İçeriğe atla
SON DAKİKA
🕒 2 Ekim 18:30
NAMAZİmsak 04:49Güneş 06:22Öğle 12:26İkindi 15:44Akşam 18:20Yatsı 19:37
⛅ Sivas 11° Parçalı bulutlu💵 USD ₺49.12💶 EUR ₺55.36
Köşe Yazıları

ÖĞRENCİNİN CEBİNDEN KAMU POLİTİKASI OLMAZ

ÖzetSivas’ta halk otobüsü zammı eleştirilirken, öğrencilerin yükünün azaltılması için sosyal tarife, abonman ve şeffaf ulaşım politikası uygulanması çağrısı yapıldı.
Tolgahan ŞimşekMuhabir · · 5 dk okuma
Kırmızı zemin üzerinde yazılar, Gündem Sivas logosu ve kollarını bağlamış başörtülü bir kadın yer alıyor.
Sivas’ta halk otobüsü ücretlerindeki artış, öğrencilerin eğitim ve yaşam maliyetlerini daha da ağırlaştırıyor.

Sivas’ta halk otobüsü ücretlerine yapılan zam, basit bir tarife değişikliği olarak geçiştirilemeyecek kadar önemli bir konudur. Çünkü toplu ulaşım, öğrenciler açısından tercih edilen bir tüketim kalemi değil, eğitim hayatının sürdürülebilmesi için zorunlu bir kamusal hizmettir. Kampüse, yurda, kütüphaneye, hastaneye veya şehir merkezine ulaşmak zorunda olan bir öğrencinin ulaşım kullanmama gibi bir seçeneği çoğu zaman yoktur. Dolayısıyla ulaşım ücretindeki her artış, doğrudan öğrencinin eğitim ve yaşam maliyetini yükseltmektedir.

Tam da bu nedenle, öğrenci ulaşımına yapılan zamların yalnızca işletme maliyetleri üzerinden açıklanması yeterli değildir. Akaryakıtın, personel giderlerinin, bakım ve işletme maliyetlerinin arttığı elbette tartışılabilir. Fakat kamu yönetiminin görevi, maliyet artışını gerekçe gösterip faturayı en kolay ulaşabileceği toplumsal kesime yöneltmek değildir. Asıl sorumluluk, ortaya çıkan maliyetin toplumun farklı kesimleri arasında adil biçimde paylaşılmasını sağlamaktır.

Burada ciddi bir yönetim anlayışı sorunu ortaya çıkmaktadır

Bir ulaşım hizmetinin maliyetini hesaplamak kolaydır. Akaryakıt giderini, personel giderini, bakım giderini ve işletme giderini toplarsınız. Zor olan ise sosyal maliyeti hesaplamaktır. Öğrencinin sınırlı bütçesinden çıkan her ilave liranın ne anlama geldiğini, artan ulaşım maliyetinin barınma ve beslenme giderleriyle birlikte öğrencinin yaşamını nasıl etkilediğini hesaba katmak gerekir. Kamu politikası dediğimiz şey tam olarak bu noktada başlar.

Aksi hâlde yapılan şey kamu hizmeti planlaması değil, muhasebe kolaycılığıdır.

Öğrenciye gelince “maliyet arttı” demek son derece kolaydır. Fakat aynı sorumluların “Bu maliyeti azaltmak için hangi alternatifleri geliştirdik?” sorusuna da cevap vermesi gerekir. Hatların verimliliği incelendi mi? Sefer planlamaları yeniden düzenlendi mi? Boş veya düşük verimle çalışan seferler konusunda optimizasyon yapıldı mı? İşletme giderlerinde tasarruf sağlayacak adımlar atıldı mı? Kamu kaynaklarından ulaşım hizmetine ayrılan pay değerlendirildi mi? Öğrencilerin üzerindeki yükü azaltacak abonman modelleri araştırıldı mı?

Bunların hiçbirini tartışmadan doğrudan bilet ücretine zam yapmak, yönetimin en kolay seçeneği tercih etmesi anlamına gelir.

Ve kamu yönetiminde en kolay seçenek her zaman en adil seçenek değildir.

Öğrencinin cebinde gerçekten ne kadar daha yük kaldıracak alan kaldı?

