Sivas Haberleri

Maskesiz Sığınak

Her gün ekranlarımızı yukarıya doğru kaydırırken yüzlerce hayata, binlerce ideale ve durmaksızın değişen trendlere maruz kalıyoruz.

Gündem Sivas Muhabir
Gündem Sivas Muhabir
Editör
24 Haziran 2026 07:00

Her gün ekranlarımızı yukarıya doğru kaydırırken yüzlerce hayata, binlerce ideale ve durmaksızın değişen trendlere maruz kalıyoruz.

Her şeyin anlık tüketildiği, başarımların "beğeni" sayılarıyla ölçüldüğü ve kusursuzluğun bir zorunluluk gibi dayatıldığı bir "hız çağındayız". Modern dünya, özellikle genç kuşaklara sürekli bir vitrinde olma zorunluluğu yüklüyor.

Okulda en başarılı, sosyal medyada en mutlu, arkadaş ortamında en havalı, iş hayatında ise en güçlü görünmek zorundalar. Bu acımasız beklenti, farkında olmadan gençlerin omuzlarına çok ağır, çok yorucu maskeler bırakıyor. İşte tam bu akışkan ve kaygan zeminde, insanın ruhsal olarak savrulmaması, kaybolmaması için ayaklarını basabileceği sabit bir toprağa, derin köklere ihtiyacı var. O toprağın adı: Aile.

Bugün genç kuşaklara baktığımızda, onların özgürleşme, dünyayı keşfetme ve kendi ayakları üzerinde durma arzularını büyük bir hayranlıkla izliyorum. Bir aile danışmanı olarak her zaman söylerim: Bir gencin kanatlanıp uçmak istemesi doğanın en sağlıklı kanunudur. Ancak unutulan çok temel bir fizik kuralı var; bir ağaç gökyüzüne doğru ne kadar yüksek dallar uzatmak istiyorsa, toprak altında o kadar derin köklere sahip olmak zorundadır.

Kökleri zayıf olan, geçmişiyle ve ailesiyle bağı pamuk ipliğine bağlı olan bir çınar, dışarıdan ne kadar görkemli görünürse görünsün, ilk sert fırtınada devrilmeye mahkumdur. Köklerimiz, bizi geriye çeken birer pranga değil; tam tersine hayata karşı daha güçlü fırlatılmamızı sağlayan birer güven sapanıdır.

Peki, günümüzde "aile olmak" ne anlama geliyor? Gençlerin aile kavramından uzaklaşmasının arkasında, bizim onlara sunduğumuz o "kusursuz, hiç tartışılmayan, kurallarla örülü" yapay aile tabuları yatıyor olabilir mi?

Gelin gerçeği konuşalım: Aile, hiçbir krizin yaşanmadığı toz pembe bir sığınak değildir. Aile dediğimiz yapı; yeri geldiğinde tartışılan, fikir ayrılıklarının yaşandığı, her bireyin farklı bir renge sahip olduğu canlı bir organizmadır. Onu kıymetli kılan şey kusursuzluğu değil, koşulsuzluğudur.

Dış dünya başarıya, paraya, statüye ve takılan maskelere bakar. Sizi bir hata yaptığınızda hemen eler, sosyal medyada bir gecede "iptal" eder. Oysa aile; dışarıda ne kadar hırpalanırsanız hırpalanın, ne kadar büyük bir hata yaparsanız yapın, kapısından içeri girdiğinizde tüm o ağır maskeleri eşikte bırakabileceğiniz dünyadaki tek yerdir. Sadece "siz olduğunuz için", eksiklerinizle, kırılganlıklarınızla ve yaranızla kabul göreceğiniz o yegane alandır. Bu yüzden aile, kurallar bütünü değil; ruhun dinlendiği maskesiz bir sığınaktır.

Sevgili gençler; modern dünyayı yakalayın, teknolojinin sınırlarını zorlayın, kendi hikayenizi yazın ve dünyayı değiştirin. Ancak bunu yaparken sizi siz yapan o ilk toprağı, yani geçmişinizi, büyüklerinizin hikayelerini ve ailenizi heybenizden düşürmeyin. Çünkü insan, köklerinden beslenerek büyür. Unutmayın; dışarıdaki o parıltılı ama geçici beğeniler ruhunuzun açlığını doyurmaya yetmediğinde, sığınacağınız o eski liman yine ailenizin açtığı o samimi kucak olacaktır. Köklerine tutunarak göğe yükselen tüm genç fidanlara selam olsun.

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!