin gençleri telefondan uzaklaştırmaya çalıştığı günlerin yerini, torunların dedelerine ve ninelerine ekran başında fazla zaman geçirmemeleri yönünde uyarıda bulunduğu bir dönem aldı.

Sosyal medya yalnızlığı azaltabiliyor

Sosyal medyanın yaşlı bireyler için yalnızca eğlence aracı olmadığını söyleyen Koçkanat, bu platformların sosyal hayatın bir parçasına dönüştüğünü kaydetti.

"Eskiden ‘Bırak şu telefonu’ cümlesini büyükler gençlere söylerdi. Şimdi roller değişti torunlar dedelerine, ninelerine söylüyor. Ülkemizde son dokuz yılda yaşlılar arasında internet kullanımı yaklaşık altı katına çıktı. Toplam sürede gençler hâlâ önde olabilir, ama sosyal medyaya en hızlı akın eden kuşak artık yaşlılar. Yaşlıların sosyal medyaya yönelmesinin arkasında çok insani bir ihtiyaç var görülmek ve bağlantıda kalmak. Emeklilikle iş arkadaşları gidiyor, çocuklar başka şehirlere taşınıyor, ev sessizleşiyor. Bu yüzden bir sohbet grubu ya da bir dikey video, yaşlı bir birey için sadece eğlence değil. Bir sosyal hayat, ‘merhaba’ diyecek birileri demek" dedi.

Görüntülü aramalarla uzaktaki torunlarla görüşmek, eski arkadaşları bulmak, yeni tarifler veya el işi öğrenmek yaşlı bireylerin zihinsel olarak aktif kalmasına katkı sağlayabiliyor. Koçkanat, sosyal medyanın doğru dozda kullanıldığında yalnızlık hissini azaltabileceğini ve toplumla bağın sürmesine yardımcı olabileceğini söyledi.

"Doğru kullanıldığında sosyal medya yaşlılar için gerçek bir destek. Uzaktaki torunu görüntülü aramak, yıllardır görmediği bir arkadaşı bulmak, yeni bir tarif ya da el işi öğrenmek beyni aktif tutar ve yalnızlık duygusunu azaltır. Kısacası sosyal medya, doğru dozda kullanıldığında yaşlı bireyin toplumla bağını koparmayan bir köprü" diye konuştu.

Ekran süresi ve dolandırıcılık riski

Sosyal medya kullanımının kontrolsüz hale gelmesi, yaşlı bireylerin günlük yaşamını da olumsuz etkileyebiliyor. Uzun süre ekrana bakmak kaygı, mutsuzluk ve uyku sorunlarını artırırken hareketliliği azaltabiliyor. Kısa mesajların gerçek sohbetlerin yerini alması da sosyal ilişkileri zayıflatabiliyor.

Koçkanat, özellikle dolandırıcılık mesajlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

"Sorun, o köprünün bir duvara dönüştüğü noktada başlıyor. Saatlerce ekrana bakmak kaygıyı, mutsuzluğu ve uyku sorunlarını artırabiliyor. Hareket azalıyor, gerçek sohbetlerin yerini kısa mesajlar alıyor. Bir de dolandırıcılık var. Kazandınız, hesabınız bloke oldu gibi mesajlar en çok yaşlıları hedef alıyor ve bunun bedelini bazen bir ömrün birikimi ödüyor" ifadelerine yer verdi.

Şüpheli mesajlar ve para talep eden bildirimler, yaşlı bireylerin karşılaşabileceği başlıca tehlikeler arasında bulunuyor. Bu tür içeriklerle karşılaşıldığında, işlem yapmadan önce aileden ya da güvendiği bir yakından yardım istenmesi gerekiyor.

Yanlış bilgiler hızla yayılabiliyor

Sosyal medyada dolaşıma giren yanlış ve sahte haberler, yaşlı bireylerin paylaşımlarıyla daha geniş kitlelere ulaşabiliyor. Koçkanat, yaşlıların sahte haberleri ayırt etme konusunda gençlerden çok farklı olmadığını, asıl farkın paylaşma alışkanlığında ortaya çıktığını belirtti.

"Toplum açısından en önemli konulardan biri bilgi kirliliği. Araştırmalar, yaşlıların sahte haberi ayırt etmede gençlerden çok da farklı olmadığını gösteriyor. Fark, paylaşma alışkanlığında. Yaşlı birey sevdiklerini korumak için ‘herkes duysun’ diye hemen paylaşıyor ve yanlış bilgi böylece hızla yayılıyor. Aile içinde de roller değişti, artık sofrada telefona bakan sadece genç değil. Herkes aynı masada ama başka ekranlar ile iletişim kuruyor" dedi.

Koçkanat, ailelere yaşlı bireyleri sosyal medyadan tamamen uzaklaştırmak yerine onlara eşlik etmelerini önerdi. Birlikte video izlemek, gelen mesajları değerlendirmek ve şüpheli içerikleri paylaşmadan önce danışma alışkanlığı kazandırmak, riskleri azaltabilir.

"Bu konuda üç basit öneri veriyorum. Birincisi, yasaklamak yerine eşlik edin. Annenize, babanıza ‘Bırak o telefonu’ demek yerine onunla birlikte bir video izleyin, ne izlediğini merak edin. İkincisi, paylaşmadan önce sor, kuralı koyun. Şüpheli bir haber ya da para isteyen bir mesaj geldiğinde önce bir yakınına danışsın. Üçüncüsü, ekranı gerçek hayatın yerine değil, gerçek hayata açılan bir kapı olarak kullanın. Bir dikey videoyu kaydırmak birkaç saniye sürer, ama bir sohbet insanın hayatını değiştirebilir. Sosyal medya yaşlılarımız için ne tamamen bir tehlike ne de tamamen bir çözüm. O bir ayna yalnızlığı da gösterir, bağlılığı da. Bir büyüğümüz saatlerce ekrana bakıyorsa, belki de asıl söylemek istediği şey ‘Beni biraz daha fazla arayın’ olabilir. Telefonu elinden almak yerine, elini tutmak gerekiyor" dedi.

Bu Haber İlginizi Çekebilir

Çay Kalbe Faydalı mı? Araştırmada Sıcaklık Uyarısı
Sağlık

Çay Kalbe Faydalı mı? Araştırmada Sıcaklık Uyarısı

Yaklaşık 486 bin kişinin verilerinin incelendiği yeni bir araştırma, çay tüketim alışkanlıklarıyla kalp ve damar hastalıkları arasında dikkat çekici ilişkiler ortaya koydu. Düzenli çay içenlerde daha düşük hastalık riski görülürken çayın tüketildiği sıcaklığın da önemli olabileceği belirlendi.

Haberin Detayı →

Bunları da Okuyun

Türkiye'de Gençlerin Sağlık Algısı: Yüzde 10 Detayı

Haberin Detayı →

Hastanelerde Yeni Dönem: Hasta Onayı e-Nabız'dan Alınabilecek

Haberin Detayı →

1400 Kilometre Uzaktan Robotik Ameliyat Gerçekleştirildi

Haberin Detayı →

Yorumlar

E-posta adresiniz yayımlanmaz ve üçüncü kişilerle paylaşılmaz; yalnızca yorumunuz onaylandığında size haber vermek için kullanılır. Aydınlatma metni

İlk yorumu siz yapın.

Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin

Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.

Sponsorlu içerik

Sivas gündemini kaçırmayın

Günün öne çıkan haberlerini e-postanıza alın. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Kaydolarak e-posta ile bilgilendirme almayı kabul etmiş olursunuz. Verileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz (KVKK).

İhbar Hattı