Üstelik öğrenciler ekonomik açıdan toplumun en güçlü kesimi değildir. Büyük bölümü düzenli ve bağımsız bir gelire sahip değildir. Ailesinden aldığı sınırlı destekle veya burs ve kredilerle yaşamını sürdürmeye çalışan bir öğrencinin bütçesi zaten son derece kırılgandır. Barınma giderleri, gıda fiyatları, eğitim materyalleri ve diğer zorunlu harcamalar öğrencinin bütçesini ciddi biçimde sınırlandırırken ulaşım maliyetini sürekli artırmak, bu yükün üzerine yeni bir yük eklemektir.

Burada artık şu soruyu sormak gerekiyor: Öğrencinin cebinde gerçekten ne kadar daha yük kaldıracak alan kaldı?

Bu soru sorulmadan yapılan her fiyat artışı, sosyal politikanın değil, maliyetin yönetilmesidir.

Sivas bir üniversite şehri olduğunu her fırsatta vurguluyor

Sivas bir üniversite şehri olduğunu her fırsatta vurguluyor. O hâlde üniversite öğrencilerini yalnızca kentin ekonomisine katkı sağlayan bir nüfus olarak görmek yerine, kentin sosyal yapısının ve geleceğinin bir parçası olarak değerlendirmek gerekir. Öğrenci Sivas’ta kira ödüyor, alışveriş yapıyor, yemek yiyor, ulaşım kullanıyor ve kentin ekonomik hayatına katkı sağlıyor. Buna karşılık öğrencinin temel ihtiyaçlarının her birinde maliyet artırılıyorsa, “öğrenci dostu şehir” söyleminin içinin doldurulması gerekir.

Öğrenciyi kente davet etmek kolaydır.

Öğrencinin kentte insanca yaşamasını sağlamak ise gerçek bir kamu politikası meselesidir.

Kamuoyunun önüne açık bir maliyet tablosu konulmalıdır

Bu nedenle mesele artık yalnızca “zam yapıldı mı, yapılmadı mı?” tartışması olmaktan çıkarılmalıdır. Kamuoyunun önüne açık bir maliyet tablosu konulmalıdır. Ulaşım işletmesinin toplam giderleri, gelirleri, sübvansiyonları, öğrenci taşımacılığının toplam maliyeti ve yeni tarifenin hangi hesaplama yöntemiyle belirlendiği şeffaf biçimde açıklanmalıdır. Vatandaş, ödediği ücretin nereye gittiğini bilmelidir.

Bununla birlikte öğrenci tarifesi özel olarak yeniden ele alınmalıdır.

Öğrencinin ulaşım ihtiyacı, standart bir ticari müşteri ilişkisi üzerinden değerlendirilemez. Öğrenci tarifesi gerçek anlamda sosyal tarife hâline getirilmelidir. Bunun için düşük maliyetli veya sınırsız kullanımlı aylık öğrenci abonman seçenekleri oluşturulmalı, sık seyahat eden öğrencinin tek tek biniş ücretleri altında ezilmesinin önüne geçilmelidir.

Dahası, belirli gelir seviyesinin altında kalan öğrenciler için ek ulaşım desteği mekanizması kurulmalıdır. Burs, sosyal yardım ve eğitim desteklerinde olduğu gibi ulaşımda da ihtiyaç temelli destek uygulanmalıdır. Yapıştırılan metin

Ulaşım sisteminin verimliliği de masaya yatırılmalıdır

Öğrencilerden yalnızca fedakârlık beklemek yerine, ulaşım sisteminin verimliliği de masaya yatırılmalıdır. Hat ve sefer planlamaları bağımsız biçimde incelenmeli, gereksiz maliyetler belirlenmeli, işletme verimliliğini artıracak düzenlemeler kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Eğer gerçekten maliyet baskısı varsa, bunun bütün yükünün öğrencinin biletine yansıtılması yerine kamu desteği, işletme tasarrufu ve farklı finansman modelleri birlikte değerlendirilmelidir.

Ve en önemlisi, ulaşım ücretleri belirlenirken öğrencilerin temsil edildiği gerçek bir danışma mekanizması kurulmalıdır. Öğrenciler hakkında karar verilirken öğrencilerin masada bulunması demokratik ve katılımcı yönetimin asgari gereğidir.

Somut olarak yapılması gerekenler bellidir

Somut olarak yapılması gerekenler bellidir: Öğrenci ulaşım tarifesi yeniden gözden geçirilmeli; ekonomik koşullar dikkate alınarak zam oranı öğrenciler açısından yeniden değerlendirilmelidir. Aylık ve dönemlik uygun fiyatlı abonman seçenekleri hayata geçirilmelidir. İhtiyaç sahibi öğrenciler için ücretsiz veya ilave indirimli ulaşım desteği oluşturulmalıdır. Ulaşım işletmesinin gelir-gider dengesi ve maliyet hesapları kamuoyuna açıklanmalıdır. Hat ve seferlerde verimlilik analizi yapılmalı, elde edilen sonuçlar şeffaf biçimde paylaşılmalıdır. Öğrencilerin temsil edildiği sürekli bir ulaşım danışma kurulu oluşturulmalıdır.

Bunlar olağanüstü talepler değildir.

Bunlar, öğrencinin temel ulaşım hakkını korumak isteyen bir kamu yönetiminden beklenebilecek asgari adımlardır.

Çünkü öğrencinin cebine zam yapmak, yönetmenin en kolay biçimidir. Asıl yöneticilik, maliyet yükseldiğinde bile toplumun en kırılgan kesimini koruyacak çözümü üretebilmektir.

Mesele, öğrencinin üzerindeki yükü nasıl azaltabileceğimizdir

Artık mesele “öğrenciden daha ne kadar alınabilir?” sorusu değildir.

Mesele, “öğrencinin üzerindeki yükü nasıl azaltabiliriz?” sorusudur.

Sivas’ın önünde iki tercih vardır: Öğrenciyi bir gelir kalemi olarak görmek ya da öğrenciyi bu şehrin geleceği olarak görmek.

Bizim talebimiz nettir: Öğrencinin sırtındaki ulaşım yükü azaltılmalı, yapılan zam yeniden değerlendirilmelidir. Öğrenci tarifesi sosyal politika anlayışıyla yeniden düzenlenmeli, ulaşım hizmetinin mali yapısı şeffaflaştırılmalı ve öğrencilerin karar alma süreçlerine doğrudan katılımı sağlanmalıdır.

Çünkü kamu hizmetinin başarısı, kasaya ne kadar para koyduğuyla değil, toplumun en kırılgan kesimine ne kadar nefes aldırdığıyla ölçülür.

Öğrencinin cebine uzanan el geri çekilmeli; hesap, öğrencinin cebinden değil, adil ve şeffaf bir kamu politikası üzerinden yapılmalıdır. Yapıştırılan metin

Hazal Yağmur Keskin

Yorumlar

E-posta adresiniz yayımlanmaz ve üçüncü kişilerle paylaşılmaz; yalnızca yorumunuz onaylandığında size haber vermek için kullanılır. Aydınlatma metni

İlk yorumu siz yapın.

Sivas'ta olan biteni ilk siz öğrenin

Son dakika haberleri, hava durumu, nöbetçi eczaneler ve vefat ilanları — tercih ettiğiniz kanaldan anında.

Sponsorlu içerik

Bu Haber İlginizi Çekebilir

GENÇLERİN GÖZLERİNDEN HAYATA BAKIŞ
Köşe Yazıları

GENÇLERİN GÖZLERİNDEN HAYATA BAKIŞ

Üniversiteden mezun gençler, yıllarca süren eğitim ve emeklerinin ardından iş bulma mücadelesi verirken ekonomik zorluklar ve çevre baskısıyla karşılaşıyor.

Haberin Detayı →

Bunları da Okuyun

AİLESİNİ KENDİNE YAKIŞTIRAMAYANLAR

Haberin Detayı →

ÇOCUKLARIMIZDAN BAŞARI DEĞİL, ÖNCE KENDİLERİ OLMALARINI İSTEYELİM

Haberin Detayı →

ŞİDDETİ ÇOCUKLAR MI ÖĞRENİYOR, YOKSA BİZ Mİ ÖĞRETİYORUZ?

Haberin Detayı →

Sivas gündemini kaçırmayın

Günün öne çıkan haberlerini e-postanıza alın. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Kaydolarak e-posta ile bilgilendirme almayı kabul etmiş olursunuz. Verileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz (KVKK).

İhbar Hattı