Çanakkale’nin Gökçeada’sı, Cittaslow yaklaşımıyla yerel kültürü, doğayı ve geleneksel üretimi korurken ziyaretçilerine yavaş ve anlamlı bir yaşam deneyimi sunuyor.
Geçtiğimiz hafta Ege’nin kıyılarına doğru uzanan bir yolculukta, Çanakkale’nin rüzgârını arkamıza alıp Gökçeada’ya çıktık.
Feribot ağır ağır kıyıdan ayrılırken, şehirlerin telaşı da sanki geride kaldı.
Bir süre sonra telefonun ekranına değil, denizin ufkuna bakmaya başladığınızı fark ediyorsunuz.
Size unuttuğunuz bir şeyi, yavaşlamayı hatırlatıyor.
İşte Cittaslow tam da burada anlam kazanıyor.
İtalyanca città yani şehir ve İngilizce slow yani yavaş kelimelerinden türeyen Cittaslow hareketi, yalnızca daha sakin yaşamak demek değil.
Yerel kültürü, üretimi, doğayı, mimariyi ve gündelik hayatın kendine özgü ritmini koruma çabası.
Haberin tamamını sitemizde okuyun.