Sağlık

Çocuklarda Omuz ve Sırt Asimetrisine Dikkat: Skolyozun İlk İşaretleri Sessizce İlerleyebilir

Çocuklarda omuz ve sırt asimetrisi skolyoz belirtisi olabilir. Uzmanlar, erken teşhis ve düzenli kontrollerin önemine dikkat çekiyor.

Gündem Sivas Muhabir
Gündem Sivas Muhabir
Editör
03 Haziran 2026 15:03

Büyüme çağındaki çocuklarda sık görülen skolyoz, çoğu zaman ağrı oluşturmadan ilerleyebiliyor. Uzmanlar, özellikle 10-16 yaş aralığında omuz ve sırt bölgesindeki asimetrilerin dikkate alınması gerektiğini belirterek, erken teşhisin ileride oluşabilecek ciddi omurga sorunlarının önlenmesinde kritik rol oynadığını vurguluyor.

Çocuklarda Skolyoz Belirtileri Erken Dönemde Fark Edilmeli

Uzmanlar, çocukluk ve ergenlik döneminde ortaya çıkan skolyoz vakalarında erken teşhisin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını belirtiyor. Omurganın yana doğru eğrilmesi ve kendi ekseni etrafında dönmesi sonucu oluşan skolyoz, üç boyutlu bir omurga deformitesi olarak tanımlanıyor. Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda görülen bu rahatsızlık, başlangıç aşamalarında çoğunlukla ağrıya neden olmadığı için fark edilmesi zor olabiliyor.

Medicana Sivas Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Serdar Yurtcu, ailelerin çocuklarının duruşunda meydana gelen küçük değişiklikleri göz ardı etmemesi gerektiğini ifade etti. Yurtcu’ya göre omuz yüksekliklerinde eşitsizlik, kürek kemiklerinden birinin daha belirgin görünmesi, bel kıvrımlarında farklılık oluşması, kalçanın bir tarafa kaymış gibi durması ya da kıyafetlerin vücutta simetrik durmaması skolyozun erken dönem belirtileri arasında yer alıyor.

Skolyoz ve omurga sağlığıyla ilgili güncel gelişmeler için Gündem Sivas'ta yer alan sağlık haberleri ve çocuk sağlığı içerikleri yakından takip edilebiliyor.

Skolyoz İçin En Riskli Dönem 10-16 Yaş Aralığı

Uzmanların dikkat çektiği en önemli noktalardan biri ise skolyozun özellikle hızlı büyümenin yaşandığı ergenlik döneminde daha sık görülmesi. Uzm. Dr. Serdar Yurtcu, 10 ile 16 yaş arasındaki dönemin skolyoz açısından kritik bir süreç olduğunu belirterek, özellikle kız çocuklarında hastalığın daha sık görüldüğünü ve eğriliğin ilerleme riskinin daha yüksek olabildiğini söyledi.

Aile geçmişinde skolyoz bulunmasının, hızlı boy uzamasının ve kemik gelişiminin henüz tamamlanmamış olmasının önemli risk faktörleri arasında yer aldığı ifade edildi. Bu nedenle ilkokul sonu ve ortaokul çağındaki çocukların düzenli aralıklarla postür değerlendirmesinden geçirilmesi öneriliyor.

Çocukların sağlık taramaları ve koruyucu sağlık uygulamaları hakkında detaylı bilgilere https://www.saglik.gov.tr adresinden ulaşılabiliyor.

Evde Uygulanabilen Basit Skolyoz Taraması

Uzmanlar, ailelerin skolyoz farkındalığında büyük rol üstlendiğini belirtiyor. Bu kapsamda ev ortamında uygulanabilecek basit gözlem yöntemleri de bulunuyor.

Uzm. Dr. Serdar Yurtcu’nun aktardığı bilgilere göre, “Adam Öne Eğilme Testi” olarak bilinen yöntem sayesinde ebeveynler çocuklarının sırt yapısını gözlemleyebiliyor. Bu test sırasında çocuk ayakta dururken öne doğru eğiliyor ve ebeveyn sırt bölgesini arkadan inceliyor.

Eğer sırtın bir tarafında belirgin kabarıklık, kaburga çıkıntısı veya dikkat çeken bir asimetri fark edilirse mutlaka uzman değerlendirmesine başvurulması gerekiyor. Ancak uzmanlar, bu yöntemin yalnızca farkındalık amacı taşıdığını ve kesin tanı için fizik muayene ile birlikte gerekli durumlarda radyolojik görüntüleme yapılmasının şart olduğunu vurguluyor.

Skolyoz Tedavisinde Kişiye Özel Yaklaşım Öne Çıkıyor

Toplumda skolyoz tedavisinin yalnızca korse kullanımı veya cerrahi müdahaleden ibaret olduğu yönünde yaygın bir yanlış algı bulunduğuna dikkat çeken uzmanlar, günümüzde çok sayıda bilimsel tedavi yönteminin uygulandığını belirtiyor.

Tedavi sürecinde hastanın yaşı, omurga eğriliğinin derecesi ve ilerleme riski dikkate alınarak kişiye özel planlama yapılıyor. Cerrahi yöntemler ve korse uygulamalarının yanı sıra skolyoza özgü fizyoterapi egzersizleri de son yıllarda önemli bir tedavi seçeneği olarak öne çıkıyor.

Bu egzersizlerin klasik duruş çalışmalarından farklı olduğu ve omurgadaki üç boyutlu deformiteyi hedef aldığı ifade ediliyor. Böylece hastaların omurga kontrolü, kas dengesi ve yaşam kalitesinin artırılması amaçlanıyor.

Schroth Metodu Skolyoz Tedavisinde Önemli Bir Yer Tutuyor

Skolyoza özel egzersiz yaklaşımlarından biri olan Schroth Metodu, dünya genelinde yaygın olarak kullanılan bilimsel yöntemlerden biri olarak gösteriliyor.

Uzm. Dr. Serdar Yurtcu, Schroth yönteminin temelinde üç boyutlu postür düzeltme çalışmaları, özel solunum teknikleri, omurga farkındalığının artırılması ve kas dengesinin yeniden sağlanmasının yer aldığını belirtti.

Uzmanlara göre uygun hasta grubunda uygulanan Schroth egzersizleri; eğriliğin ilerleme riskinin azaltılmasına, duruşun düzeltilmesine, solunum kapasitesinin desteklenmesine ve günlük yaşam kalitesinin yükseltilmesine katkı sağlayabiliyor. Özellikle hafif ve orta dereceli skolyoz vakalarında olumlu sonuçlar alınabildiği ifade ediliyor.

Uzmanlardan Ailelere Erken Teşhis Uyarısı

Uzmanlar, büyüme çağındaki çocukların omuz, sırt ve bel bölgelerinde görülen küçük değişikliklerin bile dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Çünkü erken dönemde fark edilen skolyoz vakaları, ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek ciddi omurga problemlerinin önlenmesi açısından önemli avantaj sağlıyor.

Uzm. Dr. Serdar Yurtcu, ailelerin çocuklarında şüpheli bir duruş bozukluğu veya asimetri fark etmeleri halinde zaman kaybetmeden uzman görüşü almaları gerektiğini belirterek, erken müdahalenin tedavi başarısını artırdığını ifade etti.

Uzmanlara göre düzenli sağlık kontrolleri, postür değerlendirmeleri ve bilinçli ebeveyn gözlemleri sayesinde skolyozun erken dönemde tespit edilmesi mümkün olabiliyor.

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!