SON DAKİKA
Yaşam

Sivas Karayün Köyü'ndeki 4 Asırlık Gizemli Mezarlık: Orhun Kitabelerini Andıran Taşlar

ÖzetSivas kent merkezine yaklaşık 28 kilometre uzaklıkta bulunan Karayün köyündeki 4 asırlık mezarlık, büyüklü ve küçüklü dev mezar taşlarıyla dikkatleri üzerine çekiyor.
Gülnur DedeMuhabir · · 2 dk okuma
Sivas Karayün Köyü'ndeki 4 Asırlık Gizemli Mezarlık: Orhun Kitabelerini Andıran Taşlar

Muhabir: Gülnur DEDE

Sivas kent merkezine yaklaşık 28 kilometre uzaklıkta bulunan Karayün köyündeki 4 asırlık mezarlık, büyüklü ve küçüklü dev mezar taşlarıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Köye yaklaşık bir kilometre uzaklıktaki mezar taşları, görenleri hayrete düşürüyor.

Yaklaşık 400 yıllık olduğu tahmin edilen mezar taşlarının üzerinde hiçbir isim veya yazı bulunmuyor. Hangi mezarın kime ait olduğu ise köy halkı tarafından nesilden nesile aktarılarak korunuyor.

Mezar taşlarının büyüklüğü ve gösterişi, o dönem ailenin maddi gücüyle doğru orantılı olduğu iddia ediliyor. Köy sakinleri, taşların dereden kağnı arabalarıyla mezarlığa getirildiği, herkesin kendi atasının mezarını belirlemek için bu taşları diktiği belirtiyor.

O dönemde okuma-yazmanın yaygın olmaması ve bu alanda sanatkâr bulunmaması nedeniyle mezar taşlarına herhangi bir yazı işlenmediği ifade ediliyor. 4 asırdır ayakta duran dev mezar taşları, dönemin şartlarına ışık tutuyor.

Mezarların tarihini nesillerce akıllarında tutarak bildiklerini söyleyen köy sakini Hüseyin Çakır,

"Aklımızın yettiğince, bize anlatılanlara yaklaşık 400 yıllık bir tarihi olduğu söylenir. Bugünün şartlarında bu taşların dikilmesinde ailenin gücü etkili olduğu, ailedeki kişi sayısı ve hayvanların gücüyle bağlantılı olduğu düşünülür. Dereden taşlar toplanır ve getirilir, herkes kendi atasının mezarını belirlemek için taşlar dikmiş. Rivayete göre köyümüz 500 yıl önce kurulmuş, ilk kurulduğunda 5 hane varmış, bunların çoğalması ve başka yerlerden göç almasıyla köy bu hâle gelmiş. Bu taşların yapımı ve getirilmesi tamamen o dönemde ailenin gücüne bağlıymış. Taş dereden kesilir, kağnıya bağlanır ve buraya getirilirmiş. O zaman imece usulü de vardı. Kendi rızkları bittiğinde, sonbahar aylarında yardımlaşarak bu taşları dikmişler. Özel bir anlamı yok, sadece atayı tanımak ve unutmamak için yapılmış. O dönemde okuma yazma olmadığı için mezarlarda yazı yoktur ve o sanatı işleyecek insan da bulunmazmış. Bazı eski mezarlarda Osmanlıca yazılar var, ama küçükken rivayetleri dinlemeyi severdim. Köy odalarımız vardı, büyüklerimiz otururdu, biz onlara su getirip götürürdük, onlar kendi aralarında konuşur, bize bu mezarın hangi aileye ait olduğunu anlatırlardı. Biz de aklımızda tutarak nesillerce aktardık"

dedi.

Google'da Gündem Sivastercih edilen kaynağınız yapın — haberlerimizi arama sonuçlarında öne çıkarın

Yorumlar

İlk yorumu siz yapın.

Bu Haber İlginizi Çekebilir

Sivas'ta Sanayinin Genç Kadın Çırağı Hayalleriyle Takdir Topluyor
Yaşam

Sivas'ta Sanayinin Genç Kadın Çırağı Hayalleriyle Takdir Topluyor

Sivas'ta 16 yaşındaki Belinay Eker, oto tamircisi olan babasının yanında çıraklık yapıyor. Hedefi ise işin ustası olup aile mesleğini geleceğe taşımak.

Haberin Detayı →

Bunları da Okuyun

Türkiye Sıcaktan Kavrulurken Sivas

Haberin Detayı →

Sivas'ta 60 Yıllık Saraçlık Geleneğini Yaşatıyor!

Haberin Detayı →

Sivas'ın 45 Yıllık Ustası 60 Derecelik Atölyede Mesleğini Yaşatıyor

Haberin Detayı →

Sivas gündemini kaçırmayın

Günün öne çıkan haberlerini e-postanıza alın. İstediğiniz an çıkabilirsiniz.

Kaydolarak e-posta ile bilgilendirme almayı kabul etmiş olursunuz. Verileriniz üçüncü kişilerle paylaşılmaz (KVKK).

İhbar Hattı