Sivas Haberleri

Suların Hükmünü Sürdüğü Ah O Şelaleler…

Yapraklar ki! Onlar rüzgarın peşindeler…

Gülnur DEDE
Gülnur DEDE
Editör
13 Mayıs 2026 13:45

Suların hükmünü sürdüğü ah o şelaleler…

Yapraklar ki! Onlar rüzgarın peşindeler…

Dağlara bırakılan onca nişâneler, aşiyân kalacak kainata bedâyiler…

 

Berrak bir geçmişe sahip değilsen, berrak suların derinliğine gömülmek; göğüs kafesindeki kuşunun özgürlük sesini duymak kadar besleyecektir ruhunu.

Yüreğinin altındaki baskıdan kurtulmak istiyorsan, sessizliğin hüküm verdiği bir ortamda bulunmak nefes aldıracaktır bedenine. Zira bir baskınlığı; ondan çok daha güçlü bir baskı ile itaat altına alabilirsiniz.

 

Kapana kısılmış düşüncelerini kendi vicdan sürgününden geçirmek ruhuna acı veriyorsa gir doğanın kanadının altına; kendine açtığın savaşın beyaz bayrağını bulacaksın yemyeşil ortam da, içinde büyüttüğün öfkenin terbiyecisine rastlayacaksın dağlarda, olumlama yapmaktan çürüyen zihninde çiçek açtıracaksın mavi semânın altında, kendinden ödünler vermediğini fark ettiğin an yeşerecek dünyan…

 

Zarafet dolu çiçeklerin arasında kendine rastlayacaksın, kaç yaşında olursan ol işte o vakit huzurun tadını iliklerine kadar hissedeceksin. Yaşamanın amacı ne olursa olsun; rahat nefes almak, manevi temizliğinin sadece küçük bir başlangıcı olacak. Bu devamlılığı da; yürürken ayağına takılan küçük bir kozalak ile devam ettirebilirsin. Düşününce küçük ancak hayal edince büyük bir şans aslında.

 

Küçük detaylara büyük anlamlar yüklemek; sevgisini ve huzurunu arayan insanlara has bir davranıştır. Elinde olmayanı aramak, arayanı hemen bulamamak ve bu taze hüznün her an yakanızda olması sizi bir kozalağa da hasret bırakabilir…

 

Bazı sesler vardır; suyun akışına kulak verirsen sonsuzluğun aydınlığını hissettirir size,

kuşların bestelerine dikkat çekersen doğal melodinin özgünlüğünü yaşatır size, rüzgarın yüzünüze çarpmasına izin verirseniz bazı esameler bırakır size…

 

Çimlere uzandığınızda akçaağacından yanınıza düşen bir yaprağın; gününüze anlam katması an meselesidir. Önceden yaşadığınız bir olayın şahidi de olmuş olabilir bu yaprak, bu yüzden rengi de şekli de anlamlıdır artık. İşin aslı burada başlar, siz hayatı çok hızlı yaşarken doğa sakinlikle her anınıza şahit olur. Bu şahitlik; onlara bağlanmanın en duygusal sebebidir…

 

Gün gelecek; toprağın üstünde attığınız her adımın hesabını toprağın altında vermek zorunda olduğunuzu, yine toprağa dokunduğunuz zaman anlayacaksınız. Yeryüzünde size sahip çıkanın olmadığını düşünmekten ziyade bir gün toprağın size sahip çıkacağını bilmek de varoluşun hazzını derinden yaşamanıza sebep olacaktır. Bu sebep; belki size yalnızlığın en masum dalgınlığından daha büyük bir dalgınlık katar ancak hiç değilse gerçeğin tüm bedeninizi sarmasına da izin verir.

 

Seçim sizin; ya bu zarafetin sizi kucaklamasına karşılık vereceksiniz ya da buna karşı geleceksiniz. Ancak bu karşılık; zararlı sadece siz çıkana kadar devam edecektir. Ebedi devam edecek bir hükme karşı çıkmak da insanoğlunun en büyük hatalarından biridir. Biz en iyisi bildiğimiz yoldan devam edelim.

 

Bir gün; rüzgarın sizi okşaması, çiçeklerin gözlerinizde güzel manzaralar bırakması ve doğayla iç içe olmanız dileğiyle…

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!