İçeriğe atla
SON DAKİKA
🕒 5 Ekim 10:19
NAMAZİmsak 04:52Güneş 06:25Öğle 12:25İkindi 15:41Akşam 18:15Yatsı 19:33
⛅ Sivas 12° Parçalı bulutlu💵 USD ₺49.16💶 EUR ₺55.31
Sağlık

Canan Karatay Türk Kahvesini Böyle İçmeyi Önerdi

ÖzetProf. Dr. Canan Karatay’ın Türk kahvesinin nasıl tüketilmesi gerektiğine ilişkin açıklamaları yeniden gündeme geldi. Karatay şekersiz ve mümkünse taze çekilmiş kahveyi önerirken, kafeinin kişiden kişiye farklı etki gösterebileceğine dikkat çekti.
Tolgahan ŞimşekMuhabir · · 3 dk okuma
Mikrofonla konuşan gözlüklü bir kadın ile yanında fincan ve tabağındaki Türk kahvesi görülüyor.
Canan Karatay, tv100’deki açıklamasında Türk kahvesinin şekersiz ve su eşliğinde tüketilmesini önerdi.

Prof. Dr. Canan Karatay, Türk kahvesinin nasıl tüketilmesi gerektiğine ilişkin açıklamalarıyla yeniden gündemde.

Karatay, Türk kahvesinin yanında su verilmesinden kahveye şeker eklenmesine, kahvenin tazeliğinden uyku üzerindeki etkisine kadar farklı başlıklarda değerlendirmelerde bulundu.

Özellikle kahvenin şekersiz tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Karatay’ın “Türk kahvesi şekeri sevmez” sözü de dikkat çekti. Karatay, 4 Ekim’de tv100’de katıldığı programda da Türk kahvesinin şekersiz içilmesi gerektiğini açıkça ifade etti.

“Türk kahvesi şekeri sevmez”

Karatay, Türk kahvesiyle ilgili en net önerilerinden birini şeker konusunda yaptı.

Kahvenin mümkün olduğunca sade tüketilmesi gerektiğini belirten Karatay, aileden gelen bir sözü de hatırlatarak:

“Rahmetli dedem, ‘Türk kahvesi şekeri sevmez’ derdi.”

ifadelerini kullandı.

Karatay’ın şekersiz Türk kahvesi önerisi yeni değil. Daha önce yaptığı açıklamalarda da kahveye şeker veya tatlandırıcı eklenmemesi gerektiğini savunan Karatay, sade Türk kahvesini tercih ettiğini belirtmişti.

“Mümkünse yeni çekilmiş olsun”

Karatay’ın dikkat çektiği bir diğer konu da kahvenin hazırlanma biçimi.

Türk kahvesinin mümkünse taze çekilmiş olarak tüketilmesini öneren Karatay, uzun süre beklemiş veya hazır ürünler yerine kahve çekirdeğinin tazeliğine önem verilmesi gerektiğini ifade etti.

Burada küçük ancak önemli bir ayrım bulunuyor.

Taze öğütülmüş kahvenin aroma açısından avantajlı olması mümkün olsa da paketli Türk kahvesi tek başına sağlıksız anlamına gelmiyor. Avrupa Birliği Resmî Gazetesi'nde yayımlanan Türk Kahvesi ürün şartnamesinde öğütülmüş kahvenin hava, ışık ve nemden korunması halinde hava geçirmez ambalajlarda saklanabileceği belirtiliyor.

Yani taze çekim daha çok aroma ve tazelik tercihi olarak değerlendirilirken, uygun şekilde paketlenmiş kahvenin otomatik olarak sağlıksız olduğu sonucuna varmak doğru değil.

Kahvenin yanında neden su veriliyor?

Karatay’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici başlıklardan biri Türk kahvesinin yanında verilen su oldu.

Karatay, suyun vücudun susuz kalmasını önlemeye yardımcı olduğunu belirterek kahvenin yanında su tüketilmesini önerdi.

Ancak Türk kahvesinin yanındaki suyun geleneksel açıklamasında farklı bir ayrıntı bulunuyor.

Resmî şartnamede amaç ağızdaki tadı nötrlemek

Avrupa Birliği Resmî Gazetesi'nde yayımlanan Türk Kahvesi ürün şartnamesinde kahvenin geleneksel olarak su eşliğinde servis edildiği belirtiliyor.

Buradaki gerekçe ise kişinin kahveden önce su içerek ağızdaki diğer tatları nötrlemesi ve kahvenin aromasını daha iyi algılayabilmesi olarak açıklanıyor.

Dolayısıyla kahvenin yanında su verilmesinin kültürel ve duyusal açıdan bilinen temel gerekçelerinden biri damak temizliği.

Kahve gerçekten vücudu susuz bırakıyor mu?

Kafeinin idrar söktürücü etkisinin bulunması, uzun yıllardır “kahve vücudu susuz bırakır” görüşünün yaygınlaşmasına neden oldu.

Ancak güncel bilimsel değerlendirmeler konuyu biraz daha farklı ele alıyor.

Mayo Clinic’e göre kafein idrar üretimini artırabilse de, normal miktarda tüketilen kahvenin içerdiği sıvı bu etkinin büyük bölümünü dengeliyor. Bu nedenle normal düzeyde kahve tüketiminin sağlıklı yetişkinlerde tek başına dehidrasyona yol açması beklenmiyor.

Başka bir ifadeyle kahvenin yanında su içmek günlük sıvı alımı açısından elbette yararlı olabilir; ancak “kahve içildiği için mutlaka dehidrasyon oluşur” şeklinde kesin bir genelleme bilimsel verilerle desteklenmiyor.

“Uykunu kaçırmıyorsa iç”

Karatay, kahve miktarı konusunda ise herkese tek bir sayı vermek yerine kişinin kafeine verdiği tepkinin dikkate alınması gerektiğini savunuyor.

Daha önce yaptığı açıklamalarda kendisinin saat 15.00’ten sonra kahve içmediğini, bunun nedeninin de uykusunun kaçması olduğunu söylemişti.

Karatay, kahvenin kişiden kişiye farklı etki gösterebildiğini belirterek kişinin uykusunu bozmuyorsa tüketebileceği görüşünü dile getiriyor.

Bilimsel veriler de kişisel farklılığa dikkat çekiyor

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesine göre sağlıklı yetişkinlerde günlük toplam 400 miligrama kadar kafein genel olarak güvenlik endişesi oluşturmuyor.

Ancak kafeine duyarlılık kişiden kişiye değişiyor.

EFSA ayrıca 100 miligramlık tek doz kafeinin bile, özellikle yatmaya yakın tüketildiğinde bazı kişilerde uyku süresi ve uyku düzenini etkileyebileceğini belirtiyor.

Bu yönüyle Karatay’ın “uykunu kaçırıyorsa içme” şeklindeki kişisel toleransa dayanan yaklaşımı, kafeinin etkisinin herkeste aynı olmadığı bilgisiyle örtüşüyor.

Kahve miktarında ölçü önemli

Kahve tüketiminin kişinin yaşı, kullandığı ilaçlar, kalp ritmi, gebelik durumu ve kafeine duyarlılığına göre değerlendirilmesi gerekiyor.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi de çoğu sağlıklı yetişkin için günlük 400 miligram kafeinin genellikle olumsuz etkilerle ilişkilendirilmediğini belirtiyor. Bununla birlikte çarpıntı, uykusuzluk, huzursuzluk, mide rahatsızlığı veya baş ağrısı yaşayan kişilerin kafein miktarına dikkat etmesi gerekiyor.

Hamilelik döneminde ise EFSA toplam kafein alımının günlük 200 miligramı aşmamasını güvenlik açısından referans kabul ediyor.

Karatay’ın Türk kahvesi formülü

Karatay’ın açıklamalarının ana fikri üç noktada birleşiyor:

Türk kahvesinin şekersiz, mümkün olduğunca taze hazırlanması ve tüketim miktarının kişinin kafeine verdiği tepkiye göre belirlenmesi.

Kahvenin yanında su içmek ise hem geleneksel Türk kahvesi sunumunun bir parçası hem de günlük sıvı tüketimine katkı sağlayabilecek bir alışkanlık.

Ancak güncel bilimsel verilere göre makul miktardaki kahveyi tek başına “vücudu susuz bırakan bir içecek” olarak tanımlamak doğru değil.

Yorumlar

E-posta adresiniz yayımlanmaz ve üçüncü kişilerle paylaşılmaz; yalnızca yorumunuz onaylandığında size haber vermek için kullanılır. Aydınlatma metni

İlk yorumu siz yapın.

Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin

Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.

Sponsorlu içerik

Bu Haber İlginizi Çekebilir

7 Bin Adım mı 10 Bin mi? Ne Kadar Yürümeli?
Sağlık

7 Bin Adım mı 10 Bin mi? Ne Kadar Yürümeli?

4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü, günlük kaç adım atılması ve yürüyüşün hangi tempoda yapılması gerektiği sorularını yeniden gündeme getirdi. Güncel bilimsel veriler, sağlıklı olmak için herkesin mutlaka 10 bin adımı tamamlaması gerektiği düşüncesini desteklemiyor.

Haberin Detayı →

Bunları da Okuyun

Sonbaharda Sağlığı Bozan 7 Yaygın Hata

Haberin Detayı →

4 Ekim 2026 Sivas Nöbetçi Eczaneler

Haberin Detayı →

Doğru Bilinen Yanlış: Soğuk Hava Hasta Eder mi?

Haberin Detayı →

Sivas gündemini kaçırmayın

Günün öne çıkan haberlerini e-postanıza alın. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Kaydolarak e-posta ile bilgilendirme almayı kabul etmiş olursunuz. Verileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz (KVKK).

İhbar Hattı