Sivas’ın dünyaca ünlü Kangal Balıklı Göl Tabiat Parkı, kapsamlı bir dönüşüm projesiyle yeniden şekilleniyor. Ekolojik dengeyi koruyan modern mimari anlayışla planlanan proje, sağlık turizmini uluslararası standartlara taşımayı hedefliyor. 2027’de tamamlanması planlanan yatırımla birlikte bölge, hem doğal yapısını koruyacak hem de ziyaretçilere çağdaş sağlık hizmetleri sunacak önemli bir merkez haline gelecek.

Kangal Balıklı Göl Tabiat Parkı için büyük dönüşüm başlıyor
Sivas’ın önemli doğal ve sağlık turizmi destinasyonlarından biri olan Kangal Balıklı Göl, Cumhurbaşkanlığı kararıyla “Kangal Balıklı Göl Tabiat Parkı” ilan edilmesinin ardından kapsamlı bir dönüşüm sürecine giriyor. Proje, Sivas Valiliği ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülüyor. Çalışmalar kapsamında bölgenin doğal yapısının korunması ve uluslararası standartlara uygun bir sağlık turizmi merkezi haline getirilmesi hedefleniyor.
Bu önemli yatırım, aynı zamanda [Sivas turizm haberleri] ve [sağlık turizmi projeleri] gibi başlıklarda bölgenin değerini artıracak stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Ekolojik dengeyi koruyan çevreci proje dikkat çekiyor
Hazırlanan yeni mimari projede, yaklaşık 1.600 metre rakıma sahip vadinin kendine özgü mikroklimatik özelliklerinin korunması temel öncelik olarak belirlendi. Yaklaşık 70 bin metrekarelik alanda uygulanacak projede, taşıt trafiği alanın dış sınırlarına alınacak ve kaplıca çevresi tamamen yayalaştırılacak.
Bu sayede vadinin nem dengesi, güneşlenme süresi ve doğal hava sirkülasyonu korunarak hem ziyaretçilerin sağlığı hem de bölgede yaşayan endemik balık türlerinin yaşam alanı güvence altına alınacak. Çevreci planlama anlayışı, [doğa koruma çalışmaları] kapsamında örnek bir uygulama olarak öne çıkıyor.

Modern tesislerle sağlık turizmine yeni soluk
Toplam 11 bin metrekarelik brüt inşaat alanına sahip olacak yeni tesis, Sivas’ın köklü misafirperverlik anlayışını modern sağlık hizmetleriyle buluşturmayı amaçlıyor. Proje kapsamında;
- 250 yatak kapasiteli otel
- Aile tipi kır evleri
- Tam donanımlı sağlık ve kür merkezi
- 1.750 metrekarelik açık şifa göletleri
- Modern kapalı ve açık yüzme havuzları
- Yeme içme alanları
- Yerel kültür sokağı
- Yöresel ürün satış alanları
- Otopark, mescit ve yönetim birimleri
gibi birçok sosyal ve sağlık odaklı yapı yer alacak. Bu kapsamlı yatırım, [termal turizm yatırımları] açısından Türkiye’de örnek projeler arasında gösteriliyor.

Projenin tamamlanma hedefi: 2027 yazı
Yetkililer tarafından yapılan planlamaya göre, Kangal Balıklı Göl Tabiat Parkı dönüşüm projesinin 2027 yaz sezonunda tamamlanarak hizmete açılması hedefleniyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin yalnızca Türkiye’den değil, dünyanın farklı ülkelerinden de ziyaretçi çeken önemli bir sağlık turizmi merkezi haline gelmesi bekleniyor.
Bu süreçte Tarım ve Orman Bakanlığı ve ilgili kurumların koordinasyonu büyük önem taşıyor.

2026 yaz sezonunda hizmet kesintisiz sürecek
Devam eden dönüşüm çalışmalarına rağmen vatandaşların kaplıca hizmetlerinden yararlanmaya devam edebilmesi için geçici düzenlemeler de hayata geçirildi. Mevcut sosyal tesislerin bir bölümü ve eski havuzlar hızlı bir şekilde yenilenerek 2026 yaz sezonunda günübirlik ziyaretçilere hizmet verecek şekilde hazırlanıyor.
Bu sayede hem proje süreci aksatılmadan ilerleyecek hem de bölgeye gelen ziyaretçilerin mağduriyet yaşamasının önüne geçilecek.

Kangal Balıklı Göl dünya turizmine hazırlanıyor
Türkiye’nin sağlık turizmi vizyonu açısından stratejik öneme sahip olan Kangal Balıklı Göl Tabiat Parkı, bilimsel temellere dayanan işletme modeliyle uluslararası turizm pazarına kazandırılıyor. Bölgenin eşsiz doğal yapısı, şifalı termal kaynakları ve dünyaca bilinen balıklı tedavi yöntemi, modern sağlık altyapısıyla birleşerek ziyaretçilere hem şifa hem de deneyim odaklı bir turizm imkânı sunacak.
Bu kapsamlı yatırımın hayata geçirilmesinde başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, İbrahim Yumaklı, Abdullah Güler ve ilgili tüm kurumların katkıları bulunuyor.
Projenin tamamlanmasıyla birlikte Sivas’ın adı, sağlık turizmi alanında uluslararası ölçekte daha güçlü bir şekilde anılacak ve bölge ekonomisine önemli katkılar sağlanacak